Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Kaşif Kozinoğlu dosyasında 15 yıl sonra yeni perde: 10 gözaltı, ilaç ve gizemli e-posta

Kaşif Kozinoğlu’nun 2011’de Silivri Cezaevi’ndeki ölümüne ilişkin dosya 15 yıl sonra yeniden açıldı. 10 kişi gözaltına alınırken ilaç, e-posta ve müdahale süreci yeniden inceleniyor.

GÜNDEM 08.09.2026 08:49 Güncelleme: 08.09.2026 08:56 Nahibe Demirel 109 okuma Okuma Süresi: 5 dk
Kaşif Kozinoğlu dosyasında 15 yıl sonra yeni perde: 10 gözaltı, ilaç ve gizemli e-posta
Paylaş:
N

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybetmesine ilişkin dosya 15 yıl sonra yeniden açıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 kişi hakkında işlem başlatıldığını, 10 şüphelinin gözaltına alındığını, bir şüphelinin ise yurt dışında firari olduğunun tespit edildiğini açıkladı.

İlk soruşturmada kamera kayıtları, tıbbi belgeler, cezaevi ve sağlık personelinin ifadeleri ile Kozinoğlu’nun yakınlarının anlatımları incelenmiş, 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişti. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının dosyayı yeniden incelemesinin ardından Silivri Sulh Ceza Hâkimliği 26 Ağustos 2026’da takipsizlik kararını kaldırdı. Yeni soruşturmada gizlilik kararı alındığı ve özel ekip oluşturulduğu da bildirildi.

DOSYAYI YENİDEN GÜNDEME GETİREN İKİ KRİTİK ŞÜPHE

Yeni soruşturmada dikkat çeken başlıklardan biri, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünden önce cezaevi yönetiminden Coraspin ile bir vitamin hapı talep etmiş olması. Güncel haberlerde, ilk otopsi incelemesinde söz konusu vitamin yönünden ayrıntılı toksikolojik değerlendirme yapılmadığı ve yeni soruşturmada bu hususun yeniden ele alındığı aktarılıyor.

Dosyadaki ikinci önemli başlık ise Kozinoğlu’nun ölümünden sonra avukatına gönderildiği belirtilen e-posta. Mesajı gönderen kişi, Kozinoğlu ile aynı dönemde cezaevinde bulunduğunu ileri sürerek ölümün kalp krizinden kaynaklanmadığını iddia etti. O dönem bu kişiyle avukat arasında doğrudan görüşme sağlanamadığı ve e-postadaki iddiaların kapsamlı biçimde araştırılamadığı belirtiliyor. Bu beyan henüz doğrulanmış bir olgu değil ve yeni soruşturmada incelenmesi beklenen iddialardan biri.

Kozinoğlu’nun sağlık geçmişi de yeniden dosyanın önemli parçalarından biri haline geldi. Aile üyelerinin daha önceki ifadelerinde Kozinoğlu’nun ciddi bir kalp rahatsızlığı yaşadığı ve kendisine “kırık kalp sendromu” teşhisi konulduğunu anlattığı aktarılıyor. Yeni soruşturmanın, mevcut sağlık geçmişi ile ölüm günü yaşananların birlikte değerlendirilmesine odaklanması bekleniyor.

ACİL BUTON SONRASI RADYO SESİ İDDİASI MERCEK ALTINDA

Yeni soruşturmada en dikkat çekici iddialardan biri, Kozinoğlu’nun fenalaşmasının ardından basılan acil durum butonuna verilen tepkiyle ilgili.

Soruşturma dosyasına dayandırılan haberlere göre, Kozinoğlu’nun kaldığı koğuşta görevli infaz koruma memuru Ferhat Veysi Gül’ün acil çağrı uyarısını fark etmesine rağmen doğrudan müdahale etmek yerine bulunduğu yerdeki radyonun sesini yükselttiği öne sürülüyor. Bu davranışın diğer görevlilerin olayı geç fark etmesine yol açıp açmadığı ve tıbbi müdahalede kritik süre kaybına neden olup olmadığı soruşturuluyor.

Ferhat Veysi Gül’ün Mayıs 2011’de göreve başladığı ve Kozinoğlu’nun bulunduğu bölümde özel olarak görevlendirildiği de güncel haberlere yansıdı. Gül’ün daha sonra yurt dışına çıktığı, FETÖ firarisi olarak arandığı ve Fransa’da bulunduğuna ilişkin tespitler olduğu belirtiliyor.

Bu iddialar henüz bir mahkeme kararıyla kesinleşmiş değil. Yeni soruşturmanın temel amaçlarından biri, acil çağrıya ne zaman ve nasıl müdahale edildiğini, görevlilerin davranışlarının sağlık müdahalesini geciktirip geciktirmediğini ve bu gecikmenin ölüm üzerinde etkili olup olmadığını belirlemek.

