Kemal Kılıçdaroğlu, 2011 yılından bu yana avukatlığını üstlenen eski CHP Milletvekili Şenal Sarıhan’ı azletti. Uzun yıllara dayanan vekâlet ilişkisinin sona ermesi, CHP kulislerinde dikkat çeken bir gelişme olarak değerlendirildi. Sarıhan’ın, aynı zamanda Madımak Katliamı davası avukatlarından biri olması ve parti içinde hukuk, demokrasi ve insan hakları başlıklarında bilinen bir isim olarak öne çıkması, azil kararının siyasi yankısını artırdı. Kararın, Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Kılıç aracılığıyla Sarıhan’a iletildiği bildirildi.
SARIHAN’DAN SERT TEPKİ: DEMOKRASİ MADALYASI
Azil kararının ardından açıklama yapan Şenal Sarıhan, 30 Eylül 2011’den bu yana sürdürdüğü avukatlık görevinin sona erdirildiğini duyurdu. Sarıhan, görevine son verilmesinin nedeninin “parti içinde demokrasi ve insan haklarına dayalı hukuku savunmak” olduğunu belirtti. Karara tepki gösteren Sarıhan, azilnameyi kendisi açısından bir geri adım değil, aksine siyasi ve hukuki duruşunun göstergesi olarak nitelendirdi. Sarıhan, “Bu azilname, benim için demokrasi madalyasıdır.” sözleriyle kararın kendisi için onur sayılacak bir anlam taşıdığını ifade etti.
CHP’DE PARTİ İÇİ DEMOKRASİ TARTIŞMASI DERİNLEŞTİ
Kılıçdaroğlu’nun Sarıhan’ı azletmesi, CHP’de son dönemde öne çıkan parti içi demokrasi, hukuk ve temsil tartışmalarının gölgesinde gündeme geldi. Sarıhan’ın açıklamasında özellikle “demokrasi” ve “insan haklarına dayalı hukuk” vurgusu yapması, kararın yalnızca kişisel ya da mesleki bir ayrılık olarak değil, parti içi siyasi ayrışmanın yeni bir yansıması olarak yorumlanmasına neden oldu. Yaklaşık 15 yıla yaklaşan avukatlık ilişkisinin bu şekilde sona ermesi, CHP içinde farklı değerlendirmelere yol açarken, Sarıhan’ın çıkışı tartışmanın önümüzdeki günlerde de süreceğine işaret etti.