Boyun, çene altı, kulak çevresi veya baş-boyun bölgesinde fark edilen şişlik ve kitleler birçok farklı nedenle ortaya çıkabiliyor. Enfeksiyon nedeniyle büyüyen lenf bezlerinden tiroit ve tükürük bezi hastalıklarına kadar geniş bir neden listesi bulunuyor.
Her kitle kanser anlamına gelmese de özellikle erişkinlerde uzun süre geçmeyen veya giderek büyüyen boyun kitlelerinin ihmal edilmemesi gerekiyor.
Peki, baş-boyun kitlesi nedir, neden oluşur? Boyunda kitle ne zaman tehlikelidir ve kanser belirtisi olabilir mi?
BAŞ-BOYUN KİTLESİ NEDİR?
Baş-boyun kitlesi, boyun veya çevresindeki dokularda ortaya çıkan normal dışı şişlik ya da yumruyu ifade eder.
Bu kitleler çok küçük olabileceği gibi dışarıdan görülebilecek büyüklüğe de ulaşabilir. Sert veya yumuşak, ağrılı ya da ağrısız ve hareketli veya sabit olabilir.
Boyundaki kitlelerin en sık kaynaklarından biri büyümüş lenf düğümleridir. Lenf bezleri özellikle viral veya bakteriyel enfeksiyonlar sırasında büyüyebilir.
BAŞ-BOYUN KİTLESİ NEDEN OLUR?
Baş ve boyun bölgesinde kitle oluşmasının tek bir nedeni bulunmuyor.
Olası nedenler arasında şunlar yer alabiliyor:
-
Viral ve bakteriyel enfeksiyonlar
-
Büyümüş lenf düğümleri
-
Tükürük bezi enfeksiyonları veya taşları
-
Tiroit bezi büyümesi ve tiroit nodülleri
-
Cilt altı kistleri
-
İyi huylu tümörler
-
Doğuştan gelen bazı kistler
-
Lenfoma gibi hematolojik hastalıklar
-
Baş-boyun bölgesindeki kanserler veya başka bölgelerden yayılan tümörler
MedlinePlus’a göre çocuklardaki boyun kitlelerinin önemli bölümü enfeksiyonlarla ilişkiliyken, erişkinlerde özellikle kalıcı kitlelerin daha dikkatli değerlendirilmesi gerekiyor.
BOYUNDAKİ KİTLE KANSER BELİRTİSİ Mİ?
Boyunda kitle bulunması kişinin kanser olduğu anlamına gelmez.
Enfeksiyonlar, tiroit hastalıkları ve iyi huylu oluşumlar da boyunda şişliğe neden olabilir. Ancak bazı baş-boyun kanserlerinde ilk belirtilerden biri boyunda ortaya çıkan ağrısız bir kitle olabilir.
ABD Ulusal Kanser Enstitüsü, boyunda kitleye ek olarak geçmeyen ağız veya boğaz yarası, sürekli boğaz ağrısı, yutma güçlüğü ve ses değişikliğinin de baş-boyun kanserlerinde görülebileceğini belirtiyor.
İKİ HAFTADAN UZUN SÜREN KİTLEYE DİKKAT
Amerikan Kulak Burun Boğaz-Baş ve Boyun Cerrahisi Akademisinin güncel değerlendirme ölçütlerine göre erişkinlerde belirgin bir enfeksiyon nedeni olmadan ortaya çıkan ve iki hafta veya daha uzun süre kaybolmayan boyun kitlesi, kötü huylu hastalık açısından daha ayrıntılı inceleme gerektirebilir.
NHS de vücuttaki bir kitlenin iki haftadan uzun sürmesi, büyümesi veya sert ve hareketsiz olması durumunda sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyor.
HANGİ BOYUN KİTLELERİ DAHA FAZLA ÖNEM TAŞIYOR?
Erişkinlerde bazı özellikler daha ayrıntılı değerlendirmeyi gerektirebilir.
