Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Zarafeti kaybeden toplum nezaketi de yitirir

Ayça Kuru, hız çağında yitirilen nezakete dikkat çekerek kültür ve sanatın toplum için artık bir lüks değil, temel bir ihtiyaç olduğunu kaleme aldı.

Zarafeti kaybeden toplum nezaketi de yitirir
Paylaş:
N

Sevgili okuyucularım,

Bir toplumun gerçek gelişmişliği yalnızca gökdelenleriyle, teknolojisiyle ya da ekonomik gücüyle ölçülmez. Asıl gelişmişlik; insanların birbirine nasıl baktığında, nasıl konuştuğunda, nasıl dinlediğinde, nasıl oturduğunda, nasıl teşekkür ettiğinde saklıdır. Zarafet dediğimiz kavram tam da burada başlar. Çünkü zarafet yalnızca şık giyinmek değildir; bir kültür taşıyabilmek, bulunduğun ortama saygı göstermek, sanata değer vermek ve insan ilişkilerinde incelik gösterebilmektir.

Bugün ne yazık ki hız çağında yaşıyoruz. İnsanlar birbirini dinlemiyor, sofralarda telefonlar göz göze gelmenin önüne geçiyor, iletişimde nezaket yerini tahammülsüzlüğe bırakıyor. İşte tam da bu yüzden kültür ve sanat artık bir lüks değil, bir ihtiyaçtır. Çünkü sanat insanı yavaşlatır. Düşündürür. Empati kurdurur. Bir tiyatro sahnesinde kendimizi görürüz, bir keman resitalinde ruhumuzu dinleriz, bir sergide geçmişimizle yüzleşiriz.

Ve Ankara...

Cumhuriyet’in kalbi Ankara yalnızca siyasi bir başkent değildir; aynı zamanda kültürün, sanatın ve entelektüel duruşun da başkentidir. Mustafa Kemal Atatürk bunu yıllar önce görmüş ve Cumhuriyet’in temellerini atarken sanatın mutlaka toplumun merkezinde olması gerektiğini söylemiştir. “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” sözü bugün hâlâ kulaklarımızda yankılanıyor.

Atatürk, yalnızca bu sözü söylemekle kalmamış; operayı, baleyi, tiyatroyu ve senfoni orkestralarını destekleyerek Türkiye’nin kültürel dönüşümünü başlatmıştır. Ankara Devlet Konservatuvarı’nın kurulması, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın güçlendirilmesi ve sanatçıların devlet desteğiyle yetiştirilmesi onun vizyonunun eseridir.

Bu hafta Ankara’da kültür sanat takvimi oldukça güçlü...

Mozart’ın ölümsüz eseri “Figaro’nun Düğünü”, sanatseverlerle buluşuyor. Operaseverler için bu eser yalnızca bir müzik şöleni değil; aynı zamanda insan ilişkilerini, sınıf farklarını ve zekâyı mizahi bir dille anlatan güçlü bir başyapıt.

Ankara tiyatro sahnelerinde ise “Zengin Mutfağı”, “Ölü’n Bizi Ayırana Dek” ve “Etekler ve Pantolonlar” gibi güçlü yapımlar dikkat çekiyor.

İstanbul ise her zamanki gibi sanatın enerjisini taşıyor...

AKM’de tiyatrodan konsere, baleden sergilere kadar uzanan yoğun bir program sanatseverleri bekliyor. ArtContact İstanbul Çağdaş Sanat Fuarı bu hafta sanat çevrelerinin en çok konuştuğu etkinliklerden biri.

İzmir ise zarif ruhunu sanatla harmanlamaya devam ediyor...

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenecek İzmir Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali, sanatın birleştirici gücünü hissettirecek önemli organizasyonlardan biri.

Sevgili okuyucularım,

Çocuklarımızı yalnızca akademik başarıya değil; sanata, nezakete, görgüye ve estetik bakış açısına da yönlendirmeliyiz. Çünkü zarafet öğrenilir. Nezaket geliştirilebilir. Kültür ise yaşatıldıkça büyür.

Unutmayalım...
Kültürlü insan bağırmaz.
Zarif insan küçümsemez.
Sanatla yaşayan insan kaba olamaz.

Damarlarımızda akan asil kanın şerefine, asaletle kalın.

 

Ayça Kuru
Zarafet, İmaj ve İletişim Uzmanı – Yazar
Kişisel Gelişim Uzmanı

0554 280 44 84
aycakuruakademi@gmail.com
Instagram: @aycakuruakademi

 
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı