CHP’li Tanrıkulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu önergede, özellikle 1990’lı yıllarda doğu ve güneydoğuda yaşanan faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler ve gazetecilere yönelik saldırıların aydınlatılamadığını vurguladı. Tanrıkulu, bu süreçte yaşananların “kamu vicdanında derin yaralar açtığını” ifade etti.
GAZETECİ CİNAYETLERİ GÜNDEMDE
Önergede, gazeteciler Musa Anter, Ferhat Tepe ve Hafız Akdemir’in öldürülmesi ve kaybedilmesi başta olmak üzere birçok olayın etkin şekilde soruşturulmadığına dikkat çekildi. Bu dosyaların önemli bölümünde faillerin tespit edilemediği ya da cezasız kaldığı ifade edildi.
Tanrıkulu ayrıca, 3 Aralık 1994’te Özgür Ülke Gazetesi’ne yönelik bombalı saldırıyı ve gazete dağıtımı yapan çocuklara yönelik saldırıları da hatırlattı.
“DOSYALAR YENİDEN AÇILACAK MI?”
Tanrıkulu’nun önergesinde, Adalet Bakanlığı’na şu kritik sorular yöneltildi:
- Faili meçhul cinayetler ve kayıp dosyaları için yeni bir soruşturma mekanizması kurulacak mı?
- Zaman aşımı riski bulunan dosyalar yeniden açılacak mı?
- Kamu görevlilerinin sorumluluğu araştırılıyor mu?
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda hangi adımlar atıldı?
Ayrıca arşivlerin yargıya açılması, tanık koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi ve özel yetkili birimler kurulması gibi başlıklarda da çalışma olup olmadığı soruldu.
GÜLİSTAN DOKU DOSYASI ÖRNEK GÖSTERİLDİ
Önergede, Gülistan Doku dosyasının yeniden gündeme gelmesinin, geçmişteki benzer vakaların da yeniden ele alınması gerektiğini ortaya koyduğu belirtildi.
Tanrıkulu, cezasızlıkla mücadele kapsamında geçmişte kamu görevlilerinin dahil olduğu iddiaların bağımsız şekilde incelenmesi için uluslararası iş birliklerinin de gündeme alınıp alınmayacağını sordu.