Dünya üzerinde hiçbir ülkenin resmi olarak tanımadığı Liberland’a Türkiye’den yoğun başvuru yapıldığı açıklandı.
Sırbistan ile Hırvatistan arasında bulunan sahipsiz topraklarda kurulan Liberland’ın kurucusu ve cumhurbaşkanı Vit Jedlicka, Türkiye’den yaklaşık 80 bin kişinin vatandaşlık başvurusunda bulunduğunu söyledi.
İSTANBUL’DA TEMASLARDA BULUNDU
Türkiye’ye ziyarette bulunan Jedlicka, İstanbul’da çeşitli görüşmeler gerçekleştirdi. Bu kapsamda siyasetçi Gürsel Tekin ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında Türkiye’den gelen başvuruların yoğunluğuna dikkat çekildi.
“HEYECANLI TÜRK TOPLULUĞU VAR”
Jedlicka, başvuru yapanların büyük bir beklenti içinde olduğunu belirterek, "Bu başvuruyu yapan vatandaşların tamamı büyük bir heyecanla bizden gelecek haberleri bekliyor" dedi.
Açıklamasında Türkiye’den gelen ilgiyi değerlendiren Jedlicka, "Özellikle blockchain teknolojisine ilgi duyduğumuzu bildikleri için bizimle irtibat kurmak istiyorlar. Liberland vatandaşı olmak için sürecin bir an önce başlamasını isteyen, oldukça heyecanlı bir Türk topluluğuyla karşı karşıyayız." ifadelerini kullandı.
KAPASİTE 100 BİN KİŞİLİK
Başvuruların ne kadarının kabul edilebileceğine ilişkin soruya yanıt veren Jedlicka, mevcut koşullara dikkat çekti. Yaklaşık 100 bin kişilik kapasiteye sahip olduklarını belirten Jedlicka, komşu ülkelerle ilişkiler nedeniyle bazı kısıtlamalar bulunduğunu ifade etti.
Jedlicka, şu aşamada önceliğin “e-residency” olarak adlandırılan elektronik oturum kimliklerinin dağıtılması olduğunu söyledi. Topraklarda fiili yaşam için hazırlıkların ise sürdüğü belirtildi.
LİBERLAND NEREDE?
Liberland, 2015 yılında Çek siyasetçi Vit Jedlicka tarafından ilan edilen ve uluslararası alanda tanınmayan bir mikro devlet olarak biliniyor. Ülke, Hırvatistan ile Sırbistan arasında, Tuna Nehri kıyısında yer alan yaklaşık 7 kilometrekarelik bir alanda bulunuyor. Bu bölge, iki ülke arasındaki sınır anlaşmazlığı nedeniyle sahipsiz olduğu öne sürülen bir alan.
Ülkede resmi olarak kalıcı yerleşim bulunmuyor. Zaman zaman sembolik kamplar kurulsa da bu girişimlere Hırvat polisi tarafından müdahale edilebildiği belirtiliyor.