TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Bölge hedefinin egemen devletlerin adalet, karşılıklı saygı ve iş birliği temelinde güçlenmesini esas aldığını belirtti.
Kurtulmuş, “Terörsüz bölge hedefimiz bir asır önce emperyalistlerin paramparça ettiği bölgemizde dağılan parçaları yeniden bir araya getirme, birleştirme, bütünleştirme çabasıdır.” dedi.
MECLİSİN SÜREÇTEKİ GÖREVLERİ
Bölgede atılacak ilk adımın devlet dışı silahlı yapıların meşru siyasal aktör muamelesi görmesine son verilmesi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Irak, İran, Suriye ve Lübnan'ın egemenliği, toprak bütünlüğü ve yurttaşlarının eşitliğinin ortak ilke sayılması gerektiğini söyledi.
Terörsüz Türkiye sürecinde Meclise düşen sorumluluklara da değinen Kurtulmuş, kanunun uygulanmasının İzleme Komisyonu aracılığıyla takip edilmesi, güvenlik kurumlarının tespitleri ile yürütmenin dosya bazındaki kararlarının hukuk ölçüsü içinde izlenmesi ve ihtiyaç halinde yeni yasal düzenlemelerin mutabakatla ele alınması gerektiğini kaydetti.
“ELDEKİ SİLAHLARIN BIRAKILMASI KÂFİ GELMEZ”
Kurtulmuş, “Kanun kapıyı açmıştır. Kalıcı neticeyi adil uygulama, yargısal güvence ve siyasi nezaket sağlayacaktır.” dedi.
Meclisin görevinin Türk'ün gururu ile Kürt'ün onurunu aynı hukukta koruyan müşterek hayatı kurumsal hâle getirmek olduğunu belirten Kurtulmuş, “Eldeki silahların bırakılması kâfi gelmez, zihinlerdeki silahlar da terk edilmelidir.” ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, bundan sonraki süreçte kullanılan dilin düzeltilmesi ve ayrımcılığa ya da ayrılıkçılığa zemin hazırlanmaması gerektiğini söyledi.
SURİYE VE IRAK İÇİN “USUL” VURGUSU
Suriye ve Irak için Türkiye'deki çalışmaların birebir kopyalanamayacağını belirten Kurtulmuş, iki ülkenin tarihi ve toplumsal şartlarının farklı olduğunu ifade etti.
Kurtulmuş, “Aktarılabilecek olan usuldür.” dedi. Terör örgütlerinin yaklaşık yarım asır boyunca can kayıplarına ve kaynak kaybına neden olduğunu belirten Kurtulmuş, bu yapıların hukuk ve demokratik siyaset içinde tasfiye edileceğini söyledi.
Kurtulmuş, “Asıl miras, devlet aklı ile millet vicdanının aynı istikamette buluşmasıdır.” ifadelerini kullandı.