“Conference of the Parties” yani “Taraflar Konferansı” kelimelerinin baş harfleriyle tanımlanan COP, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne taraf ülkelerin her yıl bir araya gelip iklim değişikliğiyle mücadele için karar aldığı zirvenin adıdır.
1995’ten bu yana her yıl farklı ülkelerde yapılan COP konferansları sadece 2020’de COVID nedeniyle yapılamamıştı. 30’uncusu geçen yıl Brezilya’nın Belem kentinde düzenlenen COP Konferansı'nın 31’incisi, bu yıl 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya EXPO Alanı'nda ülkemiz ev sahipliğinde gerçekleştirilecek.
COP nereden çıktı?
Birleşmiş Milletler Örgütü tarafından çevre ve kalkınma arasındaki ilişkiyi küresel ölçekte ele almak ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerini belirlemek amacıyla 3-14 Haziran 1992 tarihlerinde Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde toplanan tarihi Rio Konferansı'nda (Yeryüzü Zirvesi'nde) ülkeler, "İklim değişikliği küresel bir sorun, birlikte çözmeliyiz." dedi ve “United Nations Framework Convention on Climate Change (UNFCCC)”yi kurdu. Bu kararların düzenli takibi ve konuşulabilmesi için 1995 yılında Almanya’nın Berlin şehrinde ilk COP zirvesi yapıldı.
Neden yapılıyor?
Çevreyi koruma ve iklim değişikliği konularında tüm dünyayı ortak hareket ettirmek, emisyonları azaltmak, ısınmayı sınırlamak, çevreyle uyum içinde teknolojiyi geliştirmek ve geleceğimizi güvenceye almak amacıyla yapılıyor.
Aslında COP’lar öyle birdenbire ortaya çıkmış değil. Çevre konusu 1949’dan itibaren dünyada farklı ölçekteki toplantılarda zaten konuşuluyordu. 1972’de Stockholm’de Birleşmiş Milletler tarafından ilk büyük çevre konferansı yapılıyor ve “Çevre küresel bir meseledir.” deniyor. 1982’de Nairobi’de Stockholm’ün 10. yılı için özel bir toplantı düzenleniyor ve “10 yılda yeterince ilerleyemedik.” deniyor.
1987 Brundtland’da “Sürdürülebilir Kalkınma” kavramı artık ajandanın merkezine oturuyor. 1992’de Rio’da “O zaman bunu küresel sözleşmelere dönüştürelim.” deniyor ve UNFCCC, yani iklim değişikliği için ortak çerçeve sözleşmesi imzalanıyor. UNFCCC sözleşmesi 1994’te yürürlüğe giriyor. Tam da işte o tarihte “Peki biz ülkeler olarak neyi nasıl yapacağız?” deniyor ve ilk COP düşüncesi ortaya atılıyor. 1995’te Berlin’de COP1 yapılıyor. Ana konu: “Peki ülkeler somut olarak ne yapacak?”
1997 Kyoto COP’unu ve Kyoto Protokolü’nü yaşı yetenler akşam haberlerinden hatırlar. Ben dahil birçok kişi COP’ların dönüm noktasının 2015 Paris COP Konferansı olduğu konusunda hemfikirdir. Bu COP’ta sonraki yüzyılın iklim eylemine yön veren en önemli anlaşma ortaya çıkıyor: “Paris İklim Anlaşması”.
Yani COP aslında 1995’te bir anda ortaya çıkmış bir konferans değil; 1972 Stockholm’de başlayan yaklaşık 20 yıllık küresel çevre diplomasisinin iklim değişikliği özelindeki devamı.
1992’den 2026’ya önemli COP konferansları ve sonuçları:
- 1992 Rio: Sürecin başlangıcı, UNFCCC doğuyor.
- 1997 Kyoto: İlk kez gelişmiş ülkeleri bağlayıcı hedefler geliyor.
- 2007 Bali: Yeni bir küresel anlaşma için yol haritası çıkarılıyor.
- 2011 Durban: Yeni anlaşmanın tüm ülkeleri kapsayacak şekilde olması kararlaştırılıyor.
- 2015 Paris: Herkes masada ve Paris Anlaşması kabul ediliyor.
- 2021 Glasgow: Artık uygulama zamanı. Kömür ilk kez hedefte.
- 2023 Dubai: Fosil yakıtlardan uzaklaşma metne giriyor.
- 2026 Antalya: Sıradaki durak Türkiye. Bu önemli zirveye biz ev sahipliği yapıyoruz.
Çok kısaca özetlersek;
Rio’da sistem kuruldu, Kyoto’da hedef kondu, Paris oyunu değiştirdi, Glasgow hızlandırdı, Dubai fosil yakıtları masaya koydu, şimdi gözler Antalya’da!
Uzmanlar, “Glasgow ve Dubai COP’ları kömürden ve fosil yakıtlardan çıkış açısından, Bakü ve Belem COP’ları iklim finansı açısından kritik idi.” diyor. Ancak Glasgow’daki COP Konferansı'ndan bu yana duyduğumuz bir söz var, o da: “Daha az laf, daha çok iş”, yani daha çok “uygulama”.
Antalya’daki COP31’de çıkan sonuç ne olacak, neyin COP’u olarak anılacak? Bekleyip göreceğiz.
Dileğimiz; tüm ülkelerin paradigmalarında değişikliğe gitmesi, çevre kirliliği, karbon salınımı, iklim değişikliği konularında uyum içinde iş birliği yaparak uygulamaya yönelik artık daha hızlı ve somut adımlar atmasıdır.