İstanbul'un tarihi, mimarisi ve kültürel yapısını sanat aracılığıyla yorumlayan "İstanbul ile Konuşuyorum" sergisi, İstanbul Alışveriş Merkezi'nde ziyaretçilerle buluştu. Yedi sanatçının çalışmalarını bir araya getiren sergi, kentin geçmişiyle bugünü arasındaki ilişkiyi farklı bakış açılarıyla ele alıyor.
Resim, heykel, fotoğraf, seramik, illüstrasyon, dijital sanat ve enstalasyon gibi çeşitli disiplinlere yer verilen sergide, İstanbul'un insan, doğa ve teknolojiyle kurduğu bağ inceleniyor. Ziyaretçiler, şehrin değişen yapısını ve hafızasını sanat eserleri üzerinden keşfetme fırsatı buluyor.
YEDİ SANATÇI İSTANBUL'U FARKLI YÖNLERİYLE ANLATIYOR
Sergide Ozan Türkkan, Eylül Alıcı, Kıvanç Aykan, Raziyye Kuzu Atalay, Server Demirtaş, Selçuk Artut ve Fuat Değirmenci'nin eserleri yer alıyor.
Farklı sanat disiplinlerinde üretim yapan isimler, İstanbul'un mimari dokusunu, günlük yaşamını, doğal unsurlarını ve teknolojik dönüşümünü kendi sanat anlayışlarıyla yorumluyor.
"Bir şehrin hafızası yalnızca insanlarda mı yaşar?" sorusu etrafında şekillenen sergi, kentin geçmişten bugüne taşıdığı izleri görünür kılmayı amaçlıyor.
İSTANBUL'UN HAFIZASI SANAT ESERLERİNE YANSIDI
Server Demirtaş'ın "Otoportre" serisi, örtünün altında gizlenen beden üzerinden zamanla biriken ve görünmeyen anıları konu alıyor. Sanatçı, kişisel hafızayla İstanbul'un sokaklarında ve tarihi yapılarında korunan izler arasında bağlantı kuruyor.
Eylül Alıcı'nın "Neural City" adlı eseri ise İstanbul'u sürekli değişen bir sinir ağı olarak ele alıyor. İnsanların kent içindeki hareketleri ve karşılaşmaları, beynin sinir sistemiyle ilişkilendirilerek yorumlanıyor.
YAPAY ZEKA VE MİMARİ AYNI ESERDE BULUŞTU
Ozan Türkkan'ın "Bridges" adlı video enstalasyonu, tarihi köprü çizimleri ile mimari planları yapay zeka ve yaratıcı kodlama yöntemleriyle yeniden ele alıyor.
Çalışmada köprüler yalnızca iki noktayı birbirine bağlayan yapılar olarak değil, aynı zamanda iletişim ve karşılaşmanın simgeleri olarak değerlendiriliyor.
Raziyye Kuzu Atalay'ın "Latent İlmekler" adlı eseri de geleneksel Türk halı ve kilim motiflerini yapay zeka teknolojisiyle bir araya getiriyor.
Geleneksel desenlerden hazırlanan veri kümeleri, derin öğrenme yöntemleriyle işlenerek gerçek zamanlı yeni görsel kompozisyonlara dönüştürülüyor.
BİTKİLERİN KENT YAŞAMINDAKİ YERİ ELE ALINIYOR
Kıvanç Aykan'ın etkileşimli çalışması, İstanbul'daki evlerde, balkonlarda ve pencerelerde yetiştirilen bitkilere odaklanıyor.
İnsan, doğa ve teknoloji arasındaki ilişkiyi inceleyen eser, bitkilerin kent yaşamında ve şehir hafızasında nasıl bir yer tuttuğunu sorguluyor.
GEOMETRİ VE DİJİTAL SANAT BİR ARADA
Selçuk Artut'un "Geomart-ut7" serisi, geleneksel geometrik sanat anlayışını günümüzün üretken teknolojileriyle buluşturuyor.
Basit geometrik şekillerin daha karmaşık yapılara dönüşümünü inceleyen çalışma, tekrar, sonsuzluk, düzen ve kaos kavramlarını ele alıyor.
Fuat Değirmenci'nin "Minimal Rönesans" adlı eseri ise fiziksel ve dijital deneyimler arasındaki bağlantıya odaklanıyor.
İSTANBUL İLE KONUŞUYORUM SERGİSİ NE ZAMANA KADAR AÇIK?
İstanbul Alışveriş Merkezi'nin ev sahipliğinde düzenlenen "İstanbul ile Konuşuyorum" sergisi, 16 Aralık'a kadar ziyaret edilebilecek.
Yedi sanatçının farklı disiplinlerde hazırladığı eserleri bir araya getiren sergiye giriş ücretsiz olacak.