SON GELİŞMELER
lösev
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Çetin Ay’dan savaş ve ekonomi yorumu: Küresel gerilim Türkiye’yi nasıl etkiler?

Haber görseli

Business World Alliance (BWA) bünyesinde Türkiye’ye kalıcı kurumsal yatırım getiren iş insanı Çetin Ay, uluslararası sistemde artan jeopolitik gerilimlerin küresel ekonomi üzerindeki etkilerini Manşet Haber’e değerlendirdi.

ABD ile İran arasında uzayabilecek bir çatışma ihtimalinin enerji ve finans kanalları üzerinden küresel ekonomik dengeleri etkileyebileceğini belirten Ay, ekonominin coğrafi mesafeden çok akışlara tepki verdiğini vurguladı. Çetin Ay’a göre enerji akışı, sermaye hareketleri ve risk fiyatlaması gibi unsurlar, küresel ekonomik sistemde belirleyici değişkenler olarak öne çıkıyor.

“EKONOMİ COĞRAFİ MESAFEDEN DEĞİL AKIŞLARDAN ETKİLENİR”

Küresel ekonomide jeopolitik gelişmelerin yalnızca çatışmanın taraflarını değil, tüm ülkeleri etkileyebileceğini belirten Ay, ekonomik sistemin coğrafi mesafeden ziyade enerji ve sermaye akışlarındaki değişimlere tepki verdiğini ifade etti. Ay, özellikle enerji arzı ve finansman koşullarındaki dalgalanmaların, doğrudan taraf olmayan ekonomiler üzerinde dahi maliyet baskısı oluşturabileceğini dile getirdi.

“TÜRKİYE İÇİN TEMEL MESELE MAKRO DENGE”

Türkiye açısından asıl meselenin jeopolitik gerilimlerde taraf olmak değil, makroekonomik dengeleri korumak olduğunu vurgulayan Ay, uzayan bir kriz senaryosunun maliyet kanalı üzerinden baskı yaratabileceğini söyledi. Ay, bu noktada kritik ayrımın geçici bir oynaklık ile kalıcı maliyet yapısı arasındaki fark olduğuna dikkat çekti.

“ENERJİ FİYATLARI KALICI OLARAK YÜKSELİRSE ETKİ GENİŞLER”

Türkiye’nin enerji ithalatçısı bir ülke olduğunu hatırlatan Çetin Ay, uluslararası enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalıcı hale gelmesi durumunda etkinin yalnızca enflasyon başlığıyla sınırlı kalmayabileceğini ifade etti. Petrol fiyatlarının uzun süre yüksek bantta seyretmesi halinde üretim maliyetleri ve beklenti kanalı üzerinden ekonomide daha geniş bir etki alanı oluşabileceğini belirten Ay, özellikle petrol fiyatlarının 120 doların üzerinde kalıcılaşması durumunda maliyet baskısının daha belirgin hale gelebileceğini söyledi.

HÜRMÜZ BOĞAZI RİSKİ KÜRESEL MALİYETLERİ ETKİLEYEBİLİR

Enerji arzı açısından kritik öneme sahip Hürmüz hattında yaşanabilecek olası bir riskin küresel maliyet zincirleri üzerinde etkili olabileceğini ifade eden Ay, geçici şokların yönetilebilir olduğunu ancak kalıcı maliyet baskısının piyasa davranışları üzerinden fiyatlanabileceğini belirtti.

RİSK PRİMİ VE FİNANSMAN MALİYETİ UYARISI

Jeopolitik gerilimin uzaması halinde risk primi üzerinde yukarı yönlü baskı oluşabileceğini söyleyen Ay, bunun finansman maliyetlerinde artışa yol açabileceğini dile getirdi. Ay, risk priminin 300–400 baz puan bandının üzerine yerleşmesi halinde dış finansman maliyetlerinde daha hissedilir artışlar yaşanabileceğini ifade etti. Finansal koşulların kalıcı şekilde sıkılaşmasının ise kredi kanalını etkileyerek büyüme ivmesini yavaşlatabileceğini kaydetti.

“KRİZ DÖNEMLERİNDE BİLANÇO KALİTESİ BELİRLEYİCİ OLUR”

Ekonomik süreçlerin çoğu zaman beklenti kanalı üzerinden şekillendiğini belirten Çetin Ay, kriz dönemlerinde şirketlerin etkilenme düzeyinin gelir yapısı, borçluluk oranı ve nakit üretim kapasitesine göre farklılaştığını ifade etti. Döviz bazlı gelire sahip şirketler ile yerel para yükümlülüğü yüksek olan şirketlerin aynı risk dağılımını taşımadığını belirten Ay, şu değerlendirmede bulundu:

“Kriz dönemleri riskleri eşitlemez. Bilanço kalitesi belirleyici olur.”

BANKACILIK SİSTEMİ İÇİN AKTİF KALİTESİ KRİTİK

Finansal sistem açısından bankacılık sektörünün aktif kalitesinin korunmasının kritik olduğunu belirten Ay, reel sektörün nakit akışını sürdürebilmesinin finansal istikrar açısından belirleyici olacağını söyledi. Ay’a göre bu zincirin korunması, sistemik risklerin sınırlı kalmasına katkı sağlayabilir.

“EKONOMİK DAYANIKLILIK İÇ POLİTİKALARLA ŞEKİLLENİR”

Türkiye’nin NATO üyeliğinin uluslararası dengeler açısından önemli bir çerçeve sunduğunu belirten Ay, ekonomik dayanıklılığın esas olarak iç politika tutarlılığı, mali disiplin ve kurumsal öngörülebilirlik ile şekillendiğini ifade etti.

TURİZM GELİRLERİNDE ALGİ FAKTÖRÜ

Bölgesel risk algısının turizm ve hizmet gelirleri üzerinde etkili olabileceğini dile getiren Ay, jeopolitik gerilimlerin döviz gelirlerinde dönemsel dalgalanmalara yol açabileceğini belirtti.

“KRİZLER AYNI ZAMANDA YENİDEN KONUM LANMA FIRSATI SUNAR”

Uzayan bir jeopolitik gerilimin tek başına otomatik bir ekonomik çöküş anlamına gelmeyeceğini söyleyen Çetin Ay, bu tür dönemlerde ekonomik yönetimin kalitesinin belirleyici olduğunu vurguladı.

Ay, şirketler için özellikle şu unsurların önem kazandığını ifade etti:

  • Nakit akışı dayanıklılığı

  • Sağlıklı vade yapısı

  • Ölçülü kaldıraç

  • Güçlü likidite tamponu

Son olarak Ay, kriz dönemlerinin aynı zamanda yeniden konumlanma ve yapısal güçlenme fırsatları da barındırabileceğini belirterek 

Son kertede belirleyici olan savaşın süresi değil, içerideki politika tutarlılığı ve kurumsal kapasitedir.”  ifadelerini kullandı.