CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “İZBETON A.Ş.’de yolsuzluk iddiası” soruşturması kapsamında tutuklandı. Kararın ardından CHP’li isimlerden peş peşe açıklamalar geldi.
YAVAŞ’TAN TEPKİ: “TUTUKLULUK İSTİSNA OLMALI”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, tutuklama kararına tepki gösterdi. Yavaş, şu ifadeleri kullandı:
"Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol’un tutuklandığı haberini aldık. İl Başkanımız adresi belli görevi ortada, kamuoyunun gözü önünde bir isim… Kaçma şüphesi yok, delil karartma ihtimali yok. Buna rağmen tutuklama kararı veriliyorsa, burada hukuktan söz edilemez. Çünkü hukukun en temel ilkesi açıktır: Tutukluluk istisnadır, esas olan tutuksuz yargılamadır.
Ama bugün görüyoruz ki, istisna olması gereken bu durum bilinçli şekilde kural haline getirildi. Bu karar, yalnızca bir kişiye değil; hukuk güvenliğine, adalet duygusuna ve toplumun vicdanına verilmiş bir zarardır. Kimse “yargılama olmasın” demiyor. Ama ölçüsüzlüğü, keyfiliği ve yargının bir baskı aracına dönüşmesini kabul etmiyoruz. Bugün verilen bu kararlar, yarın bu ülkenin karşısına daha büyük bir adalet sorunu olarak çıkacaktır."
“AMAÇ YARGI KUŞATMASINI ARTIRMAK”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi de karara ilişkin değerlendirmede bulundu. Çiftçi, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol hakkında çıkarıldığı mahkemece tutuklama kararı verildi. Ümit Başkanımız sabit ikamet sahibi, kamuoyunca tanınan ve halkın içinde olan bir siyasetçidir; kaçma şüphesine dayanak oluşturabilecek hiçbir somut olgu bulunmamaktadır. Bir tebligatla ifadeye çağrılmak yerine Ankara’da gözaltına alınıp İzmir’e götürülmesi soruşturmanın henüz başında hangi saikle yapıldığını açıkça ortaya koymuştu.
Ayrıca kendisiyle birlikte dokuz kişi dört gün boyunca emniyette tutularak yasal sürenin üst sınırının sona ermesi beklenmiş, ardından sevk işlemi yapılmıştır. Tüm bunların akabinde verilen tutuklama kararı da soruşturmanın başından bu yana düşman hukukuyla yürütüldüğünü göstermektedir.
Amaç partimiz üzerindeki yargı kuşatmasını bir kat daha artırmak ve İstanbul’da başlayan hukuksuzluğu adım adım tüm ülkeye yaymaya devam etmektir. Başkanımızın yanındayız. Onun ve tüm yol arkadaşlarımızın suçsuzluğuna inanıyoruz. Hukuku araçsallaştıran bu düzen, er ya da geç yerini gerçek bir hukuk düzenine bırakacaktır."