CHP Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı merkezi bütçe verilerini değerlendirerek iktidarın önceliklerini eleştirdi. Atabay, bütçede çocuklar, kadınlar ve yoksullar yerine faiz harcamalarının öne çıktığını söyledi.
"HER 100 LİRANIN 20 LİRASI FAİZE GİDİYOR"
Atabay, kamu harcamalarında faizin payının hızla arttığını belirterek, “Ödediğimiz her 100 lira verginin 20 lirası faize giderken, çocukların korunmasına ayrılan pay binde 3’te kalıyor.” dedi. Faize ayrılan payın 2023’te yüzde 10,2 seviyesindeyken 2026’da yüzde 20’ye yükseldiğini ifade etti.
"ÇOCUKLAR VE SOSYAL POLİTİKALAR GERİDE KALDI"
Bütçe verilerine göre çocukların korunmasına ayrılan payın son yıllarda ciddi şekilde azaldığını belirten Atabay, 2026’nın ilk üç ayında bu oranın yalnızca binde 3 seviyesinde kaldığını söyledi. Kadınların güçlendirilmesine ayrılan kaynağın binde 4, yoksullukla mücadeleye ayrılan payın ise yüzde 2,3’e gerilediğini aktardı.
"KALKINMA VE AR-GE HARCAMALARI AZALDI"
Atabay, bölgesel kalkınma için ayrılan payın binde 5’ten binde 1’e düştüğünü, kırsal kalkınma payının da binde 3’ten binde 2’ye gerilediğini ifade etti. Ar-Ge ve yenilik harcamalarının bütçe içindeki payının da binde 5’ten binde 3’e indirildiğini söyledi.
"KAYNAK DAĞILIMI SİYASİ BİR TERCİH"
Ekonomide kaynak dağılımının siyasi bir tercih olduğunu vurgulayan Atabay, bütçenin kimlerin önceliklendirildiğini açıkça gösterdiğini belirtti.
Atabay, “Bugün Türkiye’de iktidarın önceliğinde çocuklar yok, kadınlar yok, yoksullar yok… Bu iktidarın önceliğinde faiz var, sıcak para var, rant var.” ifadelerini kullandı.
"BU BÜTÇE BİR TERCİHİN BELGESİ"
Tarım sektöründeki sorunlara da dikkat çeken Atabay, çiftçilerin yaş ortalamasının yükseldiğini ve gençlerin üretimden uzaklaştığını söyledi. Gıda fiyatlarındaki artışın halk üzerindeki etkisine değinerek kırsal kalkınmaya ayrılan kaynakların azalmasının üretim kapasitesini zayıflattığını ifade etti.
Atabay açıklamasını, “Bu bütçe, çocukları koruyan bir devletin değil; faizi büyüten, yoksulluğu derinleştiren ve toplumsal öncelikleri ters yüz eden bir siyasi anlayışın belgesidir.” sözleriyle tamamladı.