İlk soruşturma dönemindeki resmi açıklamalarla yeni incelemelerde ortaya çıkan bazı zaman bilgileri arasında da farklılıklar bulunuyor. Örneğin 2011’de Adalet Bakanlığından yapılan açıklamada Kozinoğlu’nun saat 18.18’de sedyeyle odasından çıkarıldığı ve 18.24’te mahkûm kabul birimindeki revire getirildiği belirtilmişti. Güncel incelemelerde ise acil çağrı butonunun saat 18.08’de yandığı ve Kozinoğlu’nun yaklaşık 18.25’te mahkûm kabul kapısına ulaştırıldığı aktarılıyor. Bu zaman çizelgesinin yeni soruşturmada ayrıntılı olarak karşılaştırılması bekleniyor.

ÖLÜM GÜNÜNDE YAŞANANLAR DAKİKA DAKİKA İNCELENİYOR

Dosyadaki kamera kayıtlarına dayandırılan güncel bilgilere göre Kozinoğlu, ölüm günü saat 03.56’ya kadar uyumadı ve bu saatte odasına geçti. Sabah 07.58’de sayım için odasından çıktı, 07.59’da yeniden odasına döndü ve 15.59’a kadar dışarı çıkmadı.

Saat 15.59’da odasından çıkan Kozinoğlu, 16.07’de havalandırmada yürüyüş ve ağır egzersize başladı. Bu faaliyet 17.02’ye kadar devam etti. Daha sonra odasına çekilen Kozinoğlu’nun 17.56 civarında fenalaştığı değerlendiriliyor.

Koğuş arkadaşlarının saat 18.05 ve 18.07’de Kozinoğlu’nun bulunduğu odaya gittikleri, saat 18.08’de ise B Blok ana koridorundaki acil çağrı butonunun ışığının yandığı belirlendi.

Görevlilerin daha sonra sedyeyle koğuşa ulaştıkları, Kozinoğlu’nun iki katlı koğuşun üst bölümünden indirilerek toplam 163 metrelik koridordan ve biri kapanmadan diğeri açılmayan 7 güvenlik kapısından geçirildiği, saat 18.25 civarında mahkûm kabul kapısına ulaştırıldığı aktarılıyor.

Ambulansın saat 18.37’de cezaevine ulaştığı, burada ilk müdahalenin yapıldığı ve daha sonra Silivri Devlet Hastanesine sevkin gerçekleştirildiği belirtiliyor. Yolculuk sırasında Kozinoğlu’nun durumunun kötüleşmesi üzerine kalp masajı yapılabilmesi için TEM Otoyolu üzerinde yaklaşık 10 dakika durulduğu, entübasyon ve adrenalin uygulandığı da güncel soruşturma haberlerine yansıdı.

Silivri Devlet Hastanesinin 2011 tarihli epikriz raporunda Kozinoğlu’nun saat 19.10’da hastaneye getirildiği ve tüm müdahalelere rağmen saat 19.30’da yaşamını yitirdiği belirtilmişti.

Burada önemli bir tarih ayrıntısı da bulunuyor: bazı güncel haber metinlerinde 11 Kasım ifadesi kullanılsa da Adalet Bakanlığının güncel açıklaması ve 2011 tarihli resmi kayıtlar Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de rahatsızlandığını ve aynı gün hayatını kaybettiğini belirtiyor.

10 GÖZALTI VAR, SORUŞTURMA İHMAL VE ÖLÜM NEDENİNE ODAKLANIYOR

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına göre yeniden açılan soruşturmada olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Bunlardan 10’u gözaltına alınırken bir kişinin yurt dışında firari olduğu belirlendi.

Yeni soruşturmanın yalnızca ölüm nedenine değil, Kozinoğlu’nun fenalaşmasından hastaneye ulaştırılmasına kadar geçen sürede herhangi bir kasıt, ihmal veya gecikme bulunup bulunmadığına da odaklandığı görülüyor.

İlk soruşturma sonunda Adli Tıp incelemelerinde ölümün kalp damar hastalığı sonucu meydana geldiği değerlendirilmiş ve görevliler açısından kasıt veya ihmal tespit edilmediği gerekçesiyle takipsizlik kararı verilmişti. Ancak dosyanın yeniden incelenmesi üzerine bu karar kaldırıldı.

Şimdi yeniden değerlendirilecek temel başlıklar arasında Coraspin ve vitamin kullanımı, otopsi incelemelerinin yeterliliği, avukata gönderildiği belirtilen e-posta, kamera kayıtları, acil butona müdahale süresi, radyo sesi iddiası, ambulans çağrısı ve sevk zinciri bulunuyor.

Adalet Bakanı Gürlek, kamuoyunda soru işareti oluşturan şüpheli ölüm dosyalarının geçen zamana bakılmaksızın yeniden ele alınacağını belirterek hiçbir şüphenin araştırılmadan bırakılmayacağını söyledi. Soruşturmanın sonucunda, yaklaşık 15 yıldır tartışılan Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin hangi yeni bulgulara ulaşılacağı ve daha önce verilen takipsizlik kararının neden değiştiğinin ne ölçüde açıklığa kavuşacağı ortaya çıkacak.

 

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Antalya ve Adana’da orman yangını alarmı! Evler tahliye edildi
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Antalya ve Adana’da orman yangını alarmı! Evler tahliye edildi
WhatsApp
İhbar Hattı