Türkiye sermaye piyasaları son günlerin en hareketli dönemlerinden birini yaşıyor. Bazı yatırım fonlarında ortaya çıkan likidite sıkıntısı önce yatırımcı ödemelerini etkiledi, ardından Borsa İstanbul’daki satışları hızlandırdı. Küçük yatırımcı, birikimlerinin güvende olup olmadığı konusunda endişe duymaya başladı. Sürecin büyümesi üzerine Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) devreye girdi. Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve BullsPortföy’e ait TEFAS’ta işlem gören fonlarda alım satım durduruldu. Listede yer alan 130 fon için tasfiye kararı verildi.
SORUN NASIL BAŞLADI?
Fon piyasasındaki sıkıntının temelinde bazı fonların Borsa İstanbul’da işlem hacmi düşük hisselerde yüksek pozisyonlar oluşturması bulunuyor. Bu hisselerdeki yükseliş fon getirilerini artırdı. Yüksek getiriler yeni yatırımcıları fonlara çekerken, gelen para yeniden benzer hisselere yöneldi. Böylece yükseliş bir süre kendi kendini destekledi. Ancak yatırımcıların fondan çıkmaya başlamasıyla sistem ters yönde çalışmaya başladı.
VARLIK VAR AMA NAKDE ÇEVİRMEK ZOR
Yatırımcı fon payını sattığında karşılığının nakit olarak ödenmesi gerekiyor. Fonun yeterli nakdi bulunmuyorsa portföyündeki varlıkları satması gerekiyor.
İşlem hacmi düşük bir hissede milyarlarca liralık pozisyon taşımak mümkün olabiliyor. Ancak bu pozisyonun büyük bölümünü kısa sürede satmak istendiğinde aynı miktarda alıcı bulunamayabiliyor.
SPK’NIN AĞUSTOS KARARI DENGELERİ DEĞİŞTİRDİ
SPK, 28 Ağustos’ta özellikle serbest fonların belirli hisselerde aşırı yoğunlaşmasını sınırlamak amacıyla yeni düzenlemeler açıkladı.
BİST 30 dışında kalan hisselerde, fon içindeki ağırlığı yüzde 5’i geçen pozisyonların toplamına yüzde 20 sınırı getirildi. Mevcut portföylerin de yeni sınırlara kademeli şekilde uyum sağlaması istendi. Bu düzenleme, yoğun pozisyon taşıyan bazı fonların ellerindeki hisseleri azaltmasını gerektirdi.
ÖDEMELER AKSAYINCA KRİZ GÖRÜNÜR HALE GELDİ
Sürecin önemli aşaması yatırımcı ödemelerindeki gecikmeler oldu.15 Eylül’de Pusula Portföy’ün bazı fonlarında yatırımcılara yapılması gereken ödemeler zamanında gerçekleştirilemedi. Finans piyasalarında bu durum “temerrüt” olarak ifade ediliyor. Bir gün sonra TeraPortföy’ün bazı fonlarında da benzer sıkıntılar yaşandı. Sorunun başka fonlara yayılabileceği endişesi piyasadaki satış baskısını artırdı.
FONLARDAKİ SORUN BORSAYA NASIL YAYILDI?
Nakit ihtiyacındaki fonların portföylerinden satış yapması gerekiyordu. Ancak düşük hacimli hisselerde yeterli alıcı bulunamayınca kolay satılabilen daha likit hisseler de satış baskısıyla karşılaştı. Böylece hareket yalnızca sorunlu fonların yoğunlaştığı hisselerle sınırlı kalmadı. Satışların borsanın geneline yayılmasıyla 16 Eylül’de BİST 100 endeksindeki kayıp yüzde 5’i aştı.
SPK 130 FON İÇİN TASFİYE KARARI VERDİ
Piyasadaki hareketliliğin ardından SPK 17 Eylül’de kapsamlı bir adım attı. Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve BullsPortföy’ün TEFAS’ta işlem gören fonlarında işlemler durduruldu. Bu şirketlere ait listelenen 130 fonun tasfiye edilmesine karar verildi. Ödeme sorunu ilk olarak belirli fonlarda ortaya çıktı. SPK’nın daha geniş kapsamlı kararı ise riskin büyümesini ve finansal sistemin diğer bölümlerine yayılmasını önlemeyi amaçladı.
TASFİYE KARARI NE ANLAMA GELİYOR?
Yatırımcı açısından en merak edilen ve üzerine tartışılan konu tasfiyenin anlamının ne olduğu oldu. Finans piyasalarında, bir yatırım fonunun tasfiye edilmesi, fonun faaliyetinin sonlandırılarak portföyündeki varlıkların nakde çevrilmesi anlamına geliyor. Böylelikle fonun sahip olduğu hisse senetleri ve diğer finansal varlıklar satılmış olacak. Yükümlülükler ve gerekli giderler karşılandıktan sonra kalan tutar, yatırımcıların sahip oldukları fon payları oranında dağıtılacak. Tasfiye kararı doğrudan “yatırımcının bütün parası gitti” anlamına gelmiyor.
YATIRIMCI NE KADAR PARA ALACAK?
Asıl belirsizlik yatırımcının fon portföyündeki varlıklarının hangi fiyatlardan nakde çevrilebileceğinde başlıyor. Yatırımcıya ödenecek nihai tutar da varlıkların tasfiye sırasında hangi fiyatlardan satılabildiğine bağlı olacak. Tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için Ziraat Bankası ile Türkiye İş Bankası yetkilendirildi. Sürecin yaklaşık üç ay içerisinde tamamlanması öngörülüyor.
NEDEN KAMU MÜDAHALESİ GELDİ?
Yaşananların yalnızca birkaç fonla sınırlı kalmama ihtimali müdahaleyi beraberinde getirdi. Fonların nakit yaratmak için satış yapması, satışların borsayı aşağı çekmesi ve düşen fiyatların yeniden fon çıkışlarını hızlandırması finansal piyasalar açısından bir zincirleme risk oluşturdu. Merkez Bankası piyasaya sağladığı fonlamayı artırırken SPK da bazı piyasa kurallarında geçici düzenlemelere gitti. Finansal İstikrar Komitesi ise problemin fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaştığını ve mevcut durumun geçici ve yönetilebilir olduğunu bildirdi.
HER YATIRIM FONU RİSK ALTINDA MI?
Piyasada farklı yatırım stratejilerine, varlık sınıflarına ve risk seviyelerine sahip yüzlerce fon bulunuyor. Yaşanan bu süreç Türkiye’deki bütün yatırım fonlarını kapsamıyor. SPK’nın son tasfiye kararı belirli portföy yönetim şirketleri ve bunlara bağlı fonlarla sınırlı. Son yaşanan gelişmeler ise yatırım fonlarında yalnızca geçmiş getirinin değil, portföyün hangi varlıklardan oluştuğunun, hisselerdeki yoğunlaşmanın ve bu varlıkların ne kadar kolay nakde çevrilebildiğinin de yatırımcı açısından oldukça önemli olduğunu gösterdi.