MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) 2025 yılı Türkiye Raporu’na sert tepki göstererek, metinde yer alan ifadelerin Türk yargı erkini abluka altına alma teşebbüsü olduğunu vurguladı. Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Bahçeli, "Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez" ifadelerini kullandı.
"TRUMP'IN 'PATRONUM' DEMESİ GELİŞİ GÜZEL SÖYLENMİŞ BİR CÜMLE DEĞİL"
MHP lideri Bahçeli, grup toplantısında dış politikaya ve Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine dair sert açıklamalarda bulundu. Fransa'da düzenlenen G7 Zirvesi'nde ABD Başkanı Trump'ın çalışma toplantısına girerken sarf ettiği "Patron benim" sözünün arka planına değinen Bahçeli, "Bu söz gelişi güzel söylenmiş bir cümle değil, G7 masasındaki güç dengesini, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'nın omzuna çöken ve tüm bu ışıltılı Batı güzellemelerinin saklayamadığı güvenlik bağımlılığını ve transatlantik ilişkilerin gerçek mahiyetini gösteren ibretlik bir itiraftır" şeklinde konuştu.
Avrupa'nın yıllardır stratejik özerklikten bahsettiğini ancak kendi savunma, siyasi ve iktisadi mimarisini hala Washington'un gölgesinden çıkaramadığını belirten Bahçeli, "Avrupa, kendi evinin duvarındaki çatlağı görmüş fakat hala Türkiye'nin kapısına rapor çivileme hevesinden vazgeçmemiştir" dedi.
"TÜRKİYE'NİN EGEMENLİK SAHASINA İTİRAZ ETMEYE KALKIŞANIN ALNINI KARŞILARIZ"
Avrupa'nın kendi zaaf ve basiretsizliklerini örtmek için "rapor kumaşından yanlışlarına perde biçmeye" çalıştığını ifade eden Bahçeli, bu yaklaşımı "yamalı bohça" olarak nitelendirerek, "Ne var ki bu yamalı bohçadan ne hakikat çıkar, ne hakkaniyet çıkar, ne de Türkiye'ye istikamet çizecek bir irade çıkar" ifadelerini kullandı. Avrupa başkentlerinde "hain terör örgütlerinin paçavralarının dalgalandırılmasına ve FETÖ artıklarına kucak açılmasına" tepki gösteren Bahçeli, egemenlik hakları konusunda şu kararlı mesajları verdi:
"Düşmanlığın zehirli diline göz yumanların Türk milliyetçiliği hakkında hüküm cümlesi kurmaya yüzü var mıdır? Kendi kıtasında göç baskısı karşısında bocalayanların, milyonlarca mazluma yıllardır kapısını açmış Türkiye'ye insanlık dersi vermeye hakkı var mıdır? Kendi güvenliğini Amerika Birleşik Devletleri'nin kararlarına bağlamış olanların, Mavi Vatan ülkümüze ve Doğu Akdeniz'de kabak gibi ortada olan deniz yetki alanlarımıza itiraz edecek sözü var mıdır? Türkiye'nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karşılarız. Türk milletine kafa tutmaya çalışanların kafalarına vura vura kim olduğumuzu öğretiriz."
"TÜRK YARGISI, BRÜKSEL SALONLARINDA YAZILAN RAPORLARIN HİMAYESİNDE KARAR VERMEZ"
Avrupa Parlamentosu'nun 2025 yılı Türkiye Raporu'nu "Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz. Avrupa Parlamentosunun 2025 yılı Türkiye Raporu da işte bu eğri cetvelle çizilmiş bir metindir" diyerek eleştiren Bahçeli, raporun taşıdığı siyasi niyet bakımından üzerinde dikkatle durulması gereken bir belge olduğunu vurguladı. Raporda Türk yargı erkini ve Ülkü Ocakları'nı hedef alan ibarelere karşı duran Bahçeli, sözlerini şöyle konuştu:
"Raporun en vahim bölümlerinden biri de yargı gücümüzü abluka altına alma teşebbüsüdür. Türkiye'nin yargı erkine uzatılmış arsız, sapkın ve umarsız dalalet dili sıradan bir eleştiri kapsamında yorumlanamaz. Devam eden yargı süreçlerini siyasi saiklerle yorumlamak, bağımsız Türk mahkemelerini yönlendirmeye kalkmak vesayet hevesidir, tahakküm arzusudur. Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez. Türkiye Cumhuriyeti, dış aktörlerin tehdit, telkin ve terbiye imalarıyla yüzü Batı'ya çevrilip hizaya getirilemez. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek, yerini iyi belleyecektir. Bize sınır ötesinden ayar vermeye kalkan her kim varsa, Türkiye Cumhuriyeti'nin hürriyetine ve egemenliğine yan gözle bakmamayı öyle ya da böyle öğrenecektir. Avrupa Parlamentosu raporunda hepimizin yetiştiği o kutlu ocağa, göz aydınlığımız, gönül ferahlığımız olan Ülkü Ocaklarına yönelen ifadeler de eski bir husumetin yeni kılığa sokulmuş hâlidir."