TBMM Genel Kurulu'nda İYİ Parti'nin basın özgürlüğüne ilişkin araştırma önergesi reddedildi. Görüşmelerde fon soruşturmasıyla ilgili haberleri nedeniyle dört gazeteci hakkında talep edilen hapis cezaları, medya kuruluşlarına kayyum atanması ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engelleri tartışıldı. Muhalefet milletvekilleri basın üzerindeki baskıların arttığını savunurken AK Parti, her adli işlemin baskı, her idari yaptırımın ise sansür olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ÖNERGESİ MECLİS'TE REDDEDİLDİ
TBMM Genel Kurulu'nda İYİ Parti'nin gazetecilik faaliyetlerinin özgürce yürütülmesini sağlamak ve basın özgürlüğünü etkileyen uygulamaları araştırmak amacıyla sunduğu önerge görüşüldü.
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı'nın hazırladığı önergenin görüşmelerinde gazetecilere yönelik yargı süreçleri, televizyon kanallarının yönetimlerine yapılan müdahaleler ve dijital platformlardaki erişim engelleri gündeme geldi.
İYİ Parti, CHP, DEM Parti ve YENİ Parti temsilcileri mevcut uygulamalara yönelik eleştirilerini dile getirirken AK Parti İstanbul Milletvekili Şengül Karslı, önergenin gerekçesindeki değerlendirmelere karşı çıktı.
Görüşmelerin ardından İYİ Parti'nin Meclis araştırması önergesi reddedildi.
FON SORUŞTURMASI VE GAZETECİLERE İSTENEN CEZALAR GÜNDEMDE
Önergenin gerekçesini açıklayan İYİ Parti Milletvekili Selcan Taşcı, fon soruşturmasına ilişkin haberler nedeniyle gazetecilerin yargılanmasını eleştirdi.
Taşcı, gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında ayrı ayrı 14 yıl 10 ay, Mustafa Balcı hakkında 10 yıl 10 ay, Şaban Sevinç hakkında ise 18 yıl 11 ay hapis cezası istendiğini belirtti.
Gazetecilere yöneltilen suçlamaların hukuki açıdan tartışmalı olduğunu savunan Taşcı, Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesine işaret etti.
Taşcı, fon soruşturmasına ilişkin haber yapan gazetecilerin değil, haksız kazanç sağladığı iddia edilen kişilerin yargılanması gerektiğini ifade etti.
Konuşmasında gazetecilerin görevlerinin kamuoyunu bilgilendirmek olduğunu vurgulayan Taşcı, şu ifadeleri kullandı:
"Bir gazetecinin fon hırsızlığıyla ilgili eleştirisini, eleştiri bile değil hatta, sorusunu adam öldürmeye teşebbüsle bir tutmuş ceza bakımından, terör örgütü üyeliğiyle bir tutmuş. Anlamanız için daha kaç kere tekrarlamak durumunda kalacağız burada, bilmiyorum; hırsızlık suçtur, gazetecinin ‘Hırsız var?’ diye yazması suç değildir."
TAŞCI: GAZETECİLERİ HAPSEDEBİLİRSİNİZ, HAKİKATİ ASLA
Türkiye'nin Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde dört sıra gerileyerek 180 ülke arasında 163. sıraya düştüğünü söyleyen Taşcı, basın özgürlüğüne yönelik uygulamaların yeniden değerlendirilmesini istedi.
Gazetecilere yönelik yargı süreçlerinin aileleri de etkilediğini belirten Taşcı, Meclis bünyesinde araştırma komisyonu kurulması çağrısında bulundu.
Taşcı, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"Gazetecileri hapsedebilirsiniz, hakikati asla. Onun için, ayarını bozduğunuz kantarın sizi de tartmasını beklemeyin, bu önergeyi fırsat bilin. Bir komisyon kuralım"
HALK TV ÇALIŞANLARININ MAAŞLARI MECLİS GÜNDEMİNDE
CHP İstanbul Milletvekili Kadri Enis Berberoğlu, basın özgürlüğü tartışmalarında medya çalışanlarının yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti.
Halk TV'nin 14 Ekim'de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yönetimine geçtiğini belirten Berberoğlu, kanal çalışanlarının idari izinli sayıldığını ve maaş ödemelerinde gecikmeler yaşandığını söyledi.
Berberoğlu, çalışanların hak ettikleri ücretlerin zamanında yatırılmadığını savunarak TMSF yönetimindeki diğer medya kuruluşlarıyla karşılaştırma yaptı.
Habertürk çalışanlarının maaşlarının düzenli ödendiğini belirten Berberoğlu, Halk TV'deki gecikmelerin nedenini sorguladı.
Sabah saatlerinde yapılan girişimlerin ardından çalışanların maaşlarının bir bölümünün yatırıldığı bilgisini aldıklarını da aktardı.
Berberoğlu, medya çalışanlarının ekonomik haklarının korunması gerektiğini ifade etti.
DEM PARTİ'DEN ERİŞİM ENGELLERİ VE KAYYUM ELEŞTİRİSİ
DEM Parti Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez, gazetecilere yönelik uygulamaların birbirini tamamlayan bir baskı mekanizması oluşturduğunu savundu.
