Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nde genel başkanlık görevinden alınan ve grup başkanı seçilen Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki Genel Merkez'in "grup başkanı genel başkana bağlıdır, çağrı olmadan toplanamaz" argümanlarına meydan okudu. Bu açıklamaların hukuki karşılığı olmadığını belirten Özel, partisinin Meclis grubunun yarın saat 13.30'da ilan edildiği gibi açık grup toplantısını gerçekleştireceğini duyurdu. Öte yandan TBMM Başkanlığı, salı günkü resmi çalışma programında Özgür Özel'in "yarın yapılacak" dediği CHP Grup Toplantısı'na yer vermedi.
"GRUP TOPLANTISI YARIN YAPILACAK"
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, 16. 19. ve 20. Dönem Mersin Milletvekili Yusuf Fevzi Arıcı için TBMM'de düzenlenen cenaze töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Parti tüzüğündeki "Grup Başkanı, Genel Başkan'a bağlıdır" ibaresi öne sürülerek Genel Merkez'in "toplantı çağrısı yapılamaz" argümanını değerlendiren Özel, bu iddiaları sert bir dille eleştirdi. Meclis Başkanlığının kendi Grup Başkanlığı seçimini tescil ettiğini ve sitelerinde "Grup Başkanı" unvanını yeniden işlediğini belirten Özel, grup toplantısı takvimine dair net mesaj verdi:
"Bundan Kemal Bey'i kastetmiyorum, bu tip yaklaşımlar maalesef bu birikimlerden yoksun bir heyetin şu anda Genel Merkez'de bulunuyor olması, Meclis tecrübelerinin hiç olmaması, olanların da Meclis'e devamlılık problemlerinin olmasından dolayı hiç Meclis bilmeyenlerin yaptığı açıklamalar. 13.30'da sizlerin de ilgi gösterdiği açık Grup Toplantımız ilan edildiği gibi yarın yapılacaktır."
KRİTİK SAATTE NE OLACAĞI MERAK KONUSU
Özgür Özel, "CHP Grubu burada. Milletvekilleri ve Grup, kendiliğinden Meclis çalışması sürerken bile sözlü çağrıyla da grup toplantısı yapabilir. Açık Grup Toplantımız ilan edildiği gibi yarın yapılacak" ifadelerini kullansa da TBMM Başkanlığı, salı günkü resmi çalışma programında CHP Grup Toplantısı'na yer vermedi.
Meclis Başkanlığının resmi programda bu toplantıya yer vermemesi, yarın saat 13.30'da Meclis çatısı altında nasıl bir tablonun oluşacağı ve Genel Merkez ile Meclis Grubu arasındaki yetki krizinin resmiyete nasıl yansıyacağı sorusunu gündeme getirdi.