Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kafkas İslam Ordusu ve Bakü’nün kurtuluşunun 108’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma programına katıldı. Program, Türkiye-Azerbaycan Dostluk ve İşbirliği Vakfı (TADİV) tarafından gerçekleştirildi.
Anma töreni öncesinde Kafkas İslam Ordusu Anıtı’nın açılışını gerçekleştiren Bakan Güler, törende yaptığı konuşmada anıtın tarihî önemine dikkat çekti.
“BU ANITIN AÇILMASINI SON DERECE DEĞERLİ BULUYORUM”
Güler, Bakü’nün kurtuluşunun 108’inci yıl dönümünde Kafkas İslam Ordusu Anıtı’nı açmaktan gurur duyduğunu belirtti. Anıtın, Bakü’nün kurtuluş yıl dönümünde düzenlenen programla açılmasını değerli bulduğunu ifade etti.
Anıtın fikir aşamasından tamamlanmasına kadar katkı sunan herkese teşekkür eden Güler, eserin 108 yıl önce ortaya konulan kardeşlik, fedakârlık ve dayanışmayı hatırlattığını söyledi.
1918 yılında Azerbaycan’ın istiklali ve Bakü’nün kurtuluşu için Anadolu’dan gelen askerlerin, Azerbaycan’ın birlik ve bütünlüğü için mücadele ettiğini belirten Güler, bu uğurda hayatını kaybeden kahramanların Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğe miras bıraktığını ifade etti. Güler, anıtın ortak tarihin gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacağına ve Türkiye-Azerbaycan birlikteliğinin kalıcı nişanelerinden biri olacağına inandığını söyledi.
Konuşmasının sonunda Nuri Paşa ve Kafkas İslam Ordusu’nun kahraman mensupları ile Türkiye ve Azerbaycan’ın istiklali uğruna mücadele eden şehit ve gazileri rahmet, minnet ve şükranla andı.
KAFKAS İSLAM ORDUSU’NUN MÜCADELESİ, TARİHÎ BİR DÖNÜM NOKTASI OLDU
Anıt açılışının ardından düzenlenen törende de konuşan Bakan Güler, programın “Bir Millet İki Devlet: 1918’de Kanla Mühürlenen Kardeşlik” temasıyla gerçekleştirildiğini belirtti.
Güler, Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’yü işgalden kurtarmasının 108’inci yıl dönümünde düzenlenen programda katılımcılarla bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi. Türkiye-Azerbaycan Dostluk, İşbirliği ve Dayanışma Vakfına, vakıf başkanına, akademisyenlere ve programa katkı sağlayanlara teşekkür eden Güler, etkinliğin tarihî mirasın akademik bir perspektifle yeniden değerlendirilmesine imkân sağladığını ifade etti.
Bakan Güler, vakfın Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sosyokültürel bağları güçlendirmeye ve Türk dünyasında barış ile toplumsal dayanışmaya katkı sunmaya yönelik çalışmalarını takip ettiklerini belirtti.