Almanya'nın ihraç ettiği plastik atıkların yaklaşık beşte birinin adresi Türkiye oldu. Basel Action Network'ün (BAN) ticaret verilerine dayandırılan hesaplamaya göre Almanya, 2025 yılında 814 bin ton plastik atığı ülke dışına gönderirken bunun yaklaşık yüzde 20'si Türkiye'ye ulaştı. Avrupa Birliği ülkelerinden Türkiye'ye gönderilen plastik atık miktarı ise aynı yıl 500 bin tonu aştı.
ALMANYA 814 BİN TON PLASTİK ATIK İHRAÇ ETTİ
Deutsche Welle'nin BAN verilerine dayandırdığı haberine göre Almanya, 2025'te 814 bin tonla dünyanın en fazla plastik atık ihraç eden ülkesi oldu.
Bu miktarın yaklaşık yüzde 20'sinin Türkiye'ye gönderildiği belirtildi. Yüzde 20 üzerinden hesaplandığında bu miktar yaklaşık 163 bin tona karşılık geliyor. Ancak bu rakam doğrudan açıklanmış kesin tonaj değil, yüzde 20'lik orandan yapılan yaklaşık hesaplama.
AB'DEN TÜRKİYE'YE 500 BİN TONUN ÜZERİNDE ATIK
Türkiye yalnızca Almanya'dan gelen plastik atıkların değil, Avrupa'nın plastik atık ihracatının da önemli adreslerinden biri.
BAN verilerine göre Türkiye, 2025 yılında AB ülkelerinden toplam yaklaşık 500 bin ton plastik atık aldı. Guardian'ın daha ayrıntılı verilerinde ise AB'den Türkiye'ye yapılan plastik atık ihracatının bir önceki yıla göre yüzde 19 artarak 500 bin tonun üzerine çıktığı belirtiliyor.
BRİTANYA'DAN 139 BİN TON DAHA GELDİ
Britanya da Türkiye'ye yüksek miktarda plastik atık gönderen ülkeler arasında bulunuyor. Guardian'ın araştırmasına göre Britanya 2025 yılında toplam 675 bin ton plastik atık ihraç etti. Bunun 139 bin tonu Türkiye'ye gönderildi.
Böylece yalnızca AB ve Britanya kaynaklı rakamlar birlikte değerlendirildiğinde Türkiye'ye ulaşan plastik atık miktarı 2025'te 639 bin tonun üzerine çıkıyor. Ancak bu iki veri farklı ticaret gruplarını kapsadığı için toplam plastik atık ithalatı olarak değerlendirilmemeli.
13 ŞİRKETTEN 545 SEVKİYAT
Guardian'ın Environmental Investigation Agency (EIA) verileriyle yaptığı inceleme, Britanya'dan gelen atıkların Türkiye içindeki rotasına ilişkin de ayrıntılar ortaya koydu.
Mayıs 2021 ile Temmuz 2024 arasında 13 Britanyalı şirketin Adana'daki Kemal Deniz geri dönüşüm bölgesine 545 sevkiyat yaptığı belirlendi. Bu sevkiyatlarla bölgeye yaklaşık 52 bin ton plastik atık ulaştı.
Guardian, söz konusu şirketlerin atık ihraç ederek yasa dışı faaliyette bulunduğuna ilişkin bir tespit olmadığını da özellikle belirtiyor.
ADANA'DAKİ KANALLARDA MİKROPLASTİK ARAŞTIRMASI
Atık ticaretinin çevresel boyutu ise Adana'da yapılan araştırmalarla gündeme geldi. Çukurova Üniversitesi'nden biyolog Sedat Gündoğdu ve ekibinin incelediği tarımsal sulama kanallarında, plastik geri dönüşüm tesislerine yakın noktalarda daha yüksek mikroplastik yoğunluğu tespit edildi.
