Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

İmralı Heyeti açıkladı: O sözler Öcalan'a ait değil

DEM Parti İmralı Heyeti, sosyal medyada dolaşan ve Öcalan’a atfedilen görüşme notlarının gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

SİYASET 29.04.2026 11:47 Buket Saymaz 33 okuma Okuma Süresi: 3 dk
İmralı Heyeti açıkladı: O sözler Öcalan'a ait değil
Paylaş:
N

DEM Parti İmralı Heyeti, son günlerde kamuoyunda dolaşıma giren ve Abdullah Öcalan’a atfedilen “görüşme notları” başlıklı içeriklere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Heyet, söz konusu metinlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

“GÖRÜŞLER ÇARPITILIYOR”

Heyet tarafından yapılan açıklamada, bu içeriklerin herhangi bir orijinal belgeye dayanmadığı belirtilerek, bazı kişi ve çevrelere yönelik ifadeler eklenmek suretiyle Öcalan’ın görüşlerinin çarpıtıldığı ifade edildi.

Açıklamada, yalnızca İmralı Heyeti, aile üyeleri ve avukatlar dışında herhangi bir kaynaktan servis edilen bilgilerin güvenilir olmadığı vurgulandı. Resmi ve doğrulanabilir bir zemine dayanmayan belge, not veya bilgilere itibar edilmemesi gerektiği kaydedildi.

“DİYALOG ZEMİNİNE ZARAR VERİYOR”

Söz konusu içeriklerin diyalog ve çözüm sürecine zarar verdiği belirtilen açıklamada, kamuoyunun bu tür paylaşımlara karşı dikkatli olması istendi. Sağlıklı bir diyalog ortamının sürdürülebilmesi için tüm tarafların hassasiyet göstermesi gerektiği ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Son günlerde bazı basın ve sosyal medya mecralarında dolaşıma sokulan ve Sayın Abdullah Öcalan’a atfedilen “görüşme notları” başlıklı içeriklere ilişkin kamuoyunu bilgilendirme gereği doğmuştur.

Daha önce de defaatle ifade ettiğimiz üzere, söz konusu metinlerde herhangi bir orijinal belgeyle bağ kurulmaksızın bazı kişi ve çevrelere yönelik ifadeler eklenerek Sayın Öcalan’ın görüşleri çarpıtılmaktadır.

Bu tür girişimlerin diyalog ve çözüm zeminini zedelediğini belirtmek isteriz. 

Bir kez daha açıkça vurguluyoruz:
İmralı Heyeti, Sayın Öcalan ile görüşen aile üyeleri ve avukatları dışında herhangi bir kaynaktan servis edilen; resmi, doğrulanabilir ve güvenilir bir zemine dayanmayan hiçbir belge, not ya da bilgiye itibar edilmemelidir.

Kamuoyunun bu tür içeriklere karşı dikkatli olması, sağlıklı bir diyaloğun sürdürülebilirliği ve çözüm sürecinin gerekleri açısından büyük önem taşımaktadır. Bütün tarafların bu konuda hassas ve duyarlı olması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz."

NE OLMUŞTU?

Bazı yayın organlarında, Abdullah Öcalan'ın İmralı'daki görüşme esnasında söylediği iddia edilen sözler servis edilmişti. O ifadelerden bazıları şöyle:

"Bu çözüm sonuca ulaşmazsa mutlaka bir taraf sizi ezecek. Bizim silah ile işimiz derdimiz yok. Ben silaha dayanmıyorum. “Öcalan baskı altında, örgüt zayıf bir zeminde” diye başlatmadık bu süreci. Bu süreç bozulursa büyük yıkım olur. 2012’de eğer bu süreç nihayete ermezse 100 bin kişilik ordu çıkar karşınıza demiştim, süreç beni Rojava’da doğruladı. Şimdi de bu süreç boşa çıkarılırsa İran, Irak krizi sonucu 500 bin Kürt silah altına alınır. İran var, Irak var. Kürt güçlerinin hali bellidir. Bunu Türkiye’ye yönlendirirler ve onu yıkarlar. Bu tehdit değil, uyarıyorum. Olası bir gelişmeden haberdar ediyorum. Sizin idealimiz dediğiniz çözüme imza atmak istiyorum. Bu işi hal etmek gerekir. Binlerce can var."

"CESUR OLAN DEVLET BAHÇELİ'DİR"

"Türkiye’de cesur olan Devlet Bahçeli’dir. DEM’lilere de beni hatırlatıyor ve “kurucu önderi esas alın” diyor. Evet ikinci Sevr’e gidiliyor. Balkanlardaki durum gibi. Siyaset “terörist başı” ile görüşmem diyordu. Bahçeli en son cesurca “Ben giderim” dedi. İnanılır gibi değildir. En büyük rakibim, bunu söylüyor. Ama muhalefet diye geçinenler gelmedi. 60 milyon Kürt kitlesi var. İsrail av peşinde, etkili bir diplomasi peşinde. İran ve Irak’ı Kürt sopasıyla dövmek istiyorlar. Ortadoğu’da, bazı güçlere karşı sopa olarak kullandılar. “Vura vura İsrail’i yarattık, vura vura petrol elimizde” dediler. “Sen neden bu sopayı elimizden alıyorsun?” dediler. Artık bunu biraz yetkililere anlatın diyorum. Bu çözümün öncülüğünü Türkiye yapsın diyorum."

"BU STATÜ İLE YAŞAYAMAM"

"Bir bina yapmışlar, binanın statüsü önemlidir. Ne hapishanedir ne de evdir… Ne kuştur ne devedir… Bu durumda bu binaya gitmem. Siyasi hukuki boyutu düşünmeden olmaz. Bir devlet böyle iş yapmaz. Hukuki boyut önemlidir. Ruhen bu statü ile yaşayamam. Coşkulu görünüyorum çünkü hayırlı iş yapıyorum. Ama “Öyle kal, gerisini biz yaparız” denemez. Siyasetin durumu budur. Ama olmayacak duaya âmin demem. Sorun etmiyorum. En son özgür olması gereken ben olayım."

 

 

 

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Dervişoğlu’ndan Erdoğan’a: Ya Süleyman olacaksın ya Nemrut
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Dervişoğlu’ndan Erdoğan’a: Ya Süleyman olacaksın ya Nemrut
WhatsApp
İhbar Hattı