Mustafa Sarıgül'ün eski yakın koruması Beşir Ömer Demir'in avukatı Mirkan Günay Topcu, müvekkilinin cinsel saldırı ve istismara maruz kaldığı yönündeki beyanlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Demir'in yıllarca baskı ve korku nedeniyle sustuğunu öne süren Topcu, Sarıgül'ün kullandığı “evladımızdır” ifadesine de karşı çıktı. Avukat, müvekkilinin soruşturmadaki mağdur taraf olduğunu savundu.
MUSTAFA SARIGÜL HAKKINDAKİ İDDİALARA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Mustafa Sarıgül'ün uzun yıllar yakın korumalığını yapan Beşir Ömer Demir'in avukatı Mirkan Günay Topcu, 6 Kasım 2026 tarihinde kamuoyu açıklaması yayımladı.
Topcu, müvekkilinin Sarıgül tarafından cinsel saldırı ve istismara maruz bırakıldığını yargı makamlarına beyan ettiğini bildirdi.
Demir'in suçlamaları nedeniyle kamuoyunda hedef hâline getirildiğini savunan avukat, müvekkilinin yaşadıklarını uzun süre korku nedeniyle anlatamadığını ileri sürdü.
Topcu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Müvekkilimiz, uzun yıllar yakın korumalığını yaptığı Mustafa Sarıgül tarafından cinsel saldırı ve istismara maruz bırakıldığını yetkili yargı makamlarına beyan etmiştir. Müvekkilimiz bu dosyanın mağdurudur. Kendisinden kat kat güçlü bir siyasi figürün nüfuzu ve baskısı altında, yıllarca korku içinde susmak zorunda bırakılmıştır.”
SARIGÜL'ÜN “EVLADIMIZDIR” SÖZÜNE YANIT
Avukat Mirkan Günay Topcu, Mustafa Sarıgül'ün Beşir Ömer Demir için kullandığı “evladımızdır” ifadesini de değerlendirdi.
Müvekkili ile Sarıgül arasındaki ilişkinin bir baba-oğul ilişkisi olarak nitelendirilmesini kabul etmediklerini belirten Topcu, aralarında güç ve bağımlılık ilişkisi bulunduğunu savundu.
Avukat, Demir'in ifadelerini cezaevine girme korkusuyla verdiği yönündeki iddiaları da reddetti.
Topcu, şunları söyledi:
“Sayın Mustafa Sarıgül’ün müvekkilimiz için kullandığı “evladımızdır” nitelendirmesini kesinlikle kabul etmiyoruz. Müvekkilimizin yaşadığı bir baba-evlat ilişkisi değil, mağduriyetin kaynağını oluşturan bir güç ve bağımlılık ilişkisidir. Müvekkilimizin beyanlarını cezaevine girme korkusuyla verdiği yönündeki iddia da gerçeğe aykırıdır. Müvekkilimiz hiçbir suça karışmamıştır ve beyanlarını özgür iradesiyle vermiştir.”
ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN İDDİALARINI REDDETTİ
Topcu, basında yer alan bazı açıklamalarda müvekkilinin yaşanan olayların bir parçası veya aracısı gibi gösterildiğini belirtti.
Bu iddiaları kabul etmediklerini söyleyen avukat, Demir'in herhangi bir kişinin mağduriyetine neden olmadığını savundu.
Topcu, konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“Basına yansıyan ve müvekkilimizi yaşanan olayların bir parçası ya da aracısıymış gibi gösteren üçüncü kişi beyanlarını kabul etmiyoruz. Müvekkilimiz hiç kimsenin mağduriyetinde rol almamıştır. Bu beyanlara ilişkin tüm açıklamalarımızı yalnızca yargı makamları önünde yapacağız.”
GÖRÜNTÜLERİN VE FOTOĞRAFLARIN KALDIRILMASINI İSTEDİ
Avukat Topcu, açıklamasında müvekkilinin özel hayatına ilişkin görüntülerin yayımlanmasına da tepki gösterdi.
Demir'in 2024 yılında rızası dışında kayda alınıp yayımlanan görüntüler nedeniyle mağdur edildiğini belirten Topcu, soruşturma dosyasındaki ifadelerin basına sızdırıldığını öne sürdü.
Müvekkilinin fotoğraflarını ve soruşturma dosyasına ilişkin beyanlarını paylaşan kişi ve kuruluşlara çağrıda bulunan avukat, söz konusu içeriklerin kaldırılmasını istedi.
Topcu, aksi hâlde hukuki ve cezai yollara başvuracaklarını bildirdi.
SORUŞTURMANIN TAKİPÇİSİ OLACAKLAR
Beşir Ömer Demir'in şikâyet ve davaya katılma haklarının saklı olduğunu belirten avukat Topcu, soruşturmanın gizliliğinin ihlal edildiği iddiasıyla suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayınlar için erişim engeli başvurusu yapılacağını ifade etti.
Topcu, soruşturmanın hukuki değerlendirmesinin bağımsız yargı mercilerine ait olduğunu vurgulayarak müvekkilinin sürecin takipçisi olacağını belirtti.