Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin son günlerine ilişkin ayrıntıları, uzun yıllar birlikte çalıştığı Prof. Dr. Betül Çotuksöken paylaştı. Çotuksöken, Kuçuradi’den aldığı son imzanın 29 Eylül akşamına ait olduğunu belirterek, yaşamının son günlerine kadar felsefe, eğitim ve insan üzerine çalışmayı sürdürdüğünü söyledi.
Kuçuradi’nin 90. doğum yılı dolayısıyla hazırlanan “İoanna Kuçuradi Sempozyum & Tiyatro” etkinliği, Sarıyer Belediyesi ev sahipliğinde Boğaziçi Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Sarıyer Belediye Başkanı Mustafa Oktay Aksu’nun da katıldığı programda akademisyenler, araştırmacılar ve farklı mesleklerden öğrencisi olan isimler Kuçuradi’nin düşünsel mirasını ele aldı. Program sonunda konuşmacılara plaket takdim edildi.SON İMZA 29 EYLÜL’DE GELDİ
Kuçuradi’den aldığı son imzanın tarihini paylaşan Çotuksöken, “Hocadan en son imzayı 29 Eylül akşamı, saat 9 civarında aldım. İmzayı bizzat attı. ‘Oku Betül’ dedi. Yazıyı ben kaleme almıştım” dedi.Söz konusu metnin, Türkiye Felsefe Kurumu’nun Ulusal Felsefe Olimpiyatları kapsamında Millî Eğitim Bakanlığına göndereceği bir yazı olduğunu belirten Çotuksöken, “Yine felsefeyle, yine insanla, eğitimle, öğretimle ilgiliydi. Son anına kadar” ifadelerini kullandı.
DÜŞÜNCESİNİN MERKEZİNDE İNSAN HAKLARI VARDI
Çotuksöken’e göre Kuçuradi’nin felsefi yaklaşımının merkezinde insan hakları, etik ve bilgi yer alıyordu. İnsan-insan, insan-toplum, insan-kurum ve insan-devlet ilişkilerini etik ve insan hakları temelinde değerlendiren Kuçuradi’nin özellikle insan ilişkilerinde ortaya çıkan sorunlara önem verdiğini belirten Çotuksöken, “İnsan sorunlarına, dünya sorunlarına ve özellikle insan ilişkilerinde ortaya çıkan sorunlara çok ağırlık veriyordu. En temel kavramı bütün bunları toparlayan insan hakları kavramıydı” dedi.
Kuçuradi’nin bilgiyle bilgi olmayanı ayırmaya büyük önem verdiğini anlatan Çotuksöken, bilgisizliğin pek çok sorunun kaynağında bulunduğuna inandığını söyledi. Bu konuda zaman zaman farklı düşündüklerini de aktaran Çotuksöken, “Ben, ‘İnsan biliyor ama yine de yapmıyor’ derdim. O ise ‘Çok iyi bilse yapar’ diye düşünürdü” sözleriyle Kuçuradi’nin bilgiye verdiği önemi anlattı.
“YAŞA BETÜL” DEDİĞİ ANLAR
Çotuksöken, Kuçuradi’nin günlük yaşamında ölçülü, temkinli ve yapılan işin iyi sonuçlanmasına önem veren bir tavrı olduğunu belirtti. Kuçuradi’nin olumlu sonuçlanan çalışmalar karşısında sık sık “Yaşa” dediğini aktaran Çotuksöken, “O ‘yaşa’yı ben çok duydum; benimle ilgili olarak da ‘Yaşa Betül’ derdi” ifadelerini kullandı.
YARIM KALAN ÇALIŞMALAR SÜRDÜRÜLECEK
Türkiye Felsefe Kurumu Başkan Yardımcısı Betül Çotuksöken, Kuçuradi’nin ardından en önemli sorumluluklarından birinin onun düşünsel mirasını ve yarım kalan çalışmalarını gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu belirtti. Çotuksöken, “Hocanın kültür kalıtını, mirasını en iyi şekilde genç kuşaklara yansıtmak gerekiyor” dedi. Kuçuradi’nin bilgisayarındaki dosyaların inceleneceğini ve yarım kalan çalışmaların belirleneceğini de aktardı.
Kuçuradi ile son yıllarda yürüttükleri ortak çalışmalardan biri olan, Cumhuriyet’in 100. yılı kapsamında düzenlenen Türkiye Felsefe Kongresi’nin yaklaşık 1500 sayfalık, dört ciltlik yayınını hatırlatan Çotuksöken, “İyi ki onunla son iki yılda beraber bir çalışma yapmışız” diye konuştu.Türkiye Felsefe Kurumu’nun 50. yılına ilişkin toplantı notlarının ise Kuçuradi’nin hastalığının ilerlemesi nedeniyle tamamlanamadığını belirten Çotuksöken, yazıların büyük bölümünün hazır olduğunu söyledi. Kuçuradi’nin yarım kalan çalışmalarını tamamlamanın ve düşünsel mirasını yeni kuşaklara aktarmanın bundan sonraki en önemli sorumluluklardan biri olacağını vurguladı.