Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Levent Doğancı, tetanoz ile ilgili dikkat edilmesi gerekenleri Manşet Haber’e anlattı.
Prof. Dr. Doğancı, tetanozun günümüzde nadir görülse de ölümcül sonuçlar doğurabilen ciddi bir hastalık olduğunu vurguladı. Hastalığın büyük ölçüde aşıyla önlenebildiğini hatırlatan Doğancı, doğru uygulanan bir aşılama takviminin yüzde 99’a varan bir koruyuculuk sağladığının altını çizdi.
BAKTERİ HAYVANLARIN BAĞIRSAKLARINDA YAŞIYOR
Tetanoza yol açan bakterinin yaşam döngüsüne dikkat çeken Prof. Dr. Doğancı, bu organizmanın özellikle otobur hayvanların bağırsaklarında barındığını ifade etti. Doğancı, “Sporlu yapısı sayesinde çevre koşullarına karşı oldukça dirençli olan bu bakteriler, dışkı yoluyla doğaya yayılıyor” dedi. Özellikle kırsal bölgelerde halk arasında yaygın olan "yaraya hayvan gübresi sürme" geleneğinin büyük bir risk taşıdığını belirten Doğancı, şu uyarıda bulundu:
"Hayvan gübresinin içinde tetanoz sporları bulunur. Bu ilkel yöntemler nedeniyle enfekte olan hastaları, tüm tedavi çabalarına rağmen ne yazık ki kaybedebiliyoruz."
KORUMA ÖMÜR BOYU SÜRMÜYOR: HER 10 YILDA BİR HATIRLATMA ŞART
Çocukluk döneminde yapılan aşıların sağladığı korumanın zamanla azaldığına değinen Prof. Dr. Doğancı, yetişkinlerin de belirli aralıklarla aşılarını yenilemesi gerektiğini hatırlattı. Doğancı, çocukluk aşılarının genellikle 15-16 yaşlarına kadar koruma sağladığını, ancak sonrasında bu etkinin düştüğünü belirterek, tetanoz aşısının her 10 yılda bir tekrarlanması gerektiğini vurguladı.
RİSK GRUPLARINDA VE KAZALARDA AŞI UYGULANMALI
Tetanoz vakalarının tamamen ortadan kalkmadığını hatırlatan Prof. Dr. Doğancı, özellikle ileri yaştaki bireylerin ve ciddi yaralanma yaşayanların risk altında olduğunu söyledi. Doğancı, “Trafik kazaları veya derin yaralanmalar sonrasında koruyucu uygulamaların ve aşı takibinin asla ihmal edilmemesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
AŞI TEKNOLOJİSİ STRATEJİK ÖNEME SAHİP
Aşı teknolojisinin ise stratejik önemine değinen Prof. Dr. Levent Doğancı, Türkiye’nin bu alanda dışa bağımlılığını azaltması gerektiğini savundu. Aşı üretimini savunma sanayindeki mühimmat üretimine benzeten Doğancı, "Cephane üretimini dışarıya bağımlı bırakamayacağınız gibi, aşı üretimini de kendi imkanlarımızla yapabilmeliyiz" dedi.
