Çocuklarda sonbahar ve kış aylarında burun tıkanıklığı sık görülüyor. Ancak şikayet haftalarca geçmiyor, çocuk geceleri ağzı açık uyuyor veya sürekli horluyorsa sorun basit bir mevsimsel enfeksiyondan farklı olabilir.
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Deniz Özlem Topdağ, uzun süren burun tıkanıklığında beş nedenin özellikle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Geniz eti büyümesi ve alerjik rinit ilk akla gelen nedenler arasında yer alsa da kronik rinosinüzit, burundaki yapısal sorunlar ve yabancı cisimler de benzer tabloya yol açabiliyor.
GECE AĞZI AÇIK UYUYORSA DİKKAT
Burundan yeterince nefes alamayan çocuklar zamanla ağız solunumuna yönelebiliyor. Bu durum özellikle uyku sırasında daha belirgin hale geliyor.
Ağız açık uyuma, horlama, uyku kalitesinde bozulma ve burundan rahat nefes alamama gibi belirtiler uzun süre devam ediyorsa altta yatan nedenin araştırılması gerekiyor.
Topdağ, tıkanıklığın süresinin yanı sıra tek veya çift taraflı olmasının ve eşlik eden diğer şikayetlerin de tanı açısından önemli olduğunu belirtiyor.
1- GENİZ ETİ BÜYÜMESİ
Çocuklarda uzun süren burun tıkanıklığının en sık karşılaşılan nedenlerinden biri geniz eti büyümesi.
Burun boşluğunun arka bölümündeki bu doku normalden fazla büyüdüğünde hava yolunu daraltabiliyor. Çocuklarda sürekli burun tıkanıklığı, ağızdan nefes alma, horlama ve ses değişikliği görülebiliyor.
Sorun yalnızca nefes almayı da etkilemiyor. Geniz eti büyümesi bazı çocuklarda orta kulağın havalanmasını bozarak kulakta sıvı birikmesine ve işitme sorunlarına da yol açabiliyor.
2- ALERJİ SOĞUK ALGINLIĞIYLA KARIŞABİLİYOR
Burun tıkanıklığına hapşırma, kaşıntı ve berrak akıntı eşlik ediyorsa bu kez alerjik rinit ihtimali öne çıkıyor.
Polen, ev tozu akarları ve hayvan kaynaklı alerjenler bazı çocuklarda uzun süreli şikayetlere neden olabiliyor. Gözlerde sulanma ve kaşıntı da tabloya eşlik edebiliyor.
Ailelerin bu belirtileri zaman zaman tekrarlayan soğuk algınlığı olarak değerlendirebildiğini belirten Topdağ, özellikle belirli mevsim veya ortamlarda artan şikayetlere dikkat edilmesi gerektiğini ifade ediyor.
3- 12 HAFTAYI GEÇİYORSA BAŞKA BİR NEDEN OLABİLİR
Burun tıkanıklığının uzun süre devam ettiği çocuklarda kronik rinosinüzit de araştırılması gereken nedenler arasında.
Bu durumda tıkanıklığa koyu burun akıntısı, geniz akıntısı, öksürük ve bazı çocuklarda koku alma sorunları eşlik edebiliyor.
Özellikle gece artan öksürük ve geçmeyen geniz akıntısı dikkat çekiyor. Ancak Topdağ, her uzun süreli burun tıkanıklığında antibiyotik kullanımının doğru olmadığını, tedavinin muayene bulgularına göre belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.
4- SORUN BURUN YAPISINDA OLABİLİR
Burun tıkanıklığının nedeni her zaman enfeksiyon ya da alerji değil.
Burun septumundaki eğrilikler veya burun etlerinin büyümesi hava geçişini zorlaştırabiliyor. Bu sorunlar doğuştan bulunabileceği gibi düşme ve çarpma gibi travmalardan sonra da ortaya çıkabiliyor.
Çocuklarda cerrahi kararın ise yaş, gelişim ve tıkanıklığın şiddetine göre verilmesi gerekiyor. Her yapısal sorun ameliyat anlamına gelmiyor.
5- TEK TARAFLI KÖTÜ KOKULU AKINTI VARSA
Özellikle küçük çocuklarda gözden kaçabilen nedenlerden biri de buruna kaçan yabancı cisimler.
Boncuk, küçük oyuncak parçaları, sünger veya yiyecek parçaları burunda uzun süre kalabiliyor. En dikkat çekici bulgu ise çoğu zaman tek taraflı tıkanıklık ve kötü kokulu akıntı oluyor.
Yabancı cismin evde çıkarılmaya çalışılması ise sorunu daha da büyütebiliyor.
Özellikle düğme pil ve mıknatıs gibi maddeler burun dokusunda ciddi hasara yol açabileceğinden bu durumlarda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.
BURUN AÇICI SPREYLERE DE DİKKAT
Topdağ’ın dikkat çektiği bir diğer konu ise burun açıcı ilaçların kontrolsüz kullanımı.
Bazı spreylerin uzun süre ve hekim önerisi olmadan kullanılması, tıkanıklığın azalması yerine daha da artmasına neden olabiliyor. Çocuklarda tedavinin sorunun kaynağı belirlendikten sonra planlanması önem taşıyor.
NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALI?
Birkaç günlük burun tıkanıklığı çoğu zaman sıradan bir üst solunum yolu enfeksiyonuyla ilişkili olabiliyor. Ancak sorun haftalarca sürüyorsa, sık tekrarlıyorsa veya çocuğun uykusunu etkiliyorsa değerlendirme gerekiyor.
Sürekli ağızdan nefes alma, belirgin horlama, işitme sorunu ve tek taraflı kötü kokulu akıntı da ailelerin göz ardı etmemesi gereken belirtiler arasında.
Topdağ’a göre doğru tanı, hem gereksiz ilaç kullanımının önüne geçiyor hem de çocuğun uyku, solunum ve günlük yaşam kalitesinin korunmasını sağlıyor.