Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

İletişim Başkanı Duran, Türk dizilerinin etkisini anlattı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, Türk dizilerinin küresel etkisini ve stratejik iletişim çalışmalarını Ataşehir'deki programda değerlendirdi.

KÜLTÜR-SANAT 28.08.2026 14:26 Güncelleme: 28.08.2026 14:32 Sinem Cal 78 okuma Okuma Süresi: 4 dk
İletişim Başkanı Duran, Türk dizilerinin etkisini anlattı
Paylaş:
N

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye Markasının Küresel Anlatısı: Türk Dizileri" etkinliğinde önemli açıklamalarda bulundu. Duran, Türk dizilerinin yükselişinin yalnızca Türkiye'nin yumuşak güç başarısı değil, aynı zamanda tek merkezli küresel anlatı düzeninden çok merkezli bir dünya hikayesine geçişin bir göstergesi olduğunu vurguladı. Türkiye markasını güçlendirmeyi iletişim ve kamu diplomasisi çalışmalarında öncelik haline getirdiklerini belirtti.

Duran, insanlık tarihi boyunca hikayelerin varlığının önemine değinerek, Sümerlerin Gılgamış Destanı'ndan günümüz ekranlarına kadar anlatının mecrasının değiştiğini, ancak insanın kendisini ve dünyayı anlatma ihtiyacının sürekli kaldığını ifade etti.

Uluslararası sistemdeki anlatıların ikna gücünün, resmi belgelerden daha etkili olduğunu dile getiren Duran, "Bir ülke hakkında edinilmiş ya da inşa edilmiş kanaatler, çoğu zaman resmi açıklamalardan öte geçmektedir," şeklinde konuştu.

Geçmiş yüzyılda sinema ve televizyonun Batı tarafından hâkim şekilde üretildiğine dikkat çeken Duran, bu durumun dünyanın her yerindeki orta yaşlı bireylerin hayatında kalıcı izler bıraktığını aktardı. Dizi ve filmlerin kültürel hegemonyasının gündelik yaşamda derin etkiler yarattığını söyleyen Duran, beyaz perdenin propagandaya ve ideolojik rekabete hizmet ettiğini hatırlattı.

Duran, Soğuk Savaş yıllarının beyaz perdenin iktidar alanına dönüşmesi açısından kritik bir dönem olduğunu vurguladı. Türk dizilerinin yükselişini ise bir hegemonya kurma meselesi olarak algılamadıklarını belirtirken, anlatının gücünün her düzlemde küçümsenmemesi gerektiğini kaydetti. Uzun yıllar boyunca Hollywood yapımlarında Orta Doğu, zaman zaman Türkiye’nin karanlık sokakları, karmaşık pazarları ve şiddet dolu ortamları tasvir edilmedi mi?

Günümüzde bile bu durumun ortadan kalktığını söylemek mümkün değil. Bölgenin binlerce yıllık medeniyet birikimi, kentsel yaşamı, doğası, uzun süre boyunca sarı filtre estetiğiyle ekrana yansımaya devam ediyor. Bu kesinlikle indirgemeci bir yaklaşım, başkalarının bakış açısıyla kendimizi değerlendirmemiz sonucunu doğurdu.

Türk sinemasında dindar karakterler, çoğunlukla sahtekar, kırsal veya gerici figürler olarak ele alındı. Destanımızı başka birinin anlatması, hem dünyaya hem de kendimize bakış açımızı o kadraj ile sınırlı kılmakta ve kendimizi bu bakış açısına hapsetmemize neden olmuştur. Böyle bir tehdit, geçmişte olduğu gibi günümüzde de varlığını sürdürmektedir.

Türk dizilerinin uluslararası alanda yükselişini asla bir 'hegemonya kurma meselesi' olarak yorumlamadık. Ülkemizin kendi hikayesini üretme, yayma ve farklı kültürlerle buluşturma yeteneğini sergiliyoruz.

DURAN, TÜRK DİZİLERİNİN KÜRESEL ETKİSİNİ ANLATTI

Duran, bugün bir Türk dizisi, Şam'da bir ailenin evine, Rabat'taki bir mekâna, Belgrad'daki bir konuta, Santiago'daki veya Johannesburg'daki izleyiciye ulaşarak, Türkiye'nin haritada yalnızca uzak bir ülke olarak kalmadığını, İstanbul'un sokaklarının, Boğaz'ın, Anadolu şehirlerinin, yemek kültürünün, aile bağlarının, Türk müziğinin ve Türkçenin milyonlarca bireyin günlük yaşamına dahil olduğunu vurguladı.

