TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Almanya'nın başkenti Berlin'de Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Avrupa Birliği'nin (AB) içe kapanan bir yapıya dönüştüğünü savunan Oktay, Türkiye'nin Avrupa güvenliğindeki rolüne dikkat çekti. AB'nin Türkiye'ye yönelik yaklaşımını eleştiren Oktay, tam üyeliğin her iki tarafa da fayda sağlayacağını belirtti.
FUAT OKTAY'DAN AVRUPA BİRLİĞİ'NE ELEŞTİRİ
TBMM Dışişleri Komisyonu heyeti, Berlin'de Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle toplantı gerçekleştirdi. Heyette Komisyon Başkanı Fuat Oktay'ın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, AK Parti Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak, Yeni Parti Düzce Milletvekili Talih Özcan, DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp ve MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir yer aldı.
Toplantının ardından gazetecilere konuşan Oktay, Avrupa'nın çok kültürlü yapısında bozulma yaşandığını ve AB'nin siyasi karar alma konusunda yetersiz kaldığını savundu. Birliğin Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin dış politikalarının etkisinde kaldığını belirten Oktay, Türkiye'nin üyeliğinin Avrupa'ya stratejik bir vizyon kazandıracağını ifade etti.
Oktay, "Avrupa'nın çok kültürlü yapısında bozulma olduğunu ve AB'nin içe kapanık bir kulübe dönüşme yolunda olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla diyoruz ki burada bu stratejik körlükten kurtulun. Türkiye'nin buraya dahil olması Türkiye'den çok size fayda getirecektir." dedi.
Türkiye'nin AB'ye yük olan değil, sorumluluk üstlenen bir ortak olacağını söyleyen Oktay, Avrupa'da demokratikleşme konusunda da gerileme yaşandığını ileri sürdü.
SAVUNMA SANAYİSİNDE ÇİFTE STANDART TEPKİSİ
Türkiye'nin NATO bünyesinde yalnızca güney kanadında değil, doğu bölgesinin güvenliğinde de önemli görevler üstlendiğini belirten Oktay, Avrupa'nın oluşturmayı planladığı güvenlik mimarisinin NATO çatısı altında sürdürülmesi gerektiğini söyledi. AB'nin Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE) mekanizmasına değinen Oktay, Türkiye'nin Avrupa güvenliğine katkı sağlamasının istenirken savunma sanayisi alanındaki iş birliklerinden dışlanmasını çifte standart olarak değerlendirdi.
Oktay, "Yani Türkiye Avrupa'nın güvenliğine bir taraftan NATO çerçevesinde destek versin istiyorsunuz. Tamam diyoruz buna. Ama diğer tarafta Avrupa Birliği nezdinde Türkiye olarak siz bu alanlara giremezsiniz. Avrupa Birliği ülkeleri sadece savunma malzemesi üretebilir, satabilir, dediğinizde bu çifte standarttır." ifadelerini kullandı.
Savunma alanındaki sınırlama ve kısıtlamaları eleştiren Oktay, Türkiye ile AB'nin güvenlik, ekonomi, siyaset ve toplumsal konularda birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı. AB'nin hazırladığı Sanayi Hızlandırma Yasası taslağındaki "AB menşei" şartına da değinen Oktay, dar kapsamlı yaklaşımdan vazgeçilmesini talep ettiklerini belirtti.
Türkiye'nin AB üyelik sürecine ilişkin değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı:
"Biz kendi bildiğimiz yolda ama kendi vatandaşlarımızın ve Türkiye'nin çıkarları doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz. Bu bizi Avrupa Birliği'ne tam üyelik noktasında buluşturursa, her iki taraf da kazanır."
Oktay, Almanya'daki temaslarında vize uygulamaları, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve terörle mücadele konularını da görüşeceklerini açıkladı.
ULUSLARARASI SİSTEM VE BÖLGESEL SORUNLARA DEĞİNDİ
Türkiye'nin bölgesindeki gerilimleri azaltmak için çaba gösterdiğini belirten Oktay, mevcut uluslararası sistemin savaşlara ve çatışmalara çözüm üretmekte yetersiz kaldığını savundu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyindeki beş ülkenin veto yetkisini eleştiren Oktay, bu yapının sorunların çözümünü zorlaştırdığını ifade etti.
Oktay, "Bölge artık kana doymuş ve kandan bıkmıştır. Çatışmalardan, savaşlardan bıkmıştır. Dünya, özellikle uluslararası sistem çökmüştür." dedi.
İsrail'in saldırgan ve yayılmacı bir politika izlediğini savunan Oktay, Filistinlilerin ve İsraillilerin güvenlik içinde yaşayabileceği iki devletli çözümün Birleşmiş Milletler ilkeleri doğrultusunda hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Almanya'da yaşayan Türklere de seslenen Oktay, bulundukları toplumlara uyum sağlamalarının önemine değindi.
"Bulunduğunuz ülkeyle entegre olun. Asimile olmayın. Ama entegre olun. Yani o ülkede ayaklarınız sağlam yere bassın. Dilinizden ve değerlerinizden vazgeçmeyin." ifadelerini kullandı.