SON GELİŞMELER
lösev
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Okul Dışı Öğrenme Platformu: Eşitsizlikleri azaltabilir mi?

Haber görseli

Millî Eğitim Bakanlığı’nın hayata geçirdiği “Okul Dışı Öğrenme” dijital platformu, eğitimi sınıfın dört duvarının dışına taşımayı hedefliyor. Müze, kütüphane, bilim merkezi, kültürel ve tarihi mekânlar gibi çok sayıda öğrenme ortamını tek çatı altında toplayan sistem, öğretmenlerin ders içerikleriyle uyumlu mekânlara kolayca erişmesini sağlıyor. Bakanlık açıklamalarına göre platform, okul öncesi, ilkokul ve ortaokul kademelerinde kullanılmak üzere tasarlandı ve binlerce mekân yüz binlerce öğrenme çıktısıyla eşleştirildi. Platform, harita tabanlı arayüzü sayesinde konum bazlı arama yapma, ders-tema-öğrenme çıktısı eşleştirmesi oluşturma ve sanal turlarla mekânları dijital ortamda deneyimleme imkânı sunuyor. Bu yönüyle yalnızca fiziksel ziyaretleri değil, dijital erişimi de kapsayan hibrit bir model öneriyor.

FIRSAT EŞİTLİĞİ İÇİN DİJİTAL BİR ARAÇ MI?

Eğitimde fırsat eşitsizliği uzun süredir tartışılan başlıklardan biri. Büyükşehirlerde yaşayan öğrenciler; müze, bilim merkezi ve kültürel etkinliklere daha kolay erişebilirken, kırsal bölgelerdeki öğrenciler için bu imkânlar sınırlı kalabiliyor. Platformun sanal tur ve dijital içerik desteği, coğrafi dezavantajları kısmen dengeleyebilecek bir araç olarak değerlendiriliyor. Ordu ve Sivas gibi illerde düzenlenen tanıtım toplantılarında da yerel yöneticiler, şehrin sahip olduğu kültürel ve doğal alanların eğitimin bir parçası hâline getirileceğini vurguladı. İl bazında veri girişlerinin yapılması ve yerel mekânların sisteme eklenmesi, her kentin kendi öğrenme haritasını oluşturmasına imkân tanıyor. Bu durum, sadece merkezi değil yerel eşitsizlikleri de azaltma potansiyeli taşıyor.

EZBERDEN DENEYİME GEÇİŞ

Bakanlık, platformla birlikte öğrenciyi pasif konumda bırakan ezber odaklı anlayışın yerine deneyim temelli öğrenmeyi güçlendirmeyi hedefliyor. Etkinlik planları, oyun temelli içerikler, eğitici videolar ve öğretmen rehber materyalleri sayesinde öğretmenler, derslerini gerçek yaşamla ilişkilendirebiliyor. Uzmanlara göre okul dışı öğrenme, özellikle soyut konuların somutlaştırılmasında önemli bir rol oynuyor. Tarih dersinde bir müze ziyareti, fen bilimlerinde bir bilim merkezi deneyimi ya da çevre bilinci için bir geri dönüşüm tesisi gezisi; öğrencinin bilgiyi sadece duymakla kalmayıp deneyimlemesine olanak sağlıyor. Bu da öğrenmenin kalıcılığını artırıyor.

DİJİTAL UÇURUM RİSKİ

Ancak platformun eşitsizlikleri azaltma iddiası, beraberinde yeni bir soruyu da gündeme getiriyor: Dijital altyapı her okulda aynı düzeyde mi? İnternet erişimi, akıllı tahta kullanımı ve öğretmenlerin dijital yeterlilikleri bölgeler arasında farklılık gösterebiliyor. Eğer gerekli teknik altyapı ve hizmet içi eğitim desteği eş zamanlı sunulmazsa, dijital imkânlara erişimi sınırlı okullar için platformun etkisi kısıtlı kalabilir. Bu noktada uzmanlar, platformun sadece içerik üretmekle değil, öğretmen eğitimleri ve teknik destek süreçleriyle birlikte düşünülmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Aksi halde dijital çözüm olarak tasarlanan bir sistem, uygulamada yeni eşitsizlik alanları doğurabilir.

SAHADA NASIL KARŞILIK BULACAK?

Platformun erişime açılmasıyla birlikte asıl belirleyici unsur, öğretmenlerin sistemi ne ölçüde aktif kullanacağı olacak. Planlama kolaylığı ve içerik çeşitliliği, öğretmenlerin ders tasarımını zenginleştirebilir. Ancak yoğun müfredat, zaman kısıtı ve idari süreçler, okul dışı etkinliklerin uygulanabilirliğini etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Okul Dışı Öğrenme Platformu, doğru altyapı ve etkin kullanım sağlandığı takdirde coğrafi ve imkânsal farklılıkları azaltabilecek önemli bir adım olarak görülüyor. Eğitimde eşitliği yalnızca fiziki imkânlarla değil, dijital erişim ve pedagojik destekle birlikte ele alan bu modelin, sahadaki uygulama sonuçları önümüzdeki dönemde daha net ortaya çıkacak.