YABANCILAR TÜRK DİZİLERİYLE TÜRKÇE ÖĞRENİYOR

Duran, Türk dizilerinin küresel başarısını son derece onurlandırıcı bulduğunu belirtti. "Bugün ülkemizin en büyük dizi ihracatçıları arasında yer alması tesadüf eseri değil, büyük çabalar sonucunda elde edildi.

Yapımlarımız, 170'ten fazla ülkede 1 milyardan fazla izleyiciye ulaşıyor. 2000'li yılların başında dizi ihracatımızın yaklaşık 10 milyon dolarda bulunduğu düşünülürse, şimdi 1 milyar doları geçmesi ve sektörün geldiği seviye oldukça memnun edici.

Yunus Emre Enstitüsü ve RTÜK iş birliğiyle gerçekleştirilen bir saha araştırmasına göre, Türkçe öğrenen 5 bin yabancı katılımcının yüzde 81'i bu süreçte Türk dizilerini izleyerek başladıklarını ifade ettiler." dedi. Duran, farklı araştırmaların dizilerin dünya genelinde Türkçe öğrenme arzusu oluşturduğunu, Türk ürünlerine, turizm sektörüne ve Türkiye’ye yönelik kültürel ilgiyi artırdığını gösterdiğini aktardı.

Bu verilerin yalnızca bir sektörün başarısını temsil etmediğini, aynı zamanda Türkiye’nin dünya üzerindeki markasının nasıl algılandığının da bir göstergesi olduğunu ifade eden Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde şekillenen Türkiye Yüzyılı vizyonunun, ülkenin kendi hikayesini doğrudan dünya ile paylaşmasını esas aldığını açıkladı.

"TÜRK DİZİLERİMİZİN YÜKSELİŞİ, KÜRESEL HİKAYE ANLATIMINA GEÇİŞİN GÖSTERGESİDİR"

Duran, Türk dizilerinin artan popülaritesinin, Türkiye'nin yumuşak güç başarısının ötesinde, tek merkezli küresel anlatının çok merkezli bir dünya hikayesine dönüşümünü temsil ettiğini ifade etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak, Türkiye markasını güçlendirme çabalarının stratejik iletişim ve kamu diplomasisi faaliyetlerinin merkezinde yer aldığını belirtti. Devletin ilgili kurumlarının da bu sektörde etkin bir şekilde destek sağladıklarını vurguladı.

"İNSANLIĞIN HİKAYESİ BİRKAÇ MERKEZİN KAMERASINA BIRAKILAMAZ"

Duran, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TRT'nin bu alandaki üretimlere önemli ölçüde destek verdiklerine teşekkür etti. Ayrıca, dijital platformlara uygun özgün içerikler geliştirmeye, ortak yapımlara, format ihracatına ve stratejik coğrafyalardaki görünürlüğe daha fazla yatırım yapılması gerektiğini kaydetti.

Duran, insanlığın kaderinin birkaç merkez tarafından belirlendiği gibi, hikayesinin de sınırlı bir bakış açısına sahip birkaç merkezin kamerasına bırakılmaması gerektiğine dikkat çekti. Duran, dünyaya ulaşan her hikayenin Türkiye'yi de anlattığını, her karakterin, ailenin, evin, sokağın ve diyalogların Türkiye hakkında bir iz bıraktığını belirtti. Kendi kültürlerine, aile yapısına ve ulusun değerlerine hassasiyet gösterilmesi gerektiğini ifade etti.

Aile ve dayanışmanın önemine değinerek, sadakat, kardeşlik, komşuluk ve dostluk gibi değerleri yücelten hikayelerin kıymetli olduğunu vurguladı. Duran, yaratıcı süreci kısıtlamadan, sektörün daha cesur ve özgün hikayelere yönelmesini beklediklerini söyledi. Sürekli aynı türde hikayelerin tekrarı yerine Anadolu'nun zengin hikaye mirasına, tarihine, şehirlerine, edebiyatına ve insanına farklı şekillerde yaklaşılması gerektiğini teşvik etti.

Bu coğrafyada anlatılacak hikayelerin zenginliğinin, rekabet avantajlarının en büyük unsuru olduğunu belirtti. Programa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un yanı sıra yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ve akademisyenler katıldı. Program, Türk dizilerini tanıtan kısa bir film gösterimiyle başladı ve Duran'ın Ersoy'a hediye takdimiyle sona erdi.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: AA
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Cem Küçük dosyasında firari isim teslim oldu: Bildiklerimi anlatacağım
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Cem Küçük dosyasında firari isim teslim oldu: Bildiklerimi anlatacağım
WhatsApp
İhbar Hattı