Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkileri yıllardır farklı başlıklar üzerinden konuşuyoruz. Avrupa Birliği üyelik süreci, Gümrük Birliği, göç, güvenlik, ticaret ve zaman zaman yaşanan siyasi gerilimler…
Ancak bütün bu büyük başlıkların arasında vatandaşın günlük hayatına en doğrudan dokunan konulardan biri hiç kuşkusuz Schengen vizesi.
Son yıllarda vize randevusu bulmakta yaşanan güçlükler, uzun bekleme süreleri ve kısa süreli vizeler özellikle sık seyahat eden Türk vatandaşlarının en fazla şikâyet ettiği konular arasında yer aldı.
Fakat son dönemde bu alanda dikkat çekici bazı gelişmeler yaşanıyor.
Avrupa Birliği, Temmuz 2025’te Türkiye’de yaşayan ve Schengen vizesine başvuran Türk vatandaşları için daha avantajlı bir uygulamayı devreye aldı.
Yeni sistemin temelinde aslında oldukça basit bir yaklaşım var: Daha önce Schengen vizesi almış ve bunu kurallara uygun kullanmış kişilerin, sonraki başvurularında daha uzun süreli ve çok girişli vize alabilmelerinin kolaylaştırılması.
Bu sistemle birlikte uygun şartları sağlayan başvuru sahiplerinin önce altı aylık, ardından bir yıllık, üç yıllık ve nihayetinde beş yıla kadar geçerli çok girişli vizelere ulaşabilmesinin önü açıldı.
Bu, Türkiye açısından küçümsenmeyecek bir gelişme.
Çünkü Türkiye, Schengen vizesine dünyada en fazla başvuru yapılan ülkeler arasında bulunuyor. 2025 yılında Türkiye’den yapılan kısa süreli Schengen vizesi başvurularının sayısı yaklaşık 1,26 milyona ulaştı.
Dolayısıyla vize konusu yalnızca turistik seyahatlerden ibaret değil.
Avrupa ile iş yapan şirketlerden öğrencilere, akademisyenlerden ailesi Avrupa’da yaşayan vatandaşlara kadar oldukça geniş bir kesimi ilgilendiriyor.
Üstelik değişim yalnızca vizelerle sınırlı değil.
Avrupa Birliği sınırlarında Giriş/Çıkış Sistemi (EES) de artık tamamen devrede. 10 Nisan 2026 itibarıyla sistemin tam olarak uygulanmaya başlamasıyla, Schengen bölgesine kısa süreli seyahat eden AB dışı ülke vatandaşlarının giriş ve çıkışlarının elektronik ortamda kaydedildiği yeni bir dönem başladı.
Pasaportlara vurulan geleneksel giriş-çıkış damgalarının yerini büyük ölçüde dijital kayıtlar alıyor. Sistem yolcuların pasaport bilgilerinin yanı sıra yüz görüntüsü ve parmak izi gibi biyometrik verileri de kullanıyor.
Avrupa böylece sınırlarını bir taraftan daha dijital ve kontrollü hale getirirken, diğer taraftan düzenli seyahat eden kişiler için vize süreçlerini kolaylaştırmaya çalışıyor.
Türkiye açısından asıl önemli soru ise bundan sonra ne olacağı.
Çünkü Ankara ile Brüksel arasında vize serbestisi konusu yeni bir mesele değil. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki vize serbestisi diyaloğu yıllardır devam ediyor ve henüz sonuçlanmış değil.
Haziran 2026’da gerçekleştirilen Türkiye-AB temaslarında da vize işlemleri ve vize serbestisi diyaloğu yeniden gündeme geldi.
Bu nedenle son dönemde atılan adımları “Türk vatandaşlarına vize kalkıyor” şeklinde yorumlamak doğru olmaz.
Ortada henüz böyle bir karar yok.
Ancak daha uzun süreli ve çok girişli vizelerin yaygınlaşması, düzenli seyahat eden vatandaşların her seyahat öncesinde aynı süreci baştan yaşamasını azaltabilecek önemli bir adım.
Bence meselenin dikkat edilmesi gereken tarafı da burada.
Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkiler yalnızca siyasi açıklamalar üzerinden değerlendirilmemeli.
Avrupa Birliği, Türkiye’nin en önemli ekonomik ortaklarından biri. Milyonlarca insanın iki taraf arasında aile, eğitim, turizm ve ticaret bağlantısı bulunuyor.
Bu nedenle vize konusu aslında teknik bir konsolosluk meselesinden çok daha büyük.
İnsanların hareketliliğini, ticareti, eğitimi ve iki toplum arasındaki ilişkiyi doğrudan etkiliyor.
Türkiye-Avrupa ilişkilerinde yıllardır büyük siyasi başlıkların çözülmesini bekliyoruz.
Belki bundan sonraki dönemde değişim, büyük açıklamalardan önce vatandaşın günlük hayatında hissedilmeye başlayacak.
Vize süreçlerinin gerçekten kolaylaşıp kolaylaşmadığını ise alınan kararlardan çok, önümüzdeki aylarda konsoloslukların uygulamaları gösterecek.
Çünkü dış politikada bazen en önemli gelişmeler büyük zirvelerin sonuç bildirgelerinde değil, sıradan bir vatandaşın pasaportunda görülür.