Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Obezite tehlikesi: Çocuklarda karaciğer yağlanması artıyor

Cocuk Gastroenterolojisi Uzmani Doç. Dr. Hasret Ayyildiz Civan, obezitenin çocuklarda karaciğer sağlığını tehdit ettiğini belirtti.

SAĞLIK 24.08.2026 16:12 Güncelleme: 24.08.2026 16:56 Sibel Eyüpoğlu 45 okuma Okuma Süresi: 3 dk
Obezite tehlikesi: Çocuklarda karaciğer yağlanması artıyor
Paylaş:
N

Çocuk Gastroenterolojisi Uzmanı Doç. Dr. Hasret Ayyıldız Civan, çocukluk döneminde görülen obezitenin karaciğer yağlanmasına yol açarak ileride ciddi karaciğer hastalıklarının gelişmesine katkıda bulunabileceğini ifade etti. Hastaneden yapılan açıklamaya göre, Civan, çocuklarda karaciğer yağlanmasının çoğunlukla belirti vermeden ilerlediğini vurguladı.

Obezite ve metabolik risk faktörlerine sahip çocukların düzenli olarak izlenmesi gerektiğini belirten Civan, çocuklarda obezitenin artmasının metabolik hastalıkların erken yaşlarda görülmesine neden olduğunu söyledi. Civan, yüksek kalorili gıdaların tüketiminin, işlenmiş gıdalara yönelimin, hareketsiz yaşam tarzının ve ekran karşısında geçirilen zamanın artmasının çocuklarda yalnızca kilo artışına değil, aynı zamanda karaciğer sağlığının da bozulmasına yol açabileceğini belirtti.

Obezitenin çocuklarda çeşitli sistemleri etkileyebilen bir sağlık problemi olduğuna dikkat çeken Civan, çocukluk çağındaki obeziteyi tartıdaki rakamlara göre değerlendirmemek gerektiğini vurguladı. İnsülin direnci geliştiğinde, karaciğer hücrelerinde yağ birikiminin arttığını belirten Civan, bunun inflamatuvar süreçleri tetikleyebileceğini söyledi. Özellikle karın bölgesindeki yağlanmanın artmasının karaciğerde inflamasyon ve fibrozis riskini artırdığını ifade etti.

Çocuklarda karaciğer yağlanması günümüzde metabolik disfonksiyonla ilişkili steatotik karaciğer hastalığı (MASLD) olarak adlandırılmakta. İlerleyen aşamalarda inflamasyon ve karaciğer hücre hasarı ile birlikte seyreden durumu ise metabolik disfonksiyonla ilişkili steatohepatit (MASH) olarak tanımlanmakta. Civan, çocukluk döneminde başlayan karaciğer yağlanmasının zaman geçtikçe fibrozis ile daha ciddi karaciğer hastalıklarına dönüşebileceğini belirtti.

Çocuklarda karaciğer yağlanmasının çoğu zaman belirgin şikayetlere yol açmadığını ifade eden Civan, hastalığın sessiz ilerleyebilmesinin önemine dikkat çekti. Bazı çocuklarda halsizlik, performans düşüklüğü, karın ağrısı veya karaciğerde büyüme gibi bulguların görülebileceğini aktaran Civan, çoğu durumda sorunların rutin kan testlerinde karaciğer enzimlerinin yüksek bulunması, obezite değerlendirirken veya ultrason sırasında tesadüfen fark edilebildiğini belirtti.

Özellikle obezite sorunu olan, bel çevresi artmış, tip 2 diyabet veya prediyabet riski taşıyan ve ailesinde metabolik hastalık öyküsü bulunan çocukların düzenli değerlendirilmesi gerektiği uyarısında bulundu. Erken yapılan kontrollerin karaciğer sağlığının korunması açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Civan, çocuklukta başlayan metabolik sorunların ilerleyen dönemde yetişkinliğe taşınabileceği konusunda uyardı.

Ailelerin zaman zaman 'Çocuk daha, büyüdükçe kilosunu verir' düşüncesini benimsediğini ancak obezite ile karaciğerde yağlanmanın başlamışsa bu sürecin göz ardı edilmemesi gerektiğini aktardı. Çocukluk döneminde başlayan yağlanmanın ileride fibrozis ve ciddi karaciğer hastalıklarına dönüşebileceğine dikkat çekti. Çocukluk çağı obezitesi ve karaciğer yağlanmasının tedavisi için ilk adım, yaşam tarzında yapılacak düzenlemelerdir.

Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması, fiziksel aktivitelerin artırılması, ekran süresinin kısıtlanması ve düzenli uyku alışkanlıkları geliştirilmesi önemli faktörlerdir.

AİLENİN ROLÜ ÖNEMLİ

Civan, "Burada hedef, kısa sürede fazla kilo vermekten ziyade sürdürülebilir bir kilo kontrolü oluşturmaktır. Çocukların beslenme düzenini iyileştirirken sadece çocukları değil, tüm ailenin sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemesi gereklidir. Bu, tedavi sürecinin etkinliğini artırır" açıklamasında bulundu.

Diyet, fiziksel aktivite ve davranış değişikliklerinin bir arada uygulandığı multidisipliner yaklaşımların önemine değinen Civan, düzenli egzersiz ve kilo kontrolünün karaciğer yağlanmasını azaltmaya yardımcı olabileceğini ifade etti.

HER TEDAVİ HER ÇOCUĞA UYGUN DEĞİL

Son yıllarda çocukluk çağı obezitesinin tedavisinde gündeme gelen GLP-1 reseptör agonistlerine dair bilgi veren Civan, bu tedavi yöntemlerinin iştahın azalmasına, kilo kaybının desteklenmesine ve insülin hassasiyetinin artırılmasına yardımcı olduğunu belirtti. Civan, güncel araştırmaların GLP-1 reseptör agonistlerinin kilo kontrolü sağlarken karaciğer enzimleri ile yağlanması üzerinde iyileşmeler meydana getirdiğini ortaya koyduğunu aktardı.

Ancak, çocukluk döneminde uzun vadeli güvenlik verilerinin sınırlı olduğunu vurgulayarak, "Bu nedenle bu yöntemlerin her çocuk için uygun olduğu düşüncesine kapılmamak gerekiyor. Hasta seçimi dikkatlice yapılmalı ve tedavi süreci mutlaka uzman hekim tarafından belirlenmelidir" diye ekledi.

AİLELERİN FARKINDALIK GÖSTERMESİ GEREKİYOR

Ailelere, çocuklarının kilosundaki değişimi sadece estetik açıdan değerlendirmemeleri gerektiğini hatırlatan Civan, şu ifadeleri kullandı: "Çocukluk çağı obezitesi, karaciğer sağlığı ve metabolizma üzerinde derin etkiler yaratabilir. Önemli olan, sorunu erken aşamada tespit etmek, risk faktörlerini gözlemlemek ve çocuklara kalıcı sağlıklı yaşam alışkanlıklarını kazandırmaktır.

Erken farkındalık, yaşam tarzı değiştirme ve gerektiğinde multidisipliner takip, sağlık sorunlarının gelecekte ortaya çıkmasını azaltmada kritik bir rol oynar."

HABER BİLGİSİ
Kaynak: AA
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Ankara'da 140 yangın çıktı: İnsan kaynaklı olduğu belirlendi
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Ankara'da 140 yangın çıktı: İnsan kaynaklı olduğu belirlendi
WhatsApp
İhbar Hattı