Uluslararası endeks sağlayıcısı Morgan Stanley Capital International (MSCI), 15 Ekim’de Türk hisselerine yönelik yukarı yönlü endeks değişikliklerini derhal ve ikinci bir duyuruya kadar dondurdu. Normal koşullarda Kasım 2026’da yapılması planlanan gözden geçirmeden yaklaşık üç hafta önce gelen bu karar, piyasalarda geniş yankı uyandırdı.
Kararı Manşet Haber’e değerlendiren Ekonomist Şevin Ekinci, MSCI’ın hamlesini “hem beklenenden sert hem de yumuşak” olarak nitelendirerek Türkiye için kritik bir geri sayımın başladığını ifade etti.
“TÜRK HİSSELERİ KESİLEBİLİR AMA YÜKSELTİLEMEZ”
Dondurma kararının üç önemli alanı kapsadığını vurgulayan Ekinci, şunları söyledi:
“Mevcut hisselerin yabancı dahil etme faktörünün yani endeksteki ağırlıklarının artırılması durdurulurken, MSCI Türkiye Yatırım Yapılabilir Piyasa Endeksi’ne yeni şirketlerin girişi ve mevcut şirketlerin küçük ölçekten orta ölçeğe terfi etmesi askıya alındı. Kararın hiçbir hisseyi endeksten çıkarmadığını ve Türkiye’nin sınıflandırmasını an itibarıyla değiştirmedi. Gelinen noktayı net bir biçimde özetledi: Türk hisseleri endeksten kesilebilir ancak yükseltilemez
”GEREKÇE BELLİ: FONLAR ÜZERİNDEN YAPILAN EŞ GÜDÜMLÜ İŞLEMLER
MSCI’ın bu kararı almasında kurumsal yatırımcıların küçük halka açık şirketlerle bağlantılı fon portföyleri üzerinden yürütülen olası eş güdümlü işlemlere dönük endişeleri belirleyici oldu.
Söz konusu işlemlerin fiili dolaşımdaki pay tahminlerinin güvenilirliğini sarstığını ifade eden Ekinci, MSCI’ın inandırıcı ve sürdürülebilir bir denetim, nihai hak sahipliğinin eksiksiz ve vaktinde bildirilmesi ile düşük fiili dolaşımlı hisseler için şeffaf bir çerçeve istediğini kaydetti. Haziran 2027’ye kadar yeterli ilerleme kaydedilmezse Türkiye’nin Sınır (Frontier) veya Müstakil (Standalone) statüsüne düşürülmesine yönelik istişare süreci başlayacak. Aynı gün Endonezya için doğrudan resmi istişare başlatılması Jakarta endeksinde yüzde 11,6’lık tarihi bir çöküş yaratırken, Türkiye doğrudan ceza almak yerine bir uyarı ve son tarih alarak test tarihini yaklaşık yedi ay ileriye ötelemiş oldu.
18 MİLYAR DOLARLIK FON KRİZİ VE BORSADAKİ KAYIPLAR
Kararın arka planında sermaye piyasalarında yaşanan çalkantılar yatıyor. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül’de Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls olmak üzere yedi portföy yönetim şirketinin fon işlemlerini durdurduve 131 fonun tasfiyesine karar verdi.
Toplamda 455 binden fazla yatırımcı adına yaklaşık 18 milyar dolarlık varlığı yöneten bu fonların tasfiye süresi üç aydan altı aya uzatılarak Mart 2027 ortasına çekildi. 18 Ekim’de 66 fonun tasfiyesi biterken Ziraat Bankası üzerinden 45 bini aşkın yatırımcıya yaklaşık 40,8 milyar TL ödendi. Kalan fonlar için yatırımcı başına 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme getiren dokuz maddelik kanun teklifi Meclis Genel Kurulu’na taşınırken, sarsıntının vurduğu BIST 100 endeksi 16 Ekim’de yüzde 2,9 düşerek 11.721 puana indi ve mayıs ayındaki tarihi zirvesinin yüzde 20’den fazla altına geriledi.
ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE HANGİ SENARYOLAR MASADA?
Piyasanın geleceğine dair üç temel senaryo üzerinde duran Ekonomist Şevin Ekinci, en yüksek ihtimali yüzde 55 olasılıkla şartlı geçişe verdi.
Ekonomist Ekinci, baz senaryoda Türkiye için Haziran 2027’de gelişmekte olan piyasalar liginde kalacak ancak endeks dondurması kısmen veya tamamen sürecek değerlendirmesinde bulundu. Denetimlerin yetersiz kalması veya yeni manipülasyonların görülmesi durumunda ise MSCI’ın resmi istişare başlatarak statü düşürme yoluna gitmesi yüzde 30 olasılıkla ikinci senaryo olarak öne çıkıyor. Ekinci, hızlı ve inandırıcı reformlarla dondurmanın erken kaldırıldığı temiz çıkış ihtimali ise yüzde 15 seviyesinde bulunduğunu belirtti.
PASİF FON DESTEĞİ KAYBEDİLDİ
Baz senaryoda dahi dondurmanın büyük olasılıkla devam edeceğine işaret eden Ekinci, Türk hisselerinin küresel pasif fon akışından mahrum kalacağını ifade etti. Reformların hisse fiyatlarını aktif ve yerli yatırımcı alımlarıyla destekleyebileceğini ancak endeks ağırlıklarını artıramayacağını dile getiren Ekinci, MSCI’ın tutuklamalardan ziyade kesinleşen mahkûmiyetleri ve varlık iadelerini ölçüt alacağını vurguladı. Ekinci, önümüzdeki günlerde Meclis’teki kanun teklifinin, tasfiyelerin seyrinin ve sermaye piyasası suçlarına yönelik yeni yasal adımların piyasanın kaderini tayin edeceğini kaydetti.