Enstitü Sosyal tarafından hazırlanan raporda, Türkiye'de yükseköğretim sistemini yeniden yapılandırmayı hedefleyen güçlü bir dönüşüm çağrısı yapıldı. Rapor, dört yıllık lisans kalıbının esnetilmesinden rektörlük yapısının değişmesine, yayın sayısı odaklı akademik modelin terk edilmesine kadar birçok kritik başlığı gündeme taşıdı.
4 YILLIK LİSANS KALIBI ESNİYOR MU?
Enstitü Sosyal'in "Türkiye'de Yükseköğretim Sisteminin Mevcut Durumu, Yapısal Sorunlar ve Politika Önerileri" başlıklı raporunda en çarpıcı önerilerden biri, yıllardır değişmeyen lisans eğitim süresine ilişkin. Mevcut 240 Avrupa Kredi Transfer Sistemi'ne göre (AKTS) dört yıllık standart modelin, öğrenme çıktıları ve yetkinlik odaklı bir yapıya evrilmesi gerektiği belirtiliyor. Özellikle eğitimle deneyimi birleştirebilecek bölümlerde sürenin 180 AKTS'ye (2+1 yıl) indirilmesi öneriliyor. Ayrıca klasik diploma programlarının yanına mikro yeterlilikler ve modüler öğrenme modellerinin eklenmesi tavsiye ediliyor.
"REKTÖRLÜK TEKELİ SONA ERSİN"
Raporun yönetişim bölümünde, 1981 tarihli 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun güncellenmesi istendi. Rektörlük makamına yönelik değişiklik öneren raporda, objektif göstergeler esas alınmak kaydıyla, farklı alanlardan profesyonellerin de üniversite yönetimlerinde ve rektörlük pozisyonlarında görev alabilmesinin önü açılması gerektiği dile getrildi.
Raporda ayrıca YÖK'ün, merkezi denetim mercii olmaktan çıkarılıp düzenleyici ve koordinasyon odaklı bir yapıya evrilmesi, üniversitelere ise daha fazla özerklik tanınması gerektiği savunuldu.
ETKİ ÜRETEN ÜNİVERSİTE HEDEFİ
Raporun araştırma vizyonu, Türk akademisinin alışkanlıklarına yönelik ezber bozan mesajlar taşıyor. Yıllardır akademik üretimin merkezine yerleşen "yayın sayısı" odaklı modelin terk edilmesi; patent, prototip, girişim ve toplumsal etki odaklı bir üretime geçilmesi öneriliyor.
"AKADEMİK DÜRÜSTLÜK YENİDEN TASARLANMALI"
Enstitü Sosyal'in raporu, belki de en güncel uyarısını yapay zekâ başlığında yapıyor. Mevcut akademik dürüstlük ve değerlendirme sistemlerinin yapay zekâ karşısında yeniden tasarlanması gerektiği belirtiliyor.
Doçentlik ve yükseltme süreçlerinde sözlü değerlendirme ve araştırma portfolyosu uygulamalarının geliştirilmesi, ayrıca yerli akademik veri ve yapay zekâ altyapılarının kurulması isteniyor. Finansman modelinde ise üniversitelere kaynak dağıtımının öğrenci sayısı yerine araştırma, toplumsal etki ve kalite göstergelerine göre belirlenmesi öneriliyor.