Türkiye’nin farklı bölgelerinde yüzyıllardır anlatılan gizemli hikâyeler, halk kültürünün önemli parçalarından birini oluşturuyor. Issız yerlerde görüldüğü söylenen varlıklardan geceleri insanların üzerine çöktüğüne inanılan karabasana kadar çok sayıda anlatı nesilden nesile aktarılıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, efsaneleri halk arasında gerçekten yaşandığına inanılarak aktarılan, olağanüstü kişi ve olayları konu alan yarı masalsı hikâyeler olarak tanımlıyor. Dağlar, köyler, mezarlar, su kaynakları ve tarihî kişilikler de bu anlatıların ortaya çıkmasında önemli rol oynuyor.
Peki, Türkiye’de en çok anlatılan paranormal hikâyeler hangileri? Alkarısı nedir, karabasan neden görülür ve Şahmeran efsanesi nereden geliyor?
ALKARISI EFSANESİ
Anadolu’nun farklı bölgelerinde anlatılan en eski doğaüstü hikâyelerden biri Alkarısı ya da Alkız inanışı.
Halk inanışlarında Alkarısı özellikle yeni doğum yapan kadınlara ve bebeklere musallat olduğuna inanılan kötü bir varlık olarak tasvir ediliyor.
Kültür Portalı’nda Muş yöresine ilişkin aktarılan inanışlarda Alkarısı; “Kampos”, “Alkız” veya “Alkarısı” isimleriyle anılıyor. Geceleri ve ıssız alanları sevdiğine, uyuyan insanların üzerine ağırlık gibi çöktüğüne ilişkin anlatılar bulunuyor.
Alkarısının görünümü ise hikâyeden hikâyeye değişiyor. Bazı anlatılarda insan biçiminde, bazılarında hayvanı andıran gizemli bir varlık olarak betimleniyor.
KARABASAN HİKÂYELERİ NEDEN BU KADAR YAYGIN?
Türkiye’de paranormal anlatılar denildiğinde akla gelen bir diğer kavram ise karabasan.
Halk arasında uyku sırasında hareket edememe, konuşamama, göğüste baskı hissetme veya odada başka bir varlık bulunduğunu düşünme gibi deneyimler uzun yıllar doğaüstü hikâyelerle açıklanmış durumda.
Bilimsel açıdan ise bu deneyimlerin önemli bir bölümü uyku felci ile açıklanabiliyor.
Uyku felcinde kişi uyanmasına rağmen REM uykusuna özgü kas hareketsizliği kısa süre devam edebiliyor. Bu sırada odada birinin bulunduğunu hissetme, görüntüler görme ve göğüste baskı hissi gibi yoğun deneyimler yaşanabiliyor.
Bu nedenle halk kültüründeki “karabasan geldi” anlatıları ile bilimsel olarak tanımlanan uyku felci deneyimi arasında dikkat çekici bir bağlantı bulunuyor.
ŞAHMERAN EFSANESİ
Türkiye’nin en tanınmış gizemli anlatılarından biri de Şahmeran efsanesi.
Özellikle Tarsus ve Adana çevresinde anlatılan Şahmeran, yarı insan yarı yılan özellikleri taşıyan mitolojik bir varlık olarak karşımıza çıkıyor.
Tarsus’taki tarihî Şahmeran Hamamı çevresinde yüzyıllardır farklı Şahmeran hikâyeleri anlatılıyor. Halk inanışında hamamın, Şahmeran’ın öldürüldüğü yer olduğuna ilişkin efsaneler bulunuyor.
Adana çevresindeki farklı bir anlatıda ise Şahmeran “yılanların padişahı” olarak geçiyor ve Yılankale ile ilişkilendiriliyor.
Şahmeran hikâyelerinin farklı versiyonlarında ihanet, şifa, bilgelik ve ölümsüzlük gibi temalar öne çıkıyor.
CİN VE PERİ HİKÂYELERİ
Türkiye’nin birçok bölgesindeki halk anlatılarında cinler ve periler de önemli yer tutuyor.
Özellikle geceleri çeşme başları, mağaralar, terk edilmiş yapılar, ormanlar ve ıssız alanlarla ilişkilendirilen bu hikâyeler, yöreden yöreye farklı özellikler taşıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanan halk edebiyatı çalışmalarında da peri kızları, cinler ve farklı doğaüstü varlıkların yer aldığı çok sayıda efsane bulunuyor.
Bu anlatılarda insanların doğaüstü bir varlıkla karşılaşması, verilen bir sözü bozması veya yasak kabul edilen bir yere girmesi gibi motiflere sıkça rastlanıyor.
YATIR VE TÜRBELER ÇEVRESİNDEKİ EFSANELER
Anadolu’daki paranormal ve olağanüstü hikâyelerin bir bölümü de yatırlar ve tarihî kişilikler çevresinde şekilleniyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının efsanelere ilişkin çalışmalarında, halk arasında kutsal kabul edilen kişilerin mezarları çevresinde olağanüstü olayların anlatıldığı ve bu hikâyelerin kuşaktan kuşağa aktarıldığı belirtiliyor.
Bazı anlatılarda dileklerin gerçekleşmesi, rüyada mesaj alınması veya bir bölgenin manevi olarak korunduğuna inanılması gibi motifler öne çıkıyor.
ISSIZ YERLER NEDEN PARANORMAL HİKÂYELERLE ANILIYOR?
Türkiye’deki pek çok doğaüstü anlatının ortak noktalarından biri olayların gece, karanlık veya insanlardan uzak bölgelerde geçtiğinin söylenmesi.
Terk edilmiş evler, eski mezarlıklar, mağaralar ve ormanlar bu hikâyelerin sık kullanılan mekânları arasında bulunuyor.
Belirsiz sesler, karanlıkta yanlış algılanan görüntüler, korku ve beklenti gibi etkenler de insanların sıradan olayları olağanüstü şekilde yorumlamasına neden olabiliyor.
PARANORMAL OLAYLAR GERÇEK Mİ?
Cin, hayalet veya başka paranormal varlıkların fiziksel olarak var olduğuna ilişkin bilimsel olarak doğrulanmış bir kanıt bulunmuyor.
Bilimsel araştırmalar, paranormal olarak yorumlanan bazı deneyimlerin uyku felci, algı yanılmaları, çevresel koşullar, korku ve beynin belirsiz uyaranları anlamlandırma biçimiyle açıklanabileceğine işaret ediyor.
Bu durum, söz konusu hikâyelerin kültürel önemini ortadan kaldırmıyor. Türkiye’nin paranormal hikâyeleri ve efsaneleri, toplumların korkularını, inançlarını ve geçmişten bugüne taşıdığı kültürel motifleri yansıtan önemli sözlü kültür unsurları arasında bulunuyor.
TÜRKİYE'DE EN ÇOK BİLİNEN PARANORMAL ANLATILAR
Türkiye’de öne çıkan doğaüstü ve gizemli anlatılar arasında şunlar bulunuyor:
-
Alkarısı ve Alkız hikâyeleri
-
Karabasan anlatıları
-
Şahmeran efsanesi
-
Cin ve peri hikâyeleri
-
Issız yerlerde görüldüğüne inanılan varlıklar
-
Yatır ve türbeler çevresindeki olağanüstü anlatılar
-
Terk edilmiş ev ve yapı hikâyeleri
-
Mağara, dağ ve su kaynaklarına ilişkin yerel efsaneler