Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

TBMM'ye eğitim çağrısı "Atama bekleyenler kanayan yaramız"

Ankara’da düzenlenen çalıştayda bir araya gelen eğitim sendikası temsilcileri ve Milletvekili Selçuk Türkoğlu, öğretmenlerin yoksullaşması, mülakat adaletsizliği ve atanmayan öğretmen sorununa karşı ortak mücadele ve Meclis’te yasal düzenleme çağrısında bulundu.

ÖZEL HABER 10.10.2026 19:23 Güncelleme: 10.10.2026 19:33 Selin Sözen Okuma Süresi: 4 dk
TBMM'ye eğitim çağrısı "Atama bekleyenler kanayan yaramız"
Paylaş:
N

Ankara’da İYİ Parti tarafından düzenlenen "İyi Gelecek İçin Emek Çalıştayı" programının "Eğitim Çalışanlarının Sorunları" oturumunda eğitim dünyasının temsilcileri Manşet Haber’e özel açıklamalarda bulundu. Sendika temsilcileri ve Milletvekili Selçuk Türkoğlu, eğitimcilerin yaşadığı sorunları ve çözüm yollarını tek tek sıraladı.

Doç. Dr. Veysel Dinler moderatörlüğünde düzenlenen oturumda; Eğitim-İş, KESK/Eğitim-Sen ve Hürriyetçi Eğitim Sen genel başkanları ile İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu aynı masada bir araya geldi. Eğitimciler; atanmayan öğretmenlerden geçim sıkıntısına, mesleki prestij kaybından tasarruf tedbirlerine kadar birçok konuda Manşet Haber'e önemli değerlendirmelerde bulundu.

"ATAMA BEKLEYEN ÖĞRETMEN MESELESİ TÜRKİYE’NİN KANAYAN YARASIDIR"

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, eski bir öğretmen ve sendikacı kimliğiyle eğitimcilerin yaşadığı en acil sorunları ve Meclis’teki çözüm yol haritasını Manşet Haber’e değerlendirdi. Türkoğlu, eğitim hayatındaki sorunların ideolojiler üstü ele alınması gerektiğini vurguladı.

Manşet Haber’e konuşan İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, eğitim çalışanlarının sorunlarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Şu an en acil sorunların başında, atama bekleyen sayıları neredeyse bir milyona yaklaşmış bir sorunumuz var. Atama bekleyen öğretmen sorunu şu an Türkiye'nin kanayan yarasıdır. Bunun haricinde akademiye geçilmekle birlikte yeterli atamanın olmayışı, ücretli öğretmen meselesi, özel okul öğretmenlerinin resmen kölelik standartlarında ve anayasaya aykırı bir şekilde çok ağır şartlarda çalıştırılıyor olması, mülakat meselesi şu an eğitim çalışanlarının en önemli sorunları arasındadır."

Çalıştaydan çıkacak sonuçların TBMM çatısına taşınacağını belirten Türkoğlu, izleyecekleri yol haritasını şu sözlerle aktardı:

"Bu çalıştayın tamamından gerek emek gerekse bu oturum eğitim çalışanlarıyla ilgili; mutlaka bunların içerisinde Meclis'e taşınması gereken gerek araştırma önergesi gerek soru önergesi gerekse de kanun teklifiyle olanların hepsinin çalışmasını yapacağız. Raporlar yarın çıkacak, kayıtlar alınıyor. Süzüldükten sonra bu çıkan sonuçları da raporlandıracağız, taşımamız gereken her yere taşıyacağız. Eğitim çalışanlarıyla ilgili olarak da gerek bu toplantıdan gerekse genel olarak hocalarımızın bize vermiş oldukları bilgi notlarından süzdüğümüz çalışmalarla bunu yapacağız."

Farklı sendikaların aynı masada buluşmasının önemini vurgulayan Türkoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Gerek emeğin gerekse çalışma hayatının sorunlarına ideolojik bakamayız. Çünkü emek hepsinin üzerindedir, kutsaldır, kıymetlidir. Alın teri kutsaldır, kıymetlidir. Emek gibi, eğitim çalışanlarının sorunları gibi, maden çalışanlarının sorunları gibi, sağlık çalışanlarının sorunları gibi konuları ideolojilere göre tasnif edemeyiz. Buna topyekun bir bakış açısı koymak zorundayız. O yüzden biz bu çalışmayı bu farkındalıkla yaptık."

