SON GELİŞMELER
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Küresel soğumanın Türkiye tarımına etkileri

Haber görseli

Alparslan Tekbaş, ABD’den gelen zayıf istihdam verilerinin küresel piyasalar üzerindeki etkilerini ve bu tablonun Türkiye tarımı açısından ne ifade ettiğini Manşet Haber’e özel değerlendirdi. Tekbaş’a göre küresel piyasalardaki “soğuma”, doğru yönetilmesi halinde Türk çiftçisi için önemli bir fırsat penceresi açabilir.

ABD’DEN GELEN VERİLER KÜRESEL PİYASALARI SARSTI

ABD’de Aralık 2025 dönemine ilişkin Tarım Dışı İstihdam (NFP) verilerinin beklentilerin altında kalması, küresel piyasalarda yön arayışını hızlandırdı. Açıklanan verilere göre ABD ekonomisi yalnızca 50 bin kişilik yeni istihdam yarattı. Önceki ay verilerinde de aşağı yönlü revizyonlar yapılması, ekonomik yavaşlamanın sanılandan daha derin olabileceğini gösterdi.

“İSTİHDAM SADECE RAKAM DEĞİL, ÜRETİM ZİNCİRİDİR”

Ziraat Yüksek Mühendisi Alparslan Tekbaş, istihdam verilerinin yalnızca finans piyasalarını değil, üretim ve tüketim dengesini de doğrudan etkilediğinin altını çizdi:

“ABD’de işsizlik oranı yüzde 4,4’e gerilese de ücret artışlarının yüzde 3,8 ile güçlü kalması, bize istihdamın zayıfladığını ancak ücret enflasyonunun hala diri olduğunu gösteriyor. Bu tablo piyasalar için ‘temkinli bir bahar’ anlamına geliyor” dedi.

FED VE FAİZ BEKLENTİLERİ: DOLARIN YÖNÜ DEĞİŞEBİLİR

Tekbaş’a göre zayıf NFP verisi, ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimleri konusunda elini güçlendiriyor. Bu beklenti doların küresel ölçekte ivme kaybetmesine yol açarken, emtia ve altın piyasalarında da dengeli bir yükseliş potansiyeli meydana getiriyor.

ALTIN DEĞERİNDE GELİŞME

Küresel gelişmelerin Türkiye’ye yansımalarına değinen Tekbaş, özellikle tarım sektörü açısından döviz kurunun kritik önemde olduğunu vurhuladı:

“Fed’in faiz indirmesi, Türkiye gibi yüksek faiz sunan ülkelere likidite akışını artırabilir. Bu da Dolar/TL üzerindeki baskıyı azaltır. Gübre, ilaç ve mazot gibi ithal girdilerde maliyet artış hızının yavaşlaması, çiftçi için altın değerindedir” dedi.

DÜNYA UCUZ, TÜRKİYE PAHALI

Tekbaş, küresel ve yerel tarımsal emtia fiyatları arasındaki makasın açıldığının altını çizdi:

Mısır: Chicago Borsası’nda yıllık yaklaşık %5 düşüş

Türkiye: Yerel mısır fiyatları %50’nin üzerinde artışla 12 TL bandında

Soya: Küresel piyasalarda yatay seyir, Türkiye’de 22 TL seviyeleri

“Bu fark tamamen kur etkisi ve yerel arz-talep dengesiyle ilgili. Dünya Bankası, 2026’da son 6 yılın en düşük emtia fiyatlarını öngörüyor. Eğer dövizi stabilize edebilirsek, bu ucuzluk yem maliyetlerine de yansır” ifadelerini kullandı.

ÇİĞ SÜT FİYATI VE HAYVANCILIK İÇİN KRİTİK EŞİK

22 Ocak’ta yürürlüğe girecek 22,22 TL’lik çiğ süt fiyatına da değinen Tekbaş, bu artışın tek başına yeterli olmayacağını ancak doğru koşullarda sektöre nefes aldırabileceğini vurguladı:

“Kur sakinleşir, ithal yem maliyeti düşer ve süt fiyatı bu seviyede korunursa üretici 1,5 süt/yem paritesini yakalar. Bu, hayvancılığın kurtuluş reçetesidir” dedi.

BORSA İSTANBUL İÇİN SEKTÖREL PROJEKSİYON

Alparslan Tekbaş’a göre küresel tablo, Borsa İstanbul’da sektör bazlı ayrışmaları da beraberinde getirecek:

Gıda ve Perakende: Enflasyonist ortamda defansif ve güvenli

Gübre ve Kimya: Doların sakinleşmesiyle maliyet avantajı

Bankacılık ve GYO: Faiz indirimi beklentisiyle pozitif görünüm

“MALİYET ENFLASYONUNU İHRAÇ EDEMEYİZ”

Tekbaş: “Üreticimizin kulağı küresel piyasalarda, eli ise toprakta olmalı. Maliyet enflasyonunu ihraç edemeyiz; bu nedenle içeride girdi maliyetlerini baskılamak zorundayız” ifadeleri ile sözlerini tamamladı.

Haber Merkezi

Küfür, hakaret ve spam yayınlanmaz.