Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesinin ardından 8 Eylül 1999 sonrası sigortalı olan çalışanların kademeli emeklilik talebi gündemdeki yerini koruyor. Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, kademeli emeklilik talebinin kapsamını ve olası düzenlemenin nasıl uygulanabileceğini Manşet Haber’e değerlendirdi.
KADEMELİ EMEKLİLİK KİMLERİ KAPSIYOR?
Kademeli emeklilik düzenlemesinin, 8 Eylül 1999 ile 2008 tarihleri arasında sigortalı olan çalışanları kapsaması bekleniyor. Önerilen sistemde emeklilik yaşı ve prim gün sayısının, sigorta başlangıç yılına göre aşamalı şekilde belirlenmesi öngörülüyor. Av. Arb. Kaya, böyle bir sistemle sigorta başlangıç tarihindeki küçük farkların emeklilik yaşında büyük farklara yol açmasının önüne geçilmesinin amaçlandığını belirtti.
“BİR GÜNLÜK FARK 17 YILA ÇIKIYOR”
Kademeli emeklilik tartışmasının temelinde EYT kapsamındaki tarih sınırı bulunuyor. EYT düzenlemesi 8 Eylül 1999 ve öncesinde sigortalı olanları kapsamıştı. Kaya, bu nedenle 8 Eylül 1999 ile 9 Eylül 1999 tarihlerinde sigorta girişi bulunan çalışanların emeklilik koşullarının önemli ölçüde farklılaştığını söyledi.
Kaya, “Sadece 24 saatlik bir fark yüzünden, bir gün sonra sigortalı olan vatandaşlarımız 17 yıl daha geç emekli olmak gibi ağır bir tabloyla karşılaştı” dedi. Söz konusu farkın sistemde eşitsizlik yarattığını savunan Kaya, daha dengeli bir geçiş takviminin oluşturulması gerektiğini aktardı.
YAŞ VE PRİM ŞARTI NASIL BELİRLENECEK?
Kademeli emeklilik için henüz kesinleşmiş bir yaş veya prim tablosu bulunmuyor. Kaya, talep edilen modelde emeklilik yaşının sigorta giriş yılına göre basamaklandırılabileceğini ifade etti.
Buna göre 1999 sonrasında sigortalı olanlar için yaş şartının 43-45 bandından başlaması, 2008’e yaklaştıkça ise 50-52 yaş seviyelerine yükselmesi öneriliyor. Prim gün şartının da sigorta başlangıç yılına göre kademeli olarak belirlenmesi talep ediliyor.
MECLİS’TE KADEMELİ EMEKLİLİK ÇALIŞMASI VAR MI?
Kademeli emeklilik konusunda çeşitli sivil toplum kuruluşları çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Bazı milletvekilleri tarafından da konuya ilişkin kanun teklifleri Meclis’e sunuldu. Ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanmış ve onaylanmış resmi bir kademeli emeklilik taslağı kamuoyuyla henüz paylaşılmadı.
Kaya, “Şu anki resmi tablo, konunun bir yasal düzenlemeden ziyade güçlü bir toplumsal talep ve Meclis içi mücadele seviyesinde olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.
BÜTÇEYE YÜKÜ NE OLUR?
Kademeli emeklilik düzenlemesinin, sosyal güvenlik sistemi ve kamu maliyesi üzerindeki etkileri de gündemde. Düzenlemenin kapsamı, emekli olacak kişi sayısı ve uygulanacak yaş-prime dayalı model, bütçeye yansıyacak maliyetin belirlenmesinde etkili olacak. Kaya, kademeli emeklilik modelinin EYT’den farklı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, çalışanların aynı anda değil, yıllara yayılan bir takvimle emekli olacağını söyledi. Bu nedenle düzenlemenin bütçe üzerindeki maliyetinin zamana yayılarak daha yönetilebilir hale gelebileceğini ifade eden Kaya, ödenen prim ve çalışma sürelerinin karşılığını daha dengeli bir yaş takvimiyle almanın sosyal devlet anlayışı açısından önemli olduğunu vurguladı.