Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Kocaeli İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada terörle mücadeleye ilişkin net mesajlar verdi. Destici, “Terörle müzakere olmaz, mücadele edilir” diyerek bu konudaki tutumlarını açıkladı.
"DİJİTAL BAĞIMLILIĞA KARŞI ADIM ATILMALI"
Akran zorbalığı, dijital bağımlılık ve güvenlik politikalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Destici, çocukların dijital ortamdan olumsuz etkilendiğini belirterek, “Akran zorbalığı ve dijital bağımlılığa karşı biz ahlakı, eğitimi, kültürel faaliyetleri ve sporu öne koymalıyız. Çocuklarımızı buralara yönlendirmeliyiz” dedi.
Bu konuda yasal düzenlemelerin hızla yapılması gerektiğini ifade eden Destici, “ Anayasal değişiklikse anayasal değişiklik, yasal değişiklikse yasal değişiklik. Bunların bir an önce beklemeden ivedilikle yapılmasını ve çocuklarımızın bu dijital esaretten kurtulup gerçek hayatla buluşmasını temin etmeliyiz” diye konuştu.
"ÇOCUKLAR GERÇEK HAYATLA BULUŞMALI"
Dijitalleşmenin çocuklar üzerindeki etkilerine değinen Destici, “Çocuklarımızın bu dijital esaretten kurtulup gerçek hayatla buluşmasını temin etmeliyiz” ifadelerini kullandı. Sosyal medya ve internetin bazı çocukları suça yönlendirdiğini belirten Destici, bu alanda daha kapsamlı önlemler alınması gerektiğini dile getirdi.
Suça sürüklenen çocukların suç örgütleri tarafından kullanıldığını ifade eden Destici, “Sonu ölümle biten bu tür cinayetlerde yaş sınırı 18 değil 15 olmalı ve 15 yaşın üstündekiler büyükler gibi ceza almalıdır” dedi.
MACRON’A TEPKİ GÖSTERDİ
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un açıklamalarına değinen Destici, Türkiye’ye yönelik eleştirilere tepki gösterdi. Destici, Türkiye’nin barıştan yana olduğunu belirterek, olası tehditlere karşı gerekli adımların atılacağını ifade etti:
"Türkiye'ye Yunanistan'dan, Atina'dan parmak sallayan Fransa Cumhurbaşkanı Macron'a söylüyorum, siz o zaman bizim padişahlarımızın, sultanlarımızın eteğini öpüyordunuz. Sizin kralınız, bizim veziriazamımızla anca görüşebiliyordu. Padişahımızla görüşemiyordunuz. Kraliçelerinizi gönderdiniz Osmanlı saraylarına ve Osmanlı sizi düşmanlarınızdan korudu. Bugün Fransa diye bir cumhuriyet varsa bunu önce Osmanlı'ya borçlusunuz. Onun için haddinizi bileceksiniz. 4 bin yıl bizim bayrağımız dalgalanan Atina'dan bize parmak sallayamazsınız. Gün gelir o şanlı bayrak Atina'da da tekrar dalgalanır. Gün gelir siz yine bizim cumhurbaşkanımızın, devlet başkanlarımızın elini eteğini öpmek zorunda kalırsınız. Onun için haddinizi bileceksiniz.
Eğer Türkiye Yunanistan'a saldırmaya ya da Yunanistan'la savaş yapmaya karar verse sen mi kurtaracaksın? Ama bizim böyle bir niyetimiz yok. Biz barış istiyoruz. Kim ki toprağımıza saldırırsa, kim ki vatanımıza saldırırsa, kim ki topraklarımıza göz dikerse, kim ki Kıbrıs'ın tamamını elde etmeye çalışırsa, kim ki 12 adalarda 12 mil rüyası görmeye çalışırsa, kim ki Batı Trakya'da benim kardeşlerimi yok etmeye çalışırsa elbette büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti onların haddini bildirir ve nasıl denize dökmüşsek yine onları Ege'de boğarız Allah'ın izniyle."
"TERÖRLE MÜZAKERE DEĞİL MÜCADELE EDİLİR"
“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Destici, “Terörle teröristle müzakere olmaz. Mücadele edilir, kökü kazınır, kafası ezilir ve yok edilir” dedi. Siyasi bölücülük iddialarına da değinen Destici, bu konularda yasal süreçlerin işletilmesi gerektiğini söyledi:
"Ne diyorlar? 'Kürt coğrafyasında emek mücadelesinin daha rahat ve çok daha güçlü şekilde verilmesinin önü açılabilir. Kürt illerinde 1 Mayıs kutlamalarının ve emek mücadelesinin çok daha güçlü bir şekilde savunulması ve kitlesel bir kimliğe kavuşması Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi olarak önemli hedeflerden biridir' diyor. Bu açıkça Türkiye'yi bölmektir. Türkiye'yi etnik olarak bölmektir. Bu siyasi bölücülüktür. Neredeymiş bu Kürt illeri Erbil'den mi bahsediyor? Süleymaniye'den mi bahsediyor? Nereden bahsediyor? Ama nereden bahsettiğini hepimiz iyi biliyoruz. Öz ve öz Türk yurdu olan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ayrılmaz bir parçası olan Diyarbakır'dan, Hakkari'den, Şırnak'tan Ağrı'dan bahsediyorlar. Düpedüz siyasi bölücülük yapıyorlar. Bunların dokunulmazlığı kaldırılmalı ve yargının önüne çıkarılarak siyasi bölücülüklerinin hesabını vermeleri temin edilmelidir."