AAO-HNS rehberine göre;
-
Kitlenin iki haftadan uzun süredir bulunması
-
Belirgin bir enfeksiyon nedeninin olmaması
-
Sert olması
-
Çevre dokulara sabitlenmiş görünmesi
-
1,5 santimetreden büyük olması
-
Üzerindeki deride yara oluşması
kötü huylu hastalık açısından risk değerlendirmesinde dikkate alınan özellikler arasında bulunuyor.
BAŞ-BOYUN KİTLESİNDE HANGİ BELİRTİLER ÖNEMLİ?
Kitleyle birlikte bazı belirtilerin bulunması durumunda tıbbi değerlendirme daha da önem kazanıyor.
Bunlar arasında:
-
Kitlenin giderek büyümesi
-
Yutma güçlüğü veya yutarken ağrı
-
Uzun süren ses kısıklığı
-
Geçmeyen boğaz ağrısı
-
Aynı tarafta kulak ağrısı
-
Ağız içinde iyileşmeyen yara
-
Nedeni açıklanamayan kilo kaybı
-
Boyun veya boğaz ağrısı
yer alabiliyor.
Bu belirtilerin bulunması tek başına kanser tanısı anlamına gelmez.
BAŞ-BOYUN KİTLESİ NASIL TEŞHİS EDİLİR?
Tanı süreci kitlenin yerine, süresine, büyüklüğüne ve kişinin diğer belirtilerine göre değişiyor.
İlk aşamada hastanın öyküsü alınarak baş ve boyun bölgesinin fizik muayenesi yapılıyor.
Gerekli görüldüğünde;
-
Ultrason
-
Bilgisayarlı tomografi (BT)
-
Manyetik rezonans görüntüleme (MR)
-
Kan testleri
-
İnce iğne aspirasyon biyopsisi
-
Tiroit veya lenf düğümü incelemeleri
kullanılabiliyor.
Kötü huylu hastalık açısından yüksek risk taşıdığı düşünülen erişkinlerde AAO-HNS, kontrastlı BT veya MR görüntülemesini ve tanı belirsizliğini koruyorsa açık biyopsiden önce ince iğne aspirasyonunu öneriyor.
HER BOYUN KİTLESİNDE ANTİBİYOTİK KULLANILIR MI?
Hayır.
Boyunda kitle bulunması tek başına antibiyotik kullanılması gerektiği anlamına gelmiyor.
AAO-HNS rehberi, bakteriyel enfeksiyonu düşündüren belirti veya bulgular bulunmadığı sürece boyun kitlesi olan hastalara rutin şekilde antibiyotik verilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Tedavi kitlenin gerçek nedenine göre belirleniyor.
BAŞ-BOYUN KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ NELER?
Baş-boyun kanserleri ağız, boğaz, gırtlak, burun, sinüsler ve tükürük bezleri gibi farklı bölgelerde gelişebiliyor.
Ulusal Kanser Enstitüsüne göre özellikle ağız, gırtlak ve boğaz bölgesindeki baş-boyun kanserlerinde tütün kullanımı ve alkol tüketimi önemli risk faktörleri arasında.
Bazı yüksek riskli HPV türleri ise özellikle orofarenks olarak adlandırılan bademcik ve dil kökü bölgesindeki kanserlerle ilişkili bulunuyor.
BOYUNDA KİTLE FARK EDİLDİĞİNDE NE YAPILMALI?
Yeni ortaya çıkan her boyun kitlesi ciddi bir hastalık anlamına gelmez. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı lenf bezleri bir süre büyümüş kalabilir.
Ancak kitle iki haftayı geçiyorsa, giderek büyüyorsa, sert ve hareketsizse veya ses kısıklığı, yutma güçlüğü, geçmeyen boğaz ağrısı ve açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtiler eşlik ediyorsa bir sağlık kuruluşunda değerlendirilmesi önem taşıyor.
Kişinin kitlenin nedenini yalnızca görünüşüne veya dokunarak anlamaya çalışması yerine hekim değerlendirmesine başvurması gerekiyor.