Greenpeace Türkiye’nin İstanbul’da 5 zincir marketten aldığı 20 domates örneğine yönelik analizinde 3 üründe mevzuata aykırı pestisit kullanımı tespit edildi. Örneklerden birinde 2010’da yasaklanan Chlorfenapyr maddesine rastlandı.
20 DOMATESTEN 3’ÜNDE MEVZUATA AYKIRILIK
Greenpeace Türkiye, “İçinde Ne Var?” kampanyası kapsamında İstanbul’un Sultanbeyli, Sancaktepe, Ataşehir ve Kadıköy ilçelerindeki 5 zincir marketten 20 domates örneği aldı. Uluslararası akredite bir laboratuvarda yapılan analizlerde, örneklerin 3’ünde yani yüzde 15’inde mevzuata aykırı pestisit kullanımı belirlendi.
BİR ÖRNEKTE YASAKLI MADDE ÇIKTI
Mevzuata aykırılık tespit edilen 3 üründen 2’sinde domateste kullanımı ruhsatsız etken maddelere rastlandı. Bir başka üründe ise 31 Aralık 2010 itibarıyla tamamen yasaklanan Chlorfenapyr etken maddesi tespit edildi. Söz konusu ürünlerin reyonda yer alan Hal Kayıt Sistemi bilgilerinde “iyi tarım” logolu olduğu belirtildi.
7 ÜRÜNDE 3’TEN FAZLA PESTİSİT BULUNDU
Analiz sonuçlarına göre 20 domates örneğinin 7’sinde, yani yüzde 35’inde 3’ten fazla pestisit tespit edildi. PFAS içeren pestisitlerin de incelendiği çalışmada, örneklerin 14’ünde yani yüzde 70’inde en az bir PFAS’lı madde bulundu. Örneklerden yalnızca birinde herhangi bir pestisit izine rastlanmadı.
GREENPEACE’TEN MARKETLERE 4 TALEP
Greenpeace Türkiye, organize perakende zincirlerinden taze meyve ve sebze tedarik zincirinde tam şeffaflık, pestisitlerin “kokteyl etkisine” sıfır tolerans, daha sıkı kalıntı limitleri ve çiftçi refahının korunmasını talep etti. Kuruluş ayrıca yaş meyve ve sebze tedarik zincirinde bağımsız laboratuvar denetimlerinin standartlaştırılmasını ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
“PESTİSİTSİZ GIDAYA ERİŞİM BİR HAK”
Greenpeace Türkiye Direktörü Berkan Özyer, analiz sonuçlarının mevsimindeki bir sebzede dahi mevzuata aykırı ve yıllar önce yasaklanmış bir pestisitle karşılaşıldığını gösterdiğini belirtti. Özyer, market zincirlerinin tedarik süreçlerinde daha etkin denetim mekanizmaları oluşturması gerektiğini savunarak, pestisitsiz gıdaya erişimin bir hak olduğunu ifade etti.