Milli Savunma Bakanı Güler, "Bu zirveyi yalnızca bir liderler toplantısı olarak görmüyoruz. NATO'nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama kararlılığını ortaya koyacağı ve geleceğe yönelik stratejik yöneliminin şekilleneceği önemli bir dönüm noktası olacaktır" ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE'NİN NATO İÇİNDEKİ MÜSTESNA KONUMU
Güler, Türkiye'nin NATO'nun sadece coğrafi merkezi değil, aynı zamanda stratejik aklının ve operasyonel kapasitesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın lider diplomasisinin zirvenin en önemli unsurlarından biri olacağını vurgulayan Güler, "Türkiye, krizlerin çözümüne katkı sunan, diyalog kanallarını açık tutan ve bölgesel istikrarı destekleyen yaklaşımıyla İttifak içerisinde müstesna bir konuma sahiptir" dedi.
TÜRKİYE'NİN BELİRLEYİCİ ROLÜ
Bakan Güler, Türk savunma sanayisindeki başarıların NATO'nun kolektif savunmasına doğrudan katkı sağladığını kaydetti. "Güçlü savunma sanayi, güçlü caydırıcılık ve güçlü NATO demektir" ifadesini kullanan Güler, Ankara Zirvesi kapsamında düzenlenecek Savunma Sanayii Forumu'nun müttefikler arası işbirliğine önemli katkılar sağlayacağını söyledi.
Karadeniz'deki istikrara da değinen Güler, bölgenin Avrupa-Atlantik güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgularken, Türkiye'nin Montrö Sözleşmesi'ni kararlılıkla uyguladığını hatırlattı. Güler, gerektiğinde Hürmüz Boğazı'nda mayın temizliğine destek verebileceklerini bildirdi.
DOĞU AKDENİZ'DE FRANSA-GKRY ANLAŞMASINA SERT TEPKİ
Bakan Güler, Doğu Akdeniz'de Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında imzalanan anlaşmayı sert bir dille eleştirdi. Güler, "Bu anlaşma, meşruiyeti olmayan, hassas dengeleri bozan ve uluslararası hukuka aykırı bir girişimdir" dedi. Türkiye'nin ve KKTC'nin haklarını hedef alan hiçbir ittifakın başarı şansı bulunmadığını vurgulayan Bakan, "Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türklerinin güvenliğini hedef alan girişimlere gerekli karşılığı verecek güce ve iradeye sahiptir" ifadelerini kullandı.
'TÜRKİYE GÜVENLİK MİMARİSİNİN MERKEZİNDE'
NATO'nun tarihinin en karmaşık güvenlik ortamlarından biriyle karşı karşıya olduğunu belirten Güler, hibrit tehditler, siber saldırılar ve terörizmin güvenlik anlayışını yeniden şekillendirdiğini söyledi. Türkiye'nin NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip müttefiki olduğunu hatırlatan Bakan, "Türkiye, güvenlik mimarisinin kenarında değil, merkezinde yer alan bir ülkedir. NATO'nun geleceği şekillenirken Türkiye, kararların alınmasına katkı sunan, sorumluluk üstlenen ve güvenlik üreten başlıca müttefiklerden birisidir" diyerek sözlerini noktaladı.