Yeni eğitim-öğretim yılına sayılı günler kala, veliler okul alışverişini yapmak için tercihini yine büyük marketlerden yana kullanıyor. Büyük marketlerin aynı marka kırtasiye ürünlerini yarı fiyatına satması nedeniyle müşterilerini kaybeden mahalle esnafı, haksız rekabet karşında verdikleri ayakta kalma mücadelesini anlattı.
AYNI ÜRÜN, İKİ FARKLI FİYAT
2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla hareketlenen okul alışverişi, dev zincir marketler ile mahalle esnafı arasındaki derin fiyat uçurumunu bir kez daha gözler önüne serdi. Kırtasiyeci raflarında 200 lira etiketle satılan bir ürün, zincir marketlerin raflarında 50 ile 100 lira bandında alıcı buluyor. Zincir marketler ürünleri yüksek tonajda ve toplu şekilde alabilirken, küçük esnaf daha az ürünü daha pahalıya tedarik etmek zorunda kalıyor. Bu durum, yıl boyunca Eylül ayını bekleyen kırtasiyecileri kepenk kapatma noktasına getirirken, bütçesini düşünen velilerin tercihi de ister istemez market rafları oluyor.
"BİZ BÜTÜN YIL BU AYI BEKLİYORUZ, SEZONUMUZ GASP EDİLİYOR"
Yıllardır sektörün içinde yer alan mahalle kırtasiyecisi Mehmet Yalçın, yaşadıkları çaresizliği ve maliyet eşitsizliğini şu sözlerle dile getirdi:
"Biz küçük esnaflar olarak, malzemelerimizi tedarik etmiş olduğumuz bayilerden alırken en basit örneği vereyim; bir boya grubundan bir ürünü 80 TL artı KDV ile alıyoruz. Bu da bize yaklaşık 90 liraya falan geliyor. Ama bir süpermarkete gittiğimiz zaman, bu marketler aynı ürünü 50 liradan satışa sunuyor. Bizlerin derdi, büyüklerin almış olduğu malzemelerin fiyatlarıyla küçük esnafın aldığı malzeme fiyatlarının arasındaki bu farklılıktır; bu yüzden iş yapamaz durumdayız. Burada yaşanan fiyat dengesizliğini istemiyoruz. Bu haksız rekabetin önüne geçilmesi için üretici fabrikaların bu malzemeleri satarken fiyat etiketlerini doğrudan ürünlerin üzerine basmasını istiyoruz."