CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), mahkeme kararıyla partide yeniden göreve dönen eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanarak dokuz milletvekilini tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk etti. Bu karar, CHP içindeki mutlak butlan tartışmasının devam ettiği bir dönemde geldi. MYK sözcüsü Müslim Sarı, partinin hukuki ve kurumsal süreçlerine zarar verdiği gerekçesiyle disiplin sürecinin başlatıldığını açıkladı.
SEÇİLMİŞ YÖNETİM VE ÖZEL’İN TEPKİSİ
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, ihraç talebine sosyal medya ve basın üzerinden sert tepki gösterdi. Özel, “Ak Parti tarafından ‘butlan’ atanan mazbatasızlar CHP’de Genel Başkanlık yapamazlar” diyerek bu süreçte Kılıçdaroğlu yönetimine karşı duruş sergilediğini belirtti. Özel, milletvekillerinin halk tarafından seçildiğini ve görevden almaya ancak milletin yetkili olduğunu vurguladı. Bu ifadeler, parti içindeki seçilmiş-sözde atanan yönetim ayrışmasını daha da görünür kıldı.
TARTIŞMALI MUTLAK BUTLAN KARARI VE ÖZEL’İN SÜREÇLE MÜCADELESİ
Partideki krizin temelinde, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile ilgili olarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin mutlak butlan (hükmen yokluk) kararı yatıyor. Bu karar, Özel’in ve seçilmiş yönetimin görevlerinin tedbiren sona erdirilmesine ve Kılıçdaroğlu ile önceki yönetimin göreve getirilmesine yol açtı. Özel, bu kararı “hukuki darbe” olarak nitelendirerek yüksek mahkemelere itiraz ettiklerini açıkladı ve hukuki süreci sürdüreceklerini ifade etti.
PARTİ İÇİ BÖLÜNME VE GELECEK
Bu gelişmeler, CHP içinde derin bir siyasi ayrışmaya işaret ediyor. Özel ve ekibi, disiplin sürecine tepki gösterirken partinin demokratik yollarla yönetilmesi gerektiğini savunuyor. Diğer yandan MYK kararı ve disiplin süreci, partinin tüzük ve kural tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Bu durum, CHP’de sadece ihraçları değil, aynı zamanda liderlik, parti çizgisi ve demokratik süreçlerin nasıl işleyeceğini de odağa aldı.