Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Enerji Depolamada Sigorta Boşluğu

Enerji Depolamada Sigorta Boşluğu
Paylaş:
N

EDEDER'in düzenlediği bir etkinlikte yaptığım görüşmelerdeki  bir cümle benim zihnimi halen meşgul ediyor. Kongrede Uygunusec Sigorta Kurucusu Tülay Koçak'la da aynı konuyu konuştuk: Depolama sistemleri şebekenin sigortası oldu. Peki bu sigortanın kendisi ne olacak? İlk duyduğumda tekerleme gibi geldi. Sonra yıllardır sahadа gördüğüm, yaşadığım tecrübeyi düşündüm; haklıydı.

Sahadaki Tablo

Şu aralar herkes kapasite konuşuyor, 35 GW'lık depolamalı YEKA havuzu heyecan yaratıyor, haklı olarak. Ama benim uluslara arası yaptığım araştırmalarda gördüğüm tablo biraz farklı. Tesisler büyük laflarla kuruluyor, sonra bir gece bir arıza, bir termal kaçış, bir yazılım hatası — sistem duruyor. Ve o gece herkes aynı soruyu soruyor: Poliçe bunu karşılıyor mu? Yeni ve gelişmekte olan bu alanda tecrübe, nitelikli danışman eksikliğinden dolayı dosyaların çoğunda karşılayamayabileceği.

Bu işte yıllardır ısrar ettiğim bir nokta var: Risk dediğin şey yalnızca teknik arıza olmayabilir. Termal kaçış uyurken gelebilir. Yazılım hatası da öyle. Bir doğal afet, tek bir şebeke arızası, yetmezmiş gibi nakliyede yaşanan bir talihsizlik. Bu örnekleri çoğaltmak çok mümkün.
Tüm yatırım tek gecede durabilir. Üstüne bir de finansal, operasyonel ve regülasyon kaynaklı riskleri eklerseniz tablo daha da ciddileşiyor. Etkinlikte konuştuğumuzda Tülay Hanım da aynı şeyi söyledi zaten. İki tarafın dili burada buluşuyor.

Poliçeyi Masaya Koyunca

Tülay Hanım bana gelen projelerde ilk yaptığım iş mevcut taslak poliçeyi masaya koyup birkaç soru ile başlamak. Aslında bunlar projeyi ve riskleri tanımlamak için başlangıç tabiki,
1.    Yangın teminatı var ama termal kaçış senaryosu poliçeye girmiş mi, yoksa genel bir ifadeyle mi geçilmiş?
2.    BMS arızası ve siber saldırı gerçekten kapsamda mı, yoksa küçük puntolarla istisna mı yazılmış?
3.    Doğal afet, şebeke arızası, nakliye... Bunlarda boşluk var mı?
4.    Gelir kaybı teminatı alınmış mı, yoksa sadece tesisin bedeli mi korunuyor?
5.    Regülasyon değişirse doğacak zararı kim karşılayacak?
6.    Teminatlar tasarım ve performans garantileriyle uyumlu mu, birbirini tutmayan iki evrak mı imzalanmış?

Altı sorudan kaçına net cevap alındığını söylemek istemem; ama sayı genellikle ikiyi geçmiyor diye ifadesini tamamladı.

Üç Teminat Kuralı

Global piyasalarda üç teminat kuralı var: Üç teminat olmadan masadan kalkma.

Üç teminat derken şu kastediliyor: (1) termal kaçış, BMS arızası ve siber riski ayrı ayrı tanımlayan teknik teminatlar; (2) tasarım ve performans garantileriyle çelişmeyen garanti teminatları; (3) tesisi değil gelir akışını koruyan gelir kaybı ve finansal zarar teminatları.

Üçü bir arada değilse poliçe, duvara asılmış bir kâğıt parçasından fazlası değil aslında. 35 GW'lık pazarda kredi masasına oturan proje sayısı yukarıda ifade ettiğim üçlüyü kuran proje sayısıyla paralel büyüyecek. Bankanın gözünde poliçe evrak değil, gelir akışının ta kendisi.

Sigortacı Rakip Değil, Ortak

Elbette sigortacıyı da anlamak gerek. Enerji depolama, aktüeryal veri açısından henüz genç bir alan; termal kaçış istatistikleri birkaç yıllık. Sigortacının çekincesi keyfi değil, veri eksikliğinden. Bu yüzden poliçeyi sunarken "riskimi paylaş" değil, "riskimi görünür kıl" demek gerekiyor.

Sigorta şirketini rakip olarak görmeyin, risk ortağı olarak görün. Poliçeyi evrak olarak sunarsanız evrak muamelesi görürsünüz; gelir akışının omurgası olarak sunarsanız hem banka hem sigortacı masada size yer açar. Bu ikisi aynı masada oturduğunda proje finanse edilebilir hale geliyor, maliyeti de düşüyor.

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı