Ankara Üniversitesi bünyesinde yürütülen Agrigenomic Hub projesi, genomik teknolojilerle tarım ve hayvancılıkta verimi artırmayı hedefliyor. Proje kapsamında bazı mikrobiyel gübrelerde yüzde 30-40, bazı arpa ve buğday hatlarında ise yüzde 17-23 oranında daha yüksek verim elde edildi.
Türkiye’de tarım ve hayvancılıkta genetik teknolojilerin kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlayan proje, üreticinin aynı emek ve maliyetle daha fazla ürün elde etmesine odaklanıyor.
Ankara Üniversitesi Agrigenomic Hub Projesi Yürütücüsü Prof. Dr. Emre Keskin, projenin 2017 yılında fikir olarak doğduğunu ve 2018 yılında İPA-2 kapsamında sunulduğunu belirtti. Manşet Haber’e konuşan Keskin, merkezin doğrudan yeni bir tohum ya da hayvan türü üretmediğini; bunun yerine üreticilere ve sektöre genetik analiz ile teknoloji desteği sağladığını söyledi.
DAHA AZ SUYLA DAHA FAZLA VERİM
Küresel iklim değişikliği ve kuraklığın tarım üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Keskin, süreci şu sözlerle özetledi:
"Daha az suyla daha yüksek verim sağlayabilecek ürünlerin geliştirilmesi için genetik analizlerden yararlanıyoruz. Anadolu’nun binlerce yıllık genetik kaynaklarını inceleyerek kuraklığa ve hastalıklara dayanıklı, verimli tohumların belirlenmesine yönelik ıslah çalışmalarına destek veriyoruz."
BAKANLIK ENSTİTÜLERİYLE ORTAK ÇALIŞMALAR
Agrigenomic Hub’ın Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Bahçe Bitkileri, Biyoteknoloji ve Tarla Bitkileri enstitüleriyle ortak projeler yürüttüğünü aktaran Keskin; Türkiye’de geliştirilen bazı incir, fıstık, arpa ve buğday hatlarının genetik tescil çalışmalarına katkı sağladıklarını vurguladı. Keskin, mevcut türlerin genetik açıdan daha verimli hale getirilmesi için analizlerin aralıksız sürdüğünü ifade etti.
10 YILLIK ÇALIŞMALAR 2-3 YILA İNİYOR
Merkezin sahip olduğu ileri teknoloji altyapısının genetik ıslah süreçlerini ciddi oranda hızlandırdığını kaydeden Keskin, normal şartlarda 10 yıllar sürebilen araştırmaların 2 ila 3 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanabildiğini belirtti.
MİKROBİYEL GÜBRELERDE YÜZDE 40'A VARAN VERİM
Projenin en dikkat çeken sonuçlarından birinin mikrobiyel gübre çalışmaları olduğunu dile getiren Keskin, detayları şöyle aktardı:
Toprağa faydalı bakterilerin genetik analizleri yapılarak bunlara uygun gübre formülasyonları geliştiriliyor. Bu sayede emsal mikrobiyel gübrelere kıyasla yüzde 30 ila 40 daha fazla verim sağlayan ürünler ortaya çıkıyor. Bazı arpa ve buğday hatlarında ise kuraklık ve hastalıkla mücadelede yüzde 17-23 oranında verim artışı elde edilirken, bazı arpa hatlarındaki malt içeriği yüzde 25’in üzerinde artırıldı.
"DOĞRUDAN ÜRETİCİNİN CEBİNE YANSIYOR"
Yürütülen çalışmaların üretici açısından somut karşılığının doğrudan verim artışı olduğunu vurgulayan Keskin, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
"Aynı miktarda çaba ve aynı miktarda masrafla daha fazla ürün elde edilmesini sağlıyoruz. Bu durum doğrudan çiftçimizin, üreticimizin ve tüm sektörün cebine olumlu yansıyor."