Koştur koştur bir günün sonunda akşam ezanı okunurken, yağmur birikintilerinden kendimi koruyarak eve ulaşmaya çalıştım. Önce bir yemek, sonraki hedef Fenerbahçe'yi seyretmek. Ocağın üstünde çay suyu kaynarken, TV'deki günün kötü haberlerine ortak oldum; Fenerbahçe'yi kötülüklerden, dipsiz gelen yenilgilerden uzak tutsun diye dualar ederek. Biraz meyve, biraz kuruyemiş, çay da olursa hemen termosa koyarım; "kalk doldur, soğudu yenile" öyle maç yarım kalmaz. Allah muhafaza gol kaçar, üzülür insan…
Bir yoklama: önce koltuk burada, sehpa burada, atıştırmalıklar burada, sarı lacivert bayrak burada, ışık burada… Dur bakıyım, sen listede yoksun; maç karanlıkta izlenecek. Uzattım elimi, bastım düğmeye, sönsün ışık; olsun her yer karanlık; odanın her yerini saran Fenerbahçe'nin renkleri zafer öncesi şımarık…
Uzandım koltuğa. Reklamlar "beni de al, bana da" yarışında. Dur, yastığı biraz boynuma çekeyim. İşte tamam. Maç başlayana kadar izlemeyelim reklamları, gözler kapansın; kulaklar nasılsa açık…
Aha, şimdi düdük çaldı. Fenerbahçe fırtına valla. Formalarına ne oldu bunların, biraz değişik geldi bana. Vayy yavrum… Heykeli dikilmiş Alex de gelmiş. Az sonra gol olur. Kaleye bak! Her top kurtarışta milletçe her yerini öptüğümüz Rüştü: İki penaltı üst üste kurtardı… Takım İngilizler değil mi? Skor kaç, eyvah 2-0 yeniliyoruz. Adam değiştir hocaaaa… Maç gidiyor. Hele şu ısınana bak, kim kenarda!.. Lefter… "Lefter girer, dert biter"… Bu kenarda oturan Boliç değil mi? Hani İngilizin Manchester United'a 82. dakikada gol atarak 30 yıllık yenilmezliğini rafa kaldıran. Şurada duran "Sinyor" lakaplı Can Bartu, pasla çılım atan Cemil Turan değil mi? Valla o… Bir gol oradan, bir gol buradan. Son gol Yaradan'a tam doksandan. 3-2 yeniyoruz el âlemin İngilizini. Bir şey olmuş; aman boş ver… Ne olmuşsa iyi olmuş. Ruh gelmiş kanına canına Fenerbahçe'nin…
Gözlerimi açtım, gece bitmiş, sabah bana bakıyor. Eee, maç. Uyumuşum. Si…r Yaa. Ne oldu acaba? Bakıyım, rüyada yeniyorduk. "Tersi olur şimdi kesin." diye hayıflandım; hafta içi maçlara ket vurarak. Hemen açtım şarjı bitmeye yakın telefonumu; telefonda askıda kalan bildirimlere baktım: Fenerbahçe 3-2 yenmiş Liverpool'u… Bastım önce bir çığlık, sonra bir "Ufff"u… Her şey yakıştı Fenerbahçe'ye bu akşam… Geçmişi geleceği bir oldu, taraftar hepten mutlu…
Ruhunu bulan Fenerbahçe, ters çıkacak rüyayı da tuş etmişti.
Yenilmez eski ruhla, yenilmeyen yeni takımla karşılıyor geleceği…