Kars'ta bulunan tarihi Süvari Tabyası'nda 2022 yılında hayata geçirilen Türkiye'nin ilk tematik peynir müzesi, kentin peynir kültürünü yaşatmaya devam ediyor. Gravyer, çeçil ve kaşar gibi farklı peynir çeşitlerinin üretildiği Kars, süt ürünleri sektöründe önemli bir yere sahip.
Kültürel ve turistik etkinlikleri destekleyen bir proje olarak hayata geçirilen müze, 2020 yılında dünyanın 18'inci peynir rotası olarak duyurulmuştu. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle gerçekleştirilen bu projenin yanı sıra, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile Anadolu Efes iş birliği de dikkat çekiyor.
MÜZEDE SUNULAN TEMALAR
Kars Peynir Müzesi, ziyaretçilerine büyükbaş hayvanların beslenmesinde kullanılan endemik bitkilerden başlayarak, süt dolu güğümler ve yayla yaşamına kadar çeşitli temaları tanıtıyor. Mart 2022'de açılan müzede, 1100 metrekarelik bir alanda, kentte üretilen peynirlerin tadımına katkı sağlayan endemik çiçekler de sergileniyor.
Ziyaretçileri ilk olarak gravyer peynirinin kalıplarının karşılaması dikkat çekerken, müzede peynir yapım süreci, video odası, temsili Kars Garı gibi bölümler de yer alıyor. Ziyaretçiler, yaylalarda elde edilen sütün peynire dönüşme serüveni hakkında bilgi alabiliyor.
ARTAN ZİYARETÇİ POTANSİYELİ
Kars Peynir Müzesi Müdürü Yeşim Koç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin ilk tematik peynir müzesinin her yıl artan bir ziyaretçi sayısına ev sahipliği yaptığını belirtti. 2026 yılının Temmuz ayında müzeyi ziyaret edenlerin sayısının yaklaşık 72 bin olduğunu ifade eden Koç, yıl sonuna kadar bu sayının 120 binleri geçmesini beklediklerini söyledi.
Koç, yaptığı açıklamada, "Ziyaretçilerimize burada sadece peynirin serüvenini anlatmıyoruz, aynı zamanda tarihi bir dokunun içinde yer alıyoruz. Geçmişi ve Kars'ın kültürünü de tanıtıyoruz" dedi.
KARS'IN ENDEMİK BİTKİLERİ
Peynirin yapım sürecinin sütle başlamadığını vurgulayan Koç, bunun bitkilerle bağlantılı olduğunu kaydetti. Kars'ta 1600 çeşit bitkinin bulunduğunu, bunlar arasında yaklaşık 80 kadarının endemik olduğunu belirten Koç, bu bitkilerin süte ve dolayısıyla peynire farklı bir lezzet kattığını aktardı.
Kars gravyeri ve kaşar üretiminin yıllık 19-20 bin ton civarında olduğunu belirten Koç, peynirciliğin Avrupa pazarlarında da kendini göstermeye başlayacağını ifade etti.
ZİYARETÇİLERİN YORUMLARI
İstanbul'dan gelen Şeyda Maral, müzeyi çok beğendiğini ve herkesin burayı görmesi gerektiğini söyledi. Çocuklarına bölgenin kültürünü öğretmek için geldiklerini belirten Maral, "Müzeye ilk kez geldim, burada tarihimizle ilgili çok güzel bir ortam oluşturmuşlar" dedi. Yozgat'tan gelen Adem Akkaya ise müzede beklediklerinden çok daha fazla bilgi ve deneyimle karşılaştıklarını belirtti.
"Biraz ön yargıyla geldik, ancak burada tarihin çok iyi anlatıldığını gördük. Müze gerçekten çok güzel restore edilmiş. Kars'a turistik açıdan güzel bir katkı sağlıyor. Yerli ve yabancı turistlere burayı kesinlikle tavsiye ediyorum" diye konuştu.