Türkiye’de eğitimde fırsat eşitliği tartışmaları sürerken, New York Üniversitesi (NYU) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Şirin önemli uyarılarda bulundu. Manşet Haber’e konuşan Prof. Dr. Şirin, Türkiye’de çocukların önemli bir kısmının hayata dezavantajlı başladığını söyledi. Şirin, "Türkiye'de çocukların yüzde 70’e yakını maça birkaç sıfır geriden başlıyor" dedi.
Yoksulluğun sadece gelir eksikliği değil, zaman yoksulluğu ve stres anlamına geldiğini dile getiren Şirin, derinleşen bu uçuruma karşı acil önlem alınması gerektiğini söyledi.
"EŞİTSİZLİK DOĞUMHANEDE BAŞLIYOR"
Prof. Dr. Şirin, “Fırsat eşitsizliği, sanılanın aksine okulda değil, doğumhanede, hatta anne karnında başlıyor” dedi. Geçim derdi ve ailelerin yaşadığı yükün çocukların gelişimine etkisine değinen Prof. Dr. Selçuk Şirin, durumu şu sözlerle özetledi:
"Akşam sofraya koyacağı yemeği, ay sonunda ödeyeceği kirayı düşünen anne babaların çocuklarının gelişimine yeterince zaman ve enerji ayırması kolay değil. O yüzden bir çocuğun kelime hazinesi, öğrenme becerileri ve sosyal gelişimi, daha okula başlamadan ailesinin ekonomik durumu tarafından belirleniyor."
"DEVLET DOĞUMHANEDE HER BEBEĞE KİTAPLIK VERMELİ"
Prof. Dr. Şirin, devletin en acil görevinin doğum anından itibaren verilen bir "erken çocukluk" destek sistemi kurmak olduğunu vurguladı. Özellikle yoksul ailelere beslenme desteği, ebeveyn rehberliği ve ücretsiz bakım hizmeti sunulması gerektiğini aktaran Şirin, çocukların ilk aylardan itibaren kitapla ve oyunla büyümesinin önemine değindi. Şirin, devletin her yenidoğan bebeğe yaşına uygun kitaplardan oluşan bir "bebek kitaplığını" henüz doğumhanedeyken hediye etmesi gerektiğini kaydetti.
"SAĞLIK HİZMETİNDE AMERİKA'DAN İYİYİZ AMA BİLİŞSEL GELİŞİMDE EKSİK VAR"
Türkiye'nin erken çocuk bakımının sağlık boyutunda önemli bir başarı yakaladığına işaret eden Prof. Dr. Selçuk Şirin, eksik kalan iki boyuta vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye erken çocuk bakımının sağlık ayağını örneğin benim yaşadığım Amerika’ya göre çok iyi yürütüyor. Doğum ve sonrası sağlık hizmetleri görebildiğim kadarıyla çok iyi. Şimdi bunun yanına erken çocuklukta bilişsel ve sosyal/duygusal gelişim destek programlarını koymamız gerekiyor. Bunlar gelişimin üç saç ayağı. İlkinde iyiyiz, diğer ikisinde yapacağımız çok şey var."
"GELECEĞİ DEĞİŞTİRMEK İSTİYORSAK BEBEKLERDEN BAŞLAMALIYIZ"
Son bilimsel verilerin erken çocukluk dönemini işaret ettiğini vurgulayan Selçuk Şirin, açıklamasını şöyle tamamladı:
"Yetişin Çocuklar kitabımı yeni araştırmalarla yenilerken fark ettim ki tüm çalışmalar daha erkene kaymış. Kitabın ilk dört bölümünü, yani neredeyse yarısını okul öncesi döneme ayırdım. Çünkü bir ülkenin geleceğini değiştirmek istiyorsanız işe üniversitelerden değil, bebeklerden başlamalısınız."