"ÖĞRETMENE VERİLEN DEĞER TÖRENDEKİ SÖZLE DEĞİL, BÜTÇEYLE ÖLÇÜLÜR"

Eğitimdeki en temel sorunun öğretmene verilen değerin sistematik olarak aşındırılması olduğunu vurgulayan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, iktidarın eğitim ve tasarruf politikalarını sert bir dille eleştirdi.

"ÖĞRETMENİN GEÇİMİNDEN KISARAK BU ÜLKENİN GELECEĞİ BÜYÜTÜLEMEZ"

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Cumhuriyetin öğretmene verdiği değerin bu dönemde en ağır biçimde aşındırıldığını ifade etti. Diploması olduğu hâlde atanmayan, güvencesiz çalıştırılan ve okullarda şiddete uğrayan öğretmenlerin tablosuna dikkat çeken Özbay, yaşanan krizin tesadüf olmadığını söyledi.

Kadem Özbay, Manşet Haber’e yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:

'Öğretmeni atama beklerken işsizliğe, çalışırken yoksulluğa, sınıfta ise yalnızlığa mahkûm eden bu dönem, öğretmenliğin ve mesleki saygınlığın değersizleştirildiği bir süreçtir. İktidarın kendi harcamalarını "itibar" gerekçesiyle savunurken öğretmenin insanca yaşamını tasarruf konusu yapması, kimin itibarını önemsediğini açıkça gösteriyor.'

Eğitimin kamusal bir hak olduğunu ve öğretmenin geçim kaygısına mahkûm edilmesinin doğrudan çocukların eğitim hakkını zayıflatacağını belirten Özbay, iktidara ayrılan bütçe üzerinden tepki gösterdi.

Manşet Haber’e konuşan Özbay, çağrısını şu sözlerle tamamladı:

'İktidara en net mesajımız şudur: Öğretmene verilen değer, törende söylenen sözle değil; bütçede ayrılan payla, emeğine verilen karşılıkla ve karar alınırken tanınan söz hakkıyla ölçülür. Öğretmeni değersizleştirerek eğitimi güçlendirmek, öğretmenin geçiminden kısarak bu ülkenin geleceğini büyütmek mümkün değildir.'

"MÜLAKAT VE LİYAKATSİZLİK SİSTEMİ ÇÖKERTİYOR"

Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, liyakatsiz atamalar ile mülakat sisteminin eğitim çalışanlarının çalışma barışını bozan en büyük engel olduğunu vurguladı.

Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, Manşet Haber’e yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Eğitim kurumlarında adaleti ve liyakati tesis etmeden hiçbir sorunu çözemeyiz. Mülakat adı altında sürdürülen haksızlıklar genç öğretmen adaylarının geleceğini karartırken, okullardaki çalışma barışını da yok etmektedir. Eğitim çalışanlarının hak ettiği ücret seviyesine ulaştırılması ve mesleki özerkliğinin güvence altına alınması zorunluluktur."

"EĞİTİM KAMUSAL BİR HAK OLMAKTAN ÇIKARILAMAZ"

Eğitimin özelleştirilmesi ve tasarruf tedbirleri adı altında öğretmenlerin haklarının tırpanlanmasına tepki gösterildi.

Manşet Haber’e konuşan Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak değerlendirmelerinde şu hususlara değindi:

"Eğitim alanında yaşanan kriz, bilinçli politikaların bir sonucudur. İktidar eğitimi kamusal bir hizmet olmaktan çıkarıp piyasa koşullarına terk ederken, öğretmenleri de güvencesiz ve esnek çalışma modellerine zorlamaktadır. Öğretmenlerin yoksulluk sınırının üzerindeki bir ücretle, güvenceli ve insanca koşullarda çalışması temel talebimizdir."

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi Muhabir: Selin Sözen
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Almanya’dan Trump’ın Rusya hamlesine net yanıt: "Yaptırımlar sürecek"
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Almanya’dan Trump’ın Rusya hamlesine net yanıt: "Yaptırımlar sürecek"
WhatsApp
İhbar Hattı