DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İzmir'de düzenlenen halk toplantısında gündeme ve yürütülen sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Hatimoğulları, 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un cezaevindeki siyasetçilere etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hatimoğulları, düzenlemenin yaklaşık 4 bin siyasi mahpusu etkileyebileceğini savunarak Kobani davasına ilişkin, “Kobani davasını kapsayacak mı? Evet, çok net. Kobani davasını kapsayacak” ifadelerini kullandı.
DEMİRTAŞ VE YÜKSEKDAĞ İÇİN TAHLİYE ÇAĞRISI
Hatimoğulları, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın durumuna da değindi. İki ismin çok daha önce serbest bırakılmış olması gerektiğini savunan Hatimoğulları, AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini söyledi.
Hatimoğulları, Kobani davasının yeni düzenlemenin kapsamında olup olmadığı tartışmasından bağımsız olarak Demirtaş ve Yüksekdağ'ın tahliye edilmesi gerektiğini belirtti. Kobani davasında tutuklu bulunan diğer eski HDP yöneticileri için de aynı çağrıyı yaptı.
KOBANİ DAVASI NEDİR?
Kobani davası, 6-8 Ekim 2014'te Türkiye'nin birçok kentinde yaşanan protesto ve şiddet olaylarıyla ilgili açılan ve aralarında eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ'ın da bulunduğu 108 sanığın yargılandığı dava olarak biliniyor.
Olaylar, IŞİD'in Suriye'nin Kobani kentine yönelik saldırıları sırasında HDP'nin protesto çağrısının ardından başlamış, Türkiye'nin çeşitli kentlerine yayılan olaylarda 37 kişi hayatını kaybetmişti.
Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi, 16 Mayıs 2024'te açıkladığı kararda Selahattin Demirtaş'a çeşitli suçlardan toplam 42 yıl, Figen Yüksekdağ'a ise 30 yıl 3 ay hapis cezası vermişti.
YENİ YASA 18 AĞUSTOS'TA YÜRÜRLÜĞE GİRDİ
TBMM kayıtlarına göre 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 10 Ağustos 2026'da TBMM'de kabul edildi. Cumhurbaşkanının onayının ardından 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.
Kanun; belirlenen şartların gerçekleşmesinin ardından bazı soruşturma ve kovuşturmaların yanı sıra mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin hükümler içeriyor.
Ancak düzenlemenin uygulanabilmesi için PKK/KCK'nin fiilî varlığına son verdiğinin ve kontrolündeki silah ile mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor. Bu tespitin MGK kararıyla teyit edilerek Resmî Gazete'de yayımlanması da kanunda şart olarak yer alıyor.
KOBANİ DAVASINI KAPSAYIP KAPSAMADIĞI GÜNDEMDE
Yeni düzenlemenin Meclis gündemine gelmesinden itibaren Kobani davasındaki hükümlülerin durumunun ne olacağı tartışılıyor. Yasa teklifinin Meclise sunulduğu dönemde yapılan hukukçu değerlendirmelerinde, düzenlemenin Demirtaş ve aralarında Kobani davası sanıklarının da bulunduğu bazı isimler açısından tahliye yolu oluşturabileceği değerlendirmeleri yapılmıştı.
Hatimoğulları ise tartışmaya ilişkin siyasi görüşünü açık şekilde ortaya koyarak Kobani davasının yasa kapsamında olduğunu savundu. Bu açıklama, mahkeme tarafından verilmiş yeni bir tahliye kararı anlamına gelmiyor.
AİHM KARARLARINI HATIRLATTI
Hatimoğulları konuşmasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına da işaret etti. Selahattin Demirtaş'ın yanı sıra Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Çiğdem Mater'in durumlarına değinen Hatimoğulları, AİHM kararlarının Türkiye açısından bağlayıcı olduğunu söyledi.
Hatimoğulları, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf olduğunu hatırlatarak kararların uygulanması gerektiğini savundu.
HATİMOĞULLARI: SÜREÇ SEÇİM HESABINA İNDİRGENEMEZ
Hatimoğulları, konuşmasının diğer bölümünde yürütülen sürecin herhangi bir siyasi partinin çıkarı veya seçim hesabıyla değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
DEM Parti olarak sürecin devamından yana olduklarını belirten Hatimoğulları, demokratikleşme konusunda yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu ve mevcut düzenlemenin daha uzun bir sürecin ilk adımlarından biri olduğunu savundu.