Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda Türkiye'nin siyasi ve güvenlik geleceğini şekillendirecek çok önemli açıklamalarda bulundu. Gündemin en sıcak maddesi olan "Terörsüz Türkiye" sürecine dair milat niteliğinde bir haber veren Erdoğan, örgütün tasfiye edilmesini hızlandıracak bir yasal çerçeve üzerinde çalıştıklarını ve bu düzenlemeyi çok yakında Meclis'e sunacaklarını duyurdu. Muhalefetin birlik ve beraberlik çıkışlarına da değinen Cumhurbaşkanı, "Tekrar bir Yenikapı ruhu aranıyorsa, bunun vücut bulması gereken yemin, Terörsüz Türkiye sürecidir" diyerek yeni dönemin şartını net bir şekilde ilan etti.
"ÖRGÜTÜN TASFİYE SÜRECİNİ HIZLANDIRACAK YASAL ADIMLARI HAZIRLIYORUZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda yürütülen süreçte büyük engellerin aşıldığını ve kararlılıkla yola devam ettiklerini aktardı. 23 Ekim'de gerçekleşen TUSAŞ saldırısı başta olmak üzere süreci sabote etmek isteyen pek çok engelle karşılaştıklarını ancak sağduyuyu koruduklarını belirten Erdoğan, tarihi bir müjde paylaştı:
"Süreç ciddi bir direnç testinden başarıyla geçti. Terör defteri tamamen kapanınca 86 milyonun tamamı derin bir nefes alacak. Örgütün tasfiye sürecini (PKK'nın feshini) hızlandıracak bir yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Yakın zamanda bu düzenlemeyi Meclisimizin takdirine sunacağız. Milletimizin değerlerinden taviz vermeden bu meseleyi çözecek kapasiteye sahibiz. Tarihe gururla anacağımız bir kayıt düşeceğiz."
"BİZ BU YOLA KARDEŞLİĞİMİZE SAPLANAN HANÇERİ SÖKÜP ATMAK İÇİN ÇIKTIK"
Sürecin samimiyetine vurgu yapan Erdoğan, sivil siyasetin demokratik kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirterek ittifak olarak bu yola baş koyduklarını dile getirdi. Cumhurbaşkanı, gelecek nesillerin aynı bedelleri ödememesi adına bu adımları attıklarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Biz bu yola kardeşliğimize saplanan hançeri söküp atmak için çıktık. Biz bu yola silahların tahakkümüne tamamen son vererek, sivil siyasetin demokratik kapasitesini daha da güçlendirmek için çıktık. Bizim yaşadığımız acıları evlatlarımız yaşamasın, bizim ödediğimiz ağır bedelleri gelecek nesiller ödemesin diye biz bu yola revan olduk."
"MUHALEFET ÇAMUR GÜREŞİNDEYKEN, BİZ UYUM İÇİNDEYİZ"
Grup konuşmasında iç politikadaki üslup tartışmalarına ve muhalefet partilerindeki iç kargaşaya sert sözlerle yüklenen Erdoğan, Cumhur İttifakı'nın uyum ve istikrarına dikkat çekti. Muhalefetin suni gerilimlerle Türk siyasetini paralize etmeye çalıştığını savunan Erdoğan şöyle konuştu:
"Muhalefet cephesinde kaos ve kargaşa hakimken, biz uyum içinde Cumhur İttifakı olarak dayanışma içinde 86 milyonun birlik ve dirliği için çalışıyoruz. Sanal ve saçma gerilimlerle vaktimizi ziyan etmiyoruz. Tahriklere rağmen muhalefetin içinde debelendiği çamur güreşine bizi de çekmesine müsaade etmiyoruz."
"PARTİMİZİ YENİ KATILIMLARLA BÜYÜTMEYE DEVAM EDECEĞİZ"
Kavgaların, belaltı vuruşların ve itibar suikastlarının havada uçuştuğu bir dönemde AK Parti ailesinin nezaket, tevazu ve vefa ile duruşunu koruduğunu belirten Erdoğan, Meclis kürsüsünden partiye yeni transferlerin süreceği mesajını verdi:
"Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."
"TUSAŞ SALDIRISI DAHİL TÜM SABOTAJLARA RAĞMEN DİRENÇ TESTİNİ GEÇTİK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP ile birlikte Cumhur İttifakı ortaklığıyla başlattıkları ve ardından bir devlet politikasına dönüştürdükleri "Terörsüz Türkiye" sürecinde çok önemli aşamalar kaydettiklerini belirtti. 23 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen TUSAŞ saldırısı başta olmak üzere, süreç boyunca önlerine çıkarılan tüm sabotajlara karşı sabır ve sağduyuyla hareket ettiklerini vurgulayan Erdoğan, bu kritik sürecin çok ciddi direnç testlerinden başarıyla geçtiğinin altını çizdi.
"MECLİS BU MESELENİN GÜNDEMDEN ÇIKMASI İÇİN YÜK ALMALIDIR"
Yasal düzenlemenin istişarelerin ardından vakit kaybetmeden TBMM’ye sunulacağını tekrarlayan Erdoğan, siyasete de net bir çağrıda bulundu. Devletin niteliklerinden ve milletin değerlerinden asla taviz verilmeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı, şu ifadelerle siyasi partileri sorumluluk almaya davet etti:
"Siyaset kurumu, tıpkı Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarında olduğu gibi farklılıklarını bir yana koymalı, sürece destek olmalı, bu meselenin milletin gündemden çıkması için yük almalıdır."
SURİYE'NİN KUZEYİNDEKİ DÜĞÜM ÇÖZÜLDÜ: "13,5 YILLIK İÇ SAVAŞIN ARDINDAN..."
Sürecin önündeki en büyük engellerden biri olan Suriye'nin kuzeyindeki sorun, Suriye Cumhurbaşkanı Şara'nın kuşatıcı yaklaşımıyla büyük ölçüde çözüme kavuştu. Entegrasyon sürecinin tüm güçlüklere rağmen başarıyla hayata geçirildiğini ve Türkiye olarak süreci yakından takip ettiklerini söyleyen Erdoğan, sığınmacıların geri dönüşüne ilişkin şu kritik değerlendirmeyi yaptı:
"13,5 yıllık iç savaşın ardından Suriyeli kardeşlerimizin ülkelerine yeniden sahip çıkmalarını memnuniyetle karşılıyoruz. Bunun korunarak devam ettirilmesi samimi temennimizdir."