Gazeteci Nuray Babacan, fon soruşturmasıyla ilgili AK Parti kulislerinde yapılan değerlendirmeleri aktardı. Parti içinde sürecin yönetimine yönelik eleştirilerin arttığını belirten Babacan, mağdurlar için çıkarılan yasanın yetersiz bulunduğunu ve mali piyasalarda güven kaybı yaşanmasından endişe edildiğini yazdı.
AK PARTİ KULİSLERİNDE FON TARTIŞMASI
Nefes gazetesi yazarı Nuray Babacan, 2 Kasım tarihli köşe yazısında fon sürecinin AK Parti'nin seçim bölgelerinde ve genel merkezinde yapılan toplantılarda ele alındığını belirtti.
Babacan'ın aktardığı kulis değerlendirmelerinde, sürecin yönetimine ilişkin eleştirilerin giderek arttığı ifade edildi.
Parti içindeki görüşleri aktaran Babacan, şu değerlendirmeye yer verdi:
“Meselenin geldiği noktada haklı bir karamsarlık var. Sürecin iyi yönetilmediğine yönelik eleştiriler artıyor. Vatandaş ikna olmadı henüz. Bu süreç hızlı yönetilmezse inandırıcı olamayız.”
FON MAĞDURLARI İÇİN ÇIKARILAN YASAYA ELEŞTİRİ
Babacan'ın yazısına göre parti içinde tartışılan başlıklardan biri de fon mağdurlarına yönelik yasal düzenleme oldu.
Kulislerde, yasada yer alan ana para tanımıyla mağdurların beklentilerinin örtüşmediği görüşü dile getirildi. Vatandaşların ödemelerin yatırım yaptıkları dönemdeki ana para üzerinden hesaplanmasını beklediği, düzenlemede ise bugünkü değerin esas alındığı belirtildi.
Bu farklılığın yeni tartışmalara yol açabileceği değerlendirilirken gerekirse yasada değişiklik yapılması gerektiği ifade edildi.
MALİ PİYASALARDA GÜVEN KAYBI ENDİŞESİ
Yazıda, fon sürecinin yalnızca mağdurları değil, mali piyasaların genelini etkileyebileceğine yönelik değerlendirmelere de yer verildi.
Parti kulislerinde, yatırımcı güvenindeki zayıflamanın borsayla sınırlı kalmayabileceği, yerli ve yabancı yatırımcıların kararlarını etkileyebileceği görüşü öne çıktı. Altın, gayrimenkul ve dövize yönelimin artabileceği, tahvil ve bono gibi yatırım araçlarına duyulan güvenin zarar görebileceği ifade edildi.
Babacan'ın aktardığı değerlendirmelerde, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın dile getirdiği kasım ayına ilişkin kriz beklentisine de değinildi. Mali piyasalara yönelik düzenlemelerin geciktirilmemesi gerektiği savunulurken finansman maliyetleri, takipteki alacaklar ve konkordato süreçlerine ilişkin endişeler dile getirildi.
Parti içindeki değerlendirmelerde, mali piyasalara güveni yeniden sağlayacak yasal çalışmaların hızla tamamlanması gerektiği vurgulandı.