SON GELİŞMELER
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Hürmüz’de kriz senaryosu: Enerji, gübre ve gıda zinciri tehlikede

Haber görseli

Ortadoğu’da artan gerilimi Enerji Haber’e değerlendiren tarım yazarı Alpaslan Tekbaş, Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji ticareti açısından stratejik bir geçiş noktası olduğunun altını çizdi.

Tekbaş, “Dünyada tüketilen petrolün yaklaşık yüzde 20’si, yani günde ortalama 17 ila 21 milyon varil petrol ve petrol ürünü Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Bu sebeple boğazda yaşanacak bir kriz yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte ekonomik sarsıntı yaratabilir” dedi.

ENERJİ FİYATLARI GÜBRE MALİYETLERİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR

Enerji piyasalarındaki dalgalanmaların tarım sektörünü doğrudan etkilediğini belirten Tekbaş, özellikle gübre üretiminde enerji fiyatlarının belirleyici olduğunu ifade etti.

Tekbaş, “Azotlu gübrelerin temel hammaddesi doğal gazdır. Enerji fiyatları yükseldiğinde gübre maliyetleri de kaçınılmaz şekilde artar. Bu durum doğrudan tarımsal üretim maliyetlerini etkiler.” değerlendirmesinde bulundu.

KÜRESEL GÜBRE TİCARETİNDE HÜRMÜZ ETKİSİ

Küresel gübre ticaretinin önemli bölümünün Orta Doğu kaynaklı olduğuna dikkat çeken Tekbaş, “Dünya genelinde her yıl yaklaşık 180 milyon ton azotlu gübre tüketiliyor. Bunun yaklaşık 55-60 milyon tonunu üre gübresi oluşturuyor ve bu ticaretin önemli bir kısmı Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşiyor.” dedi.

Tekbaş’a göre enerji ticaretinde yaşanabilecek bir kesinti gübre piyasasında da hızlı fiyat artışlarına sebep olabilir.

KÜKÜRT VE SANAYİ TEDARİK ZİNCİRİ DE RİSK ALTINDA

Tekbaş, Hürmüz Boğazı’nın yalnızca petrol ticareti açısından değil sanayi hammaddeleri açısından da kritik bir geçiş noktası olduğuna işaret etti.

“Dünya deniz yoluyla taşınan kükürdün yaklaşık yüzde 50’si Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Kükürt, sülfürik asidin hammaddesidir ve sülfürik asit gübre üretiminden madenciliğe kadar birçok sektörde kullanılır” ifadelerini kullanan Tekbaş, olası bir kesintinin birçok sektörü etkileyebileceğini söyledi.

TÜRKİYE GÜBREDE İTHALATA BAĞIMLI

Türkiye’nin gübre üretim kapasitesine de değinen Tekbaş, “Türkiye’de azotlu gübre üreten yaklaşık iki tesis bulunuyor ve toplam üretim yaklaşık 1 milyon ton civarında. Oysa ülkenin yıllık ihtiyacı 2,5 ila 3 milyon ton arasında” dedi.

Bu sebeple Türkiye’nin gübrede önemli ölçüde dışa bağımlı olduğunu belirten Tekbaş, enerji fiyatlarındaki artışın tarım maliyetlerini hızla yükseltebileceğini vurguladı.

“ENERJİ KRİZİ SONUNDA GIDA FİYATLARINA YANSIR”

Ortadoğu’daki gelişmelerin yalnızca enerji piyasalarıyla sınırlı olmadığını belirten Tekbaş, sürecin tarım ve gıda güvenliği açısından da yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Tekbaş, “Enerji yollarında yaşanacak bir kesinti yalnızca petrolü değil, gübreyi, üretim maliyetlerini ve sonunda gıda fiyatlarını da etkileyen bir zincirleme reaksiyon oluşturur” dedi.