Araştırmada geri dönüşüm süreçleriyle ilişkilendirilen plastik pelet ve parçacıklara da rastlandı. Guardian'ın aktardığı sonuçlara göre Kemal Deniz geri dönüşüm bölgesinin aşağısından alınan örneklerde mikroplastik yoğunluğu, yukarı kesimlerdeki örneklerin yaklaşık 10 katına çıktı.
TARIM ARAZİLERİ VE GIDA ZİNCİRİ GÜNDEMDE
Asıl dikkat çeken noktalardan biri plastik kirliliğinin tarımsal üretimle kesişmesi. Adana'daki bazı geri dönüşüm tesisleri, Çukurova'daki tarım alanlarında kullanılan kanal ağlarının yakınında bulunuyor.
Gündoğdu, mikroplastiklerin bitkilerin bünyesine girebildiğine işaret ederek Avrupa'dan Türkiye'ye gönderilen plastik atıklardan kaynaklanan bazı parçacıkların tarım ürünleri üzerinden yeniden Avrupa'ya dönmesinin mümkün olduğunu belirtiyor.
DW'nin haberinde Türkiye'den Almanya ve diğer Avrupa ülkelerine ihraç edilen domatesler örnek gösteriliyor. Ancak belirli bir Türkiye menşeli ürünün Alman plastik atıklarından kaynaklanan mikroplastik taşıdığına ilişkin doğrudan bir tespit aktarılmıyor. Bu nedenle bağlantının kesinleşmiş bir gıda güvenliği vakası olarak değil, araştırmacıların dikkat çektiği olası bir risk olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
MEYVE VE SEBZELERDE DE MİKROPLASTİK BULUNDU
DW'nin aktardığı bir başka araştırma ise 2023 yılında Muğla'da gerçekleştirildi. Rana Berfin Aydın liderliğindeki çalışmada bölgeden alınan meyve ve sebzelerde mikroplastik tespit edildi ve incelenen ürünler arasında en yüksek oran domateslerde görüldü.
Bununla birlikte bu çalışma, tespit edilen mikroplastiklerin Avrupa'dan ithal edilen plastik atıklardan kaynaklandığını göstermiyor.
Alman Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü de gıdalardaki mikroplastik miktarını güvenilir şekilde ölçmenin henüz mümkün olmadığına dikkat çekiyor. Bu nedenle Almanya'da gıdalarda rutin mikroplastik kontrolü yapılmıyor.
AVRUPA'NIN YENİ YASAĞI TÜRKİYE'Yİ NASIL ETKİLEYECEK?
Plastik atık ticaretinde kasım ayında yeni bir dönem başlayacak. AB'den OECD üyesi olmayan ülkelere plastik atık ihracatı 21 Kasım 2026'dan itibaren yasaklanacak. İlk aşamadaki yasak 21 Mayıs 2029'a kadar uygulanacak.
Türkiye ise OECD üyesi olduğu için bu genel yasağın doğrudan kapsamında değil. Çevre örgütleri, diğer ülkelere gönderilemeyen plastik atıkların bir bölümünün Türkiye gibi OECD ülkelerine yönelmesinden endişe ediyor.
TÜRKİYE'DE SEKTÖR İTHALATI SAVUNUYOR
Türkiye'de plastik atık ithalatı konusunda farklı görüşler bulunuyor. DW'nin aktardığına göre hükümet, geri dönüştürülebilir plastikleri döngüsel ekonomi açısından bir hammadde ve istihdam kaynağı olarak değerlendiriyor.
Türkiye Plastik Sanayicileri Derneği de geri dönüştürülebilir atık ithalatının Türkiye'nin küresel döngüsel ekonominin parçası olması açısından gerekli olduğunu savunuyor.
Çevre araştırmacıları ise denetim, yasa dışı bertaraf ve mikroplastik kirliliğine dikkat çekerek ithalatın çevre ve tarım üzerindeki sonuçlarının daha sıkı şekilde izlenmesini istiyor.