Düşünmez, kolluk kuvvetleri, yargı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve idari makamların uygulamalarını eleştirdi.
Konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Sorulara cevap vermek yerine soruları soranları cezalandırmayı tercih ettiniz. Karşımızdaki tablo kolluktan yargıya, RTÜK'ten idari makamlara uzanan, birbirini tamamlayan bir baskı mekanizmasıdır"
Düşünmez, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını, erişim engellerinin kaldırılmasını ve medya kuruluşlarına kayyum atanması uygulamasına son verilmesini istedi.
Ayrıca Dezenformasyon Yasası ile Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
ÇAKIRÖZER'DEN DÖRT GAZETECİYE İSTENEN CEZALARA TEPKİ
YENİ Parti Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de fon soruşturmasına ilişkin haber yapan gazetecilerin yargılanmasını gündeme getirdi.
Çakırözer, Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında toplam 56 yıl hapis cezası talep edildiğini söyledi.
Fon soruşturmasının başlamasının üzerinden 50 gün geçtiğini belirten Çakırözer, soruşturmanın merkezindeki kişiler hakkında henüz dava açılmadığını öne sürdü.
Gazetecilerin haberleri nedeniyle yargılanmasını eleştiren Çakırözer, şu ifadeleri kullandı:
"Sırf vurgunlarınızı açığa çıkardılar diye bu 4 gazeteciyi toplam elli altı yıl hapis cezasıyla yargılıyorsunuz. Soruyorum: Bu gazeteciler cinayet mi işledi arkadaşlar?"
Çakırözer, gazetecilerin sık sık mahkemeye çıktığını belirterek ekim ayında 11 gazetecinin gözaltına alındığını, 6 gazetecinin ise tutuklandığını söyledi.
SOSYAL MEDYA HESAPLARINA GETİRİLEN ENGELLER TARTIŞILDI
Utku Çakırözer, gazetecilere yönelik uygulamaların dijital platformlara da taşındığını savundu.
Tele1'e kayyum atanmasını, Halk TV'ye yönelik uygulamaları ve bazı televizyon kanallarına verilen cezaları eleştiren Çakırözer, sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine ilişkin rakamlar paylaştı.
Çakırözer, eylül ayında 1.270, ekim ayında ise 867 X hesabına erişim engeli getirildiğini söyledi.
Engellenen hesaplar arasında gazetecilere, avukatlara, ekonomi yorumcularına ve medya kuruluşlarına ait hesapların bulunduğunu belirtti.
Halkın haber alma hakkının korunması gerektiğini vurgulayan Çakırözer, gazetecilik faaliyetlerinin cezalandırılmasına karşı çıktı.
AK PARTİ'DEN ELEŞTİRİLERE YANIT
AK Parti Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Şengül Karslı, basın özgürlüğünün yalnızca gazetecileri değil, vatandaşların doğru bilgiye erişim hakkını da ilgilendirdiğini belirtti.
Karslı, basın özgürlüğünün korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu ifade ederken önergenin gerekçesinde yer alan değerlendirmeleri doğru bulmadığını söyledi.
Karslı, muhalefetin eleştirilerine şu sözlerle karşılık verdi:
"Basın özgürlüğünü savunmak hepimizin sorumluluğu. Bunun yolu her adli işlemi baskı, her idari yaptırımı da sansür olarak kabul etmekten geçmez"
Geçmiş dönemlerde medya sahiplerinin siyaset üzerindeki etkisine de değinen Karslı, bazı medya kuruluşlarının kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini savundu.
ÇÖMEZ'DEN TRT VE MEDYA KURULUŞLARINA İLİŞKİN ELEŞTİRİLER
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, AK Parti Milletvekili Şengül Karslı'nın açıklamalarına yanıt verdi.
TRT'nin yayın politikasını eleştiren Çömez, kurumun iktidar yanlısı yayın yaptığını savundu.
Çömez, iktidar döneminde TRT için 12 milyar dolar vergi toplandığını ileri sürdü.
Son iki yılda 10'dan fazla televizyon kanalının yönetimine müdahale edildiğini iddia eden Çömez, medya kuruluşlarına yönelik uygulamaların basın özgürlüğünü olumsuz etkilediğini söyledi.
Türkiye'de medyanın yüzde 95'inin iktidarın kontrolüne geçtiğini öne süren Çömez, mevcut basın özgürlüğü ortamını 28 Şubat dönemiyle karşılaştırdı.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMAYACAK
TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerde gazetecilere açılan davalar, medya kuruluşlarına yönelik idari işlemler ve erişim engelleri konusunda farklı görüşler dile getirildi.
Muhalefet milletvekilleri uygulamaların araştırılması için komisyon kurulmasını isterken AK Parti, önergenin gerekçesindeki değerlendirmelere itiraz etti.
Görüşmelerin tamamlanmasının ardından İYİ Parti'nin basın özgürlüğüne ilişkin araştırma önergesi reddedildi.