Hatay’ın deprem sonrası iyilik ablası Çilem Artan, 6 Şubat felaketinden bu yana yalnızca yardım malzemeleriyle değil; umut, güven ve dayanışma ile binlerce insana dokundu. Bingöl kökenli, Hatay doğumlu olan Artan, deprem gecesi Ekinci’den Esentepe’ye anne babasına koşarak başlayan yardım yolculuğunu, bugün tüm Hatay’a yayılan bir iyilik seferberliğine dönüştürdü.
DEPREM GECESİNDEN UMUDA
Deprem anında çevresine yardım eden, babasına avuçlarıyla yağmur suyu içiren Artan için o an bir dönüm noktası oldu. Çilem Artan, siyah giysileriyle dolaşmaya devam ederken, bunu bir yas değil; Hatay’a ve kaybettiklerine bir vefa olarak görüyor.
Artan, dayanışma süresince bir yandan da belediyeler ve siyasi partiler aracılığıyla malzemeleri konteynerkentlere, köylere ve ilçelere ulaştırdı. İskenderun’dan Samandağ’a, Defne’den Reyhanlı’ya kadar geniş bir coğrafyada yardım elini uzattı.
“DEPREMZEDELERİN ABLASI”
Depremzedeler tarafından “abla” olarak anılan Çilem Artan, bu unvanı bir sorumluluk ve onur olarak görüyor. Onun için ablalık; güven, destek ve moral demek. “Birinin zor günlerinde yalnız olmadığını hissettirebilmek dünyadaki en kıymetli şey” sözleriyle bu misyonunu özetliyor.
İYİLİĞİN ÖRGÜTLENMESİ
Artan, iyiliğin tek başına değil, örgütlenerek büyüdüğünü vurguluyor. Çocukların eğitimi, kadınların güçlendirilmesi ve toplumsal dayanışmanın görünmeyen ama en kritik ihtiyaçlar olduğunu belirtiyor. Ona göre, küçük adımlar birleştiğinde büyük bir güç doğuyor.
EN BÜYÜK MOTİVASYON
Bir çocuğun gülümsemesi, bir annenin “Allah razı olsun” sözü, bir depremzedenin “Abla iyi ki varsın” demesi… İşte Artan’ın en büyük motivasyon kaynağı bunlar oldu. Yorulduğu anlarda bile insanların iyileştiğini görmek ona yeniden güç verdi.
MESAJI NET: UMUDU KAYBETMEYİN
Çilem Artan’ın topluma verdiği en güçlü mesaj ise şu: “Asla umudunuzu kaybetmeyin. Karanlık günlerin ardından mutlaka bir ışık doğar. Birlikte dayanıştıkça her zorluğu aşarız.”