Bu yıl Nobel Kimya Ödülü’nü kazanan isimlerden biri olan Filistin kökenli bilim insanı Omar Mwannes Yaghi, çocukluk yıllarını Ürdün’ün başkenti Amman’daki bir mülteci kampında geçirdi. İsrail işgali sonucu yurdundan edilen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Yaghi’nin yaşam öyküsü, tüm zorluklara rağmen bilime sarılmanın simgesi haline dönüştü.
ZOR KOŞULLARDA BAŞLAYAN BİLİM SERÜVENİ
1965 yılında Amman’da doğan Yaghi, çocukluğunu suyu, elektriği ve tesisatı olmayan bir evde geçirdi. Ailesinin kaldığı tek odalı evin bir bölümü inekler için ayrılmışken, diğer kısmı çocukların yatıp kalktığı yaşam alanı olarak kullanılıyordu.
Babasının desteğiyle küçük yaşta kimyaya ilgi duymaya başlayan Yaghi, 15 yaşında eğitim için ABD’ye göç etti.
Üniversite eğitimini Illinois Üniversitesi Urbana-Champaign kampüsünde tamamlayan Yaghi, doktorasını burada yaptıktan sonra Harvard Üniversitesi’nde doktora sonrası araştırmacı olarak çalıştı.
BİLİMİN EŞİTLEYİCİ GÜCÜNE İNANAN BİR BİLİM İNSANI
Nobel Komitesine yaptığı açıklamada, “Mülteci bir ailenin çocuğu olarak çok mütevazı bir evde büyüdüm. Annem ve babam okuma yazma bilmiyordu ama bilime olan inancımı hiç kaybetmedim.” şeklinde konuşan Yaghi, bilimi “dünyadaki en büyük eşitlikçi güç” olarak tanımladı.
“Arizona State Üniversitesinde akademik kariyerime başladığımda tek hedefim bir makale yayımlayıp 100 atıf almaktı. Bugün öğrencilerim, grubumuzun 250 binden fazla atıf aldığını söylüyor.” sözleriyle bilimin dönüştürücü etkisini vurguladı.
METAL-ORGANİK ÇERÇEVELERİN MİMARI
“Retiküler kimya” alanının kurucularından biri olarak kabul edilen Yaghi, metal-organik çerçeveler (MOF) ve kovalent organik çerçeveler (COF) üzerine yaptığı çalışmalarla tanınıyor.
Bu yapılar, gaz depolama, su arıtma, karbondioksit yakalama ve hidrojen depolama gibi çevresel alanlarda yenilikçi çözümler geliştirilmesine olanak sağlıyor.
Yaghi’nin geliştirdiği bu sistemler, bugün çöl havasından içme suyu üretimi ve karbon tutma teknolojilerinde kullanılabiliyor.
NOBEL ÖDÜLÜNE GİDEN YOL
İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, 2025 Nobel Kimya Ödülü’nü Omar Mwannes Yaghi, Japon kimyager Susumu Kitagawa ve Avustralyalı bilim insanı Richard Robson arasında paylaştırdı.
Üçlü, “metal-organik çerçevelerin geliştirilmesi” konusundaki öncü çalışmalarıyla ödüle layık görüldü.
Bu moleküler yapıların “çöl havasından su toplama, kirleticileri filtreleme, karbondioksiti yakalama ve enerji depolama teknolojilerinde devrim yarattığını” duyurdu.
DÜNYA BİLİM CAMİASININ ONURLANDIRDIĞI BİR İSİM
Günümüzde California Üniversitesi Berkeley’de profesör olarak görev yapan Yaghi, aynı zamanda Berkeley Küresel Bilim Enstitüsü’nün kurucu direktörlüğü görevini üstleniyor. Daha önce Wolf Kimya Ödülü, Albert Einstein Dünya Bilim Ödülü ve Tang Ödülü gibi saygın uluslararası ödüllerin de sahibi olan Yaghi, bilimsel üretkenliğiyle çağımızın en etkili kimyagerlerinden biri olarak gösteriliyor.
FİLİSTİNLİ BİR MÜLTECİ DÜNYA BİLİM SAHNESİNDE
Omar Mwannes Yaghi’nin hikayesi, yalnızca bir bilimsel başarı öyküsü değil; aynı zamanda kararlılığın, umudun ve bilimin insan hayatını değiştirme gücünün somut bir göstergesi.
Zor şartlarda başlayan bu yolculuk, Filistinli bir çocuğun bilimle dünyayı değiştirebileceğini gösteren en çarpıcı örneklerden biri olarak hafızalarda yer etti.
Haber